Tuzla Gemi'de yaşanan iş cinayetine seyirci kalmadığı için işten atılan işçinin direnişi 4. gününde
Sınıf kardeşinin ölümünün üstünün kapatılmasına, kendi hatası olarak lanse edilmesine proleter vicdanı ve sorumluluğuyla karşı çıkan ve yaşananın bir iş cinayeti olduğunu mahkemede dillendiren Eyüp Ayan, bu tutumunun bedelini işten atılmakla ödedi. Patronla bu konuda anlaşma yapmaya razı olmadığı için hiçbir hakkı verilmeden, üstelik iftira sayılabilecek “ahlaksızlık ve iş uyumsuzluğu, itaatsizlik” gibi bahanelerle...
Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde bulunan Tuzla Gemi firmasında kadrolu işçi olarak çalışan Ayan, patronun bu sınıf tutumuna karşı sessiz kalmayarak Limter İş Sendikası'yla birlikte direnişe başladı.
Ayan'ın Tuzla Gemi önünde kurduğu direniş çadırında bugün dördüncü günü... Ayan, günün ilk ışıklarıyla birlikte kurduğu çadırıyla arkadaşlarını karşılamakta. Bu cinayetlerde sadece son 12 yılda 15 bin işçi kardeşinin hayatını kaybettiğini bilmenin ve bu vahşi döngüye karşı sınıf tutumu almış olmanın gururuyla...

İş cinayetlerine karşı verilecek mücadelenin sınıf mücadelesi açısından taşıdığı önem ve anlamın sembolü oluyor Eyüp Ayan... O cinayetlere karşı nasıl bir duruşun sahibi olunması gerektiğinin... Tam da bu nedenle patronları rahatsız ediyor, öfkelendiriyor.
Tuzla Gemi önündeki direniş çadırı her gün sabah 07:30’da sesli ajitasyonlarla bildiri dağıtımı yapılarak kuruluyor. Gün içerisinde desteğe gelen ve oradan geçenlere neden direnişte olduğunu anlatarak geçiyor direniş günü.

Akşam saat 17:00’de yeni günde yeniden kurulmak üzere kaldırılıyor direniş çadırı. Tuzla Gemi önünde her gün yeniden “Artık yeter! Kimse ölmesin, sessiz kalmayalım!” bilinçlenelim demek için kuruluyor direniş çadırı.
Eyüp Ayan emekten yana olan herkesin desteğini beklediğini de ifade ediyor.
