KESK'e bağlı Haber-Sen 8 ve 9 Nolu şubleri işkollarında yaşanan sorunlarla ilgili Sirkeci postanesi önünde basın açıklaması yaptı.
Emekçiler Saat 13:00'da çeşitli dövizler ve “Birlik Mücadele Zafer-Haber-Sen 9 Nolu Şube” pankartıyla postane önünde toplandılar. Eyleme yaklaşık 50 emekçi katılırken “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Katil ABD İşbirlikçi AKP”, “Ücretli Köle Olmayacağız”, “İnsanca Yaşamak İstiyoruz” sloganlarıda sıklıkla atıldı.
Eyleme ayrıca Haber-İş 1 Nolu Şube başkanı Levet Dokuyucu ve bazı İstanbul Sendika Şubeleri Platformu yöneticileride katıldı.
İlk konuşmayı Haber-Sen genel merkez yöneticilerinden Mehmet Demir yaptı. Ağırlıklı olarak bilgilendirme üzerine kurulu konuşmasında Demir sayılarla iş yükünün ağırlaşmasına karşın personel sayısının azaldığına vurgu yaptı. İzmir'de bir posta çalışanın intahara kalkışmasına değinen Demir:”Bu olay basit bir 3. sayfa olayı değildir. Hane başına düşen gönderi sayısı sürekli artarken, taşeronlarda dahil posta dağıtıcı sayısı sürekli düştü. Yöneticiler işleri yetiştirmek için az sayıdaki çalışanlar üzerinde baskı kurmakta buda çalışanları sosayal ve piskolojik olarak kötü etkilemektedir” dedi.
Mehmet Demir'in konuşmasının ardından Haber-Sen 9 Nolu şube başkanı Ali Yıldız basına ve kamuoyuna yönelik açıklamayı okudu. Yıldız konuşmasında personel açığının resmi rakamlara göre 5000 gerçekte ise 10.000 civarında olduğuna, PTT merkezleri ve şubelerinde kapkaç ve soygun olaylarından dolayı can güvenliğinin bulunmadığına, çalışma ortamlarının dar ve bunaltıcı olduğuna, çalışanların kreş ihtiyacının karşılanmadığına ve PTT hastanesinin sağlık bakanlığına devrininmesine karşın var olan polikiniklerin yeterli olamadığını değindi.
Açıklamanın ardından emekçiler sloganlarla eylemi bitirdi. Eylemin ardından bir posta dağıtımcısıyla kısa bir röportaj yaptık.
Eskiye göre çalışma koşullarındaki değişim nasıl?
Bahçelievler Postanesi'nden Sinan: Git gide zorlaşıyor. Yani çalışanın üzerine biniyorlar. İşler yoğunlaşırken çalışan kişiler azalıyor. Emekli olanların yerine personel alınmıyor, izine gidenlerin yerine çalışacak personel yok. Elbiselerimiz çok eski. Nerde Sümer'in eski kalitesiz elbisesi varsa onu veriyorlar.
Posta çalışanlarının psikolojik olarak sıkıntılı olduğundan bahsedildi. Bir posta çalışanının yaşamı nasıl?
Sinan: Şöyle mesela bir vatandaşın adresine gittin tebligat var. Vatandaş diyor benim böyle bir tebligatım yok. O zaman postacıyla dağıtıcı arasında sürtüşme oluyor. Gidiyor müdürlere şikayet ediyor. Müdür de sen vatandaşa karşı gelmezsen vatandaş sana bir şey demez, yumruklamaz, dövmez diyor. Sadece ekonomik sıkıntı yok yani.
Bu açıklamaya postacıların katılımı gördüğüm kadarıyla az.
Sinan: Evet. çalışanların derdi çok. Ama katılmıyorlar
Peki neden katılmıyorlar?
Sinan: Korkuyorlar. Bir müdür geliyor sen eyleme katılırsan seni taşraya süreriz diyorlar.
Sadece korku mu?
Sinan: Korku, baskı, hükümetin siyasilerin baskısı...Birçok kişi de benim yerim güzel bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın diyor. Bugün bana değmezse yarın bizlerin çocuklarına değecek
Peki burada verilen mücadele onlara güven veriyor mu?
Sinan: Güvensizlik var. Nasıl a partisi ben bunu yapacağım b partisi bunu yapacağım diyorsa sendikalar arası rekabetten insanların güveni kalmadı.