Soma'da altıncı oturum

18:50 Altıncı oturum sanık avukatlarının akıl almaz iddiaları ve kurgularıyla yarın devam etmek üzere sona erdi

İŞÇİ SINIFI
Salı, 21 Nisan 2015 (11 yıl 4 ay önce)

18:50



Deprem olasılığından, sigara izmaritinden de bahseden Koçyiğit hızını alamayarak katledilen işçileri de suçladı: İşçiler kendi ihmalleri nedeniyle başlayan yangını işten atılma korkusuyla bildirmediler! 



 



Katliam için "teröristlerin sabotajı", izmaritten çıkan yangın ve deprem olasılıklarından habsedecek kadar kendilerini kaybeden sanık avukatları bir de yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını istediler! 



 



Duruşmanın altıncı oturumu sanık avukatlarının sermaye yalakası bu beyanları, akıl almaz kurguları ve talepleriyle yarın devam etmek üzere sona erdi. 



 



18:20



Sanık avukatları hızlarını alamayarak Soma Katliamı'nın bir sabotaj olma ihtimali olduğunu bile söylediler! Onlara göre katliamdan önce Diren Soma sitesinin kurulmuş olması bunun bir delili! Artan enerji ivmesini hazmedemeyen marjinal grupların buna engel olma çabaları yabana atılmayacak ihtimallerdenmiş! 



 



18:15



Saat 14:00'te sanık avukatlarının beyanlarıyla devam eden duruşmada ilk sözü Soma A.Ş'nin patronlarından Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çekin aldı. Beyanlarını sunum eşliğinde yapan Çekin, bir maden uzmanı havalarında yaptığı sunumda olayın aniden gerçekleştiğini iddia ediverdi. Müvekkillinin olaydan sorumlu olmadığını, tutuklanmasının haksızlık olduğunu söyleyen Çekin, bilirkişinin işi bilmediğini, hazırladığı raporun ise ideolojik olduğunu ("billirkişi raporunun ideolojik olduğundan eminim"!!!) söyleyecek kadar ileri gitti.



 



Sanıkları savunmaktan onur duyduğunu söyleyen Çekin, madende her şeyin yolunda olduğunu, riskli bir durumun sözkonusu olmadığını iddia etti. Sanki yüzlerce işçi ölmemiş gibi bir soğukkanlılıkla konuşan Çekin, müvekkilinin herkesten fazla mağdur olduğunu söyleyecek kadar pişkince bir sermaye yaltakçılığı yaptı!



 



Ocakta Çin maskesinin bulunmadığını iddia eden Çekin, daha sonra bulunanların kurtarma çalışmaları sırasında başka ocaklardan gelmiş olabileceğini iddia etti.



 



Beyanları bittikten sonra duruşmaya kısa bir ara verilen Çekin'in bu soğukkanlı ve saldırgan tutumu aileleri isyan ettirdi.



 



Daha sonra Genel müdür ve patron vekili Ramazan Doğru ve işletme müdürü Akın Çelik'in avukatları beyanlarına başladı.



 



Ramazan Doğru'nun avukatları Ömer Şahin ve Ali Rıza Belgin beyanlarında patron vekilinin her şeyden sorumlu olmadığını, olayın şüpheli olduğunu, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını belirterek, müvekkillerinin serbest bırakılmasını istediler.



 



İşletme müdürü tutuklu sanık Akın Çelik'in avukatı Yusuf  Koçyiğit beyanlarına savcılığı hedef göstererek başladı. Savcılığın soruşturmayı gizli yürütmeyip basına yansıttığını belirten Koçyiğit, katliama ilişkin rapor hazırlayan meslek odalarını hedefe çakınca ailelerin avukatları müdahalede bulundular.



 



Toplumsal tepkinin soruşturmayı yönlendirdiğini iddia eden Koçyiğit, bu tepkilerin savunmayı da baskıladığını söyledi! Teknik detaylarla süslediği beyanlarında Koçyiğit, Ramazan Doğru'nun avukatının "sensör arızalıydı" iddiasını da reddetti.



 



Bilirkişi raporunu reddeden, hazırlayanları suçlayan Koçyiğit de ne hikmetse "olayın" neden ve nasıl gerçekleştiğini bilmiyor! 



 



13:55



Duruşma az sonra başlayacak. Dört tutuksuz sanığın ifadesi alınamadı. Bunlardan biri duruşmaya gelmezkenn, diğer üçü de askerde oldukları için katılamadılar. Duruşma az sonra sanık avukatlarının beyanlarıyla devam edecek. 



 



***



 



Soma Katliamı'nın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmasının altıncı celsesi bugün görülüyor. 13 Nisan'da başlayan duruşmaya sanıklar getirilmemiş, aileler ve avukatların ısrarı üzerine mahkeme bu karardan vazgeçerek, sanıkların getirilmesine karar vererek duruşmayı 15 Nisan'a ertelemişti. 15 Nisan'da yeniden görülen duruşma, iddianamenin okunmasından sonra tutuklu bulunan sekiz sanığın ve sonra da tutuksuz sanıkların ifadeleriyle devam etti. Bugün görülen altıncı celse de tutuksuz sanıkların ifadeleriyle devam ediyor.



 



Gerek tutuklu sanıklar gerekse tutuksuz olanlar ifadeleri boyunca sorumlulukları olmadığını kanıtlamaya, sorumluluğu bir başkasının zerine atmaya, ocakta her şeyin yolunda olduğunu, bilirkişi raporundaki tespitlerin yanlış olduğunu kanıtlamaya çalıştılar. Sıkıştıkları noktada da sorumluluğu ocakta hayatını kaybeden baş mühendis Mehmet Efe'nin üzerine yıktılar.



 



Fakat sanıkların sözbirliği etmişçesine kurdukları ifadeler yalanın bacaklarının kısa olması gerçeğine de uygun olarak bizzat kendi anlatımlarıyla çürütüldü. Ortaya çıkan tablo yüzlerce işçinin son derece keyfi, pervasız ve bir o kadar da göz göre göre ölüme yollandıklarıydı!



 



Mağduriyetlerinden bahsedecek kadar pişkinlik sergileyen sanıklar, katıldıkları kurtarma çalışmalarıyla duygu sömürüsü yapmaya kalkıştılar. Duruşmanın 17 Nisan'da görülen celsesinde top atım defterinin sanıklarda olduğu ve bu önemli delili avukatlarıyla birlikte karartmaya çalıştıkları anlaşıldı.



 



Ayrıca sanık avukatlarının davanın ya kapalı yapılması ya da başka bir ile taşınması için başvuru yaptıkları ortaya çıktı.



 



Bugün sabah yeniden başlayan duruşma önceki günlerde olduğu gibi yoğun polis ablukası altında başladı. Aileler, avukatlar, basın mensupları ve duruşmayı izlemek isteyen kurum temsilcileri üst aramasıyla içeriye alındılar.



 





 



Duruşma,  tutuksuz yargılanan Maden Mühendisi Fahri Pançar’ın sorgusuyla başladı. "Her panoda bir emniyetçi görevli olurdu. Ancak her dinamit patlatma sırasında emniyetçi bulunmazdı" diyen Pançar, çalıştığı süre boyunca ocakta herhangi bir tatbikatın ve gaz maskelerinin bakım ve kalibrasyonlarının da yapılmadığını belirtti. Pancar ifadesinde  S3 panosundan sıcak kömür çıktığını da dile getirdi.



 



Pançar'dan sonra ifade veren tutuksuz sanık Hilmi Karakoç, verdiği çelişkili ifadeyle dikkat çekti. Mekanize ayak vardiya mühendisi olan Karakoç, önce bir yıl boyunca aynı maskeyi kullandığını hemen ardından da maskelerin 6 ayda bir kontrol edildiğini belirtti! Karakoç üretim zorlamasının olmadığını, havalandırmayla ilgili bir sızıntının kendilerine haber verilmediğini, ocakta tatbikat yapılıp yapılmadığını bilmediğini ("ben tatildeyken yapılmışsa bilmiyorum ama yapılsaydı duyardım") belirtti.



