HEMA işçileri bakanlığın iki asgari ücret düzenlemesi uygulanmayınca eylem kararı aldı, GMİS tepkiyi söndürmeye çalışıyor
Hattat Holding'e bağlı HEMA Enerji A.Ş.'nin Amasra'da bulunan taşkömürü işletmesinde çalışan maden işçileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çıkartmış olduğu “yer altında çalışan işçilere çift asgari ücret ödenmesi” ile ilgili kanunun uygulanmamasıyla ilgili olarak eylem yapma kararı aldı.
İşçilerin kararı üzerine Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci ve yönetim kurulu, TTK Amasra Müessese Müdürlüğü’ne giderek, vardiya değişiminde işçilerle görüştü. Demirci ve Yönetim Kurulu üyeleri, Hema Enerji A.Ş.’nin Amasra Taşkömürü İşletmeleri Müdürlüğü içerisinde bulunan kuyusunun önünde madenciler tarafından karşılandı.
İşçileri yatıştırmaya, "aman akıllı adım atalım tazminatsız atılırsınız, hukuki süreç beklensin" anlamına gelen sözlerle geri adım atmaya zorlayan GMİS yöneticileriyle işçiler arasında yer yer gerilim yaşandı.
Basına yansıyan bilgilere göre işçileri yatıştırmaya çalışan sendika yöneticilerine işçiler, “Bin lira ücretle yerin binlerce metre altına iniyoruz. Yanımıza zeytin ekmek alarak ocağa giriyoruz” diyerek çift asgari ücret uygulamasındaki belirsizlik nedeniyle tepki gösterdi. İşçiler ayrıca, eyleme gideceklerini ve sendikanın eylem kararında yanlarında olmasını istediler.
GMİS Genel Sekreteri Hakkı Arslan, Hema işçilerinin eylem kararı almasına dönük olarak sendika bürokratlarının klasik sağduyu çağrısıyla şunları söyledi: “HEMA işçileri işverene biz bir, iki ve üç nolu kuyularda eylem yapıyoruz dersek bu eylem olmaz. Şayet eylem yaparsak sonuç almak zorundayız. 'Arkadaşlar yürüyün eylem yapıyoruz' diye işçiyi eyleme çıkartıp daha sonra arkadaşlar biz bu işi başaramadık diyemeyiz. Sıkıntı var, dönün iş yerlerinize diyemeyiz. Biz bugüne kadar bunu yapmadık bundan sonra da asla yapmayız”
“Madem böyle, maaşlarımızı ödemiyorlar, bir güzellik yapın sendikacı olarak verin bin lira"
Sendika bürokratlarının yangın söndürücