Sabrımızı zorlamayın!

"İşçi sınıfı bir ayaklanırsa önünde hiçbir kuvvet duramaz. İşçilerin sabrını daha fazla zorlamasınlar"

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 10 Nisan 2015 (11 yıl 4 ay önce)

Ercan Çetinyılmaz / Kınık



 



Ben emeğiyle ve aynı zamanda onuruyla yaşayan maden işçisiyim.





Bizler, ülkeyi yönetenler gibi çalmıyoruz, kimsenin hakkını yemiyoruz. Yemediğimiz gibi, aslında hakkımız olan ücretleri alamıyoruz. Bizler, bu hükümetten çok bir şey istemiyoruz. Öncelikle iş güvenliğimizin Avrupa standartlarında olmasını, madenlerin kamulaşmasını, taşeron sisteminin kaldırılmasını, ücretlerimizin yükseltilmesini istiyoruz. Soma işçileri olarak taleplerimiz bunlar.



 



Fakat 13 Mayıs’tan bu yana yaşanan süreçte, hükümet, işveren, sarı sendika halen işçiler üzerinden rant peşindeler. Hükümet bizleri önce öldürdü, daha sonra ekmeğimizi elimizden aldı. Sonra da hakkımızın bile altında olan tazminatlarımızı gaspetti. Şu ana kadar Soma’da madenciler kendilerine bir muhatap bulamıyor. Kime gitsek, topu birbirine atıyorlar. Oysa bizler sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz.



 



Hükümet bizlere alacağımız tazminatları vereceğine işverene, ‘sen 301 kişiyi öldürdün iyi de yapmışsın’ dercesine yeni iş sahaları veriyor.



 



Bu ülkeyi yönetenlere sesleniyorum! Bizlerin çıkardığı kömürle seçimlerde oy topluyorsunuz, madem bizleri yok sayıyorsunuz, bizler de sizlere haklarımızı haram ediyoruz.



 



Fark etmedikleri bir şey var. Bu işçi sınıfı bir ayaklanırsa önünde hiçbir kuvvet duramaz. İşçilerin sabrını daha fazla zorlamasınlar.



 



Şu anda Soma’da yaşam çok dramatik… İşe almıyorlar, tazminatları vermiyorlar, insanlar evlerine ekmek götüremez durumda. Şu an bankalar bir taraftan sıkıştırıyor. Bu insanlar ne yapacaklar? Hırsızlık mı yapacaklar.



 



Bizler bu ülkeyi yönetenler gibi hırsızlık yapmayız, bizler işçiyiz, ama onurlu, şerefli insanlarız. Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Ben 4 aydan beri işsizim, 2 çocuk okutuyorum. Bizler cumhurbaşkanı gibi çalmıyoruz, kimsenin hakkını gasp etmiyoruz. Biz sadece hakkımızın bir an önce verilmesini istiyoruz.



 



Bu arada 10 gün içinde de tazminatlarımız ödenmediği takdirde olacak bütün olumsuzluklardan sorumlu olacak kişiler, ülkeyi yönetenlerdir. Neymiş efendim, emekliye iki ikramiye, madenciye yaşam odası, işçiye insani maaş verirsek, ülke batarmış. Ya sen kendin, milyon dolarlık sarayda ne işin var? Oraya çuvallar dolusu para harcarken, oğluna gemi filosu kurarken, kızına 50 bin lira maaş öderken, 5 bin korumayla gezerken bu ülke batmıyor da bizlerin iş güvenliği ve insanca yaşanır biçimde ücret istememiz mi bu ülkeyi batırıyor? Benim söyleyeceğim bunlar.



 



Son olarak bir kez daha hükümete şunu söylemek istiyorum: Bizlerin sabrıyla oynamayın, yoksa Soma’da sosyal patlama olmaya az kaldı. Bu işçiler sokağa çıktığı zaman, önünde hiç bir engel duramaz.



 



İşten atılan maden işçilerinden Ercan Çetinyılmaz / Kınık