 



Karakoç'tan sonra tutuksuz sanık (33. sanık oluyor) Serhat Dinç'in ifadesine geçildi. Dinç gaz değerlerinin top atımlarından 15-20 dakika sonra düştüğünü, bunun 4-5 hatta 12 saati bulamayacağını belirtti. Sensörlerin 12 saat boyunca 50 PPM'yi göstermesinin normal olmadığını söyleyen Dinç, bu aşımla ilgili diğer bir sanık olan Serdar Günay'ın bilgilendirme yapacağını söyledi.



 



Serdar Dinç, “Ölçüm defterleri emirlere göre dolduruluyor. Vardiya amirim söyler, ben de gaz ölçüm defterini doldururum. Çalışma sırasında ölçüm yapmıyoruz, vardiya aralarında veri alıyoruz." dedi.



 



Ölümlerin en çok yaşandığı S3 panosunda kömürün sıcak olduğunu ancak elle tutabildiklerini belirten Dinç, “Sıcaklık vardı. Taşlar sıcaktı. Tavanda göçmeler vardı. Bir tek ben geçtim, başka kimsecikler yoktu. O kadar sıcaktı ki revir kapılarına gidene kadar halsiz düştüm” dedi. Dinç, olayın nasıl gerçekleştiğini şirket müdürü Akın Çelik çözemediyse kendilerinin çözmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi. "Emekleyerek geçtiğini savcıya neden söylemedin?" diye soran hakime Dinç, "Sorulmadığı için" yanıtı verdi. Dinç sorulan soruların hemen hepsine "tam olarak hatırlamıyorum" yanıtı verdi.



 



Dinç'ten sonra 34. sanık olan iş güvenliğinden sorumlu vardiya teknikeri Mehmet Uçgun'un ifadesine geçildi. Olaydan sonra hafızasını yitirdiğini söyleyen Uçgun, tatbikat yapılmadığını, sadece telefonla haberleştiklerini belirtti. 2009'dan beri çalıştığını, maskelere sadece bir kez bakım yapıldığını söyleyen Uçgun, su tutmanın yangından değil rutin kontroller nedeniyle yapıldığını söylerken hafızasını yitirmedi!



 



"Olay günü duman seyreldikten sonra bir ölçüm yaptım. Oksijen 14-15 birim düşmüş, Karbonmonoksit 800 PPM'i bulmuştu" dedi.



 



Uçgun'un ifadesinin ardından duruşmaya kısa bir ara verildi. Aradan sonra klasik ayak vardiya mühendisi Saltuk Alp Demir'in sorgusuna geçildi.  “Daha büyük bir olay yaşanmaması için çalışıyorduk” diye söze başlayan Demir’e aileler “Daha büyüğü ne olacaktı” diye tepki gösterdi. Top atımından sonra bir kere ölçüm yapıldığını, bir daha yapılmadığını söyleyen Demir'e aileler tepki gösterdi.



 



Demir de diğer mühendisler gibi eğitim ya da tatbikat yapılmadığını söyledi ancak buna karşın nasıl davranacaklarını bilecek kapasitede olduklarını ileri sürdü.



 



Demir'den sonra iş güvenliğinden sorumlu vardiya teknikeri Serdar Günay’ın ifadesine geçildi. Günay, “Amirim Yasin Kurnaz bana görev verirdi ama tüm sorumluluk bana ait” diyerek konuşmasına başladı. Madende riskin olmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, sıcak kömürün elle tutulmayacak kadar sıcak olmadığını, 15-20 dakikada bir top atışının yapıldığını, ölçümlerin bu atışlardan sonra kaydedildiğini, ocak ayında tüm maskelerin kontrol edildiğini... vs. söyledi.



 



Günay'dan sonra tutuksuz sanık Uğur Karabulut'un ifadesi de alındı. Böylece Askerde olan üç sanık ile gelmeyen bir sanığın haricindeki ifadeler tamamlandı. 



 



Duruşmaya 14.00’a kadar ara verildi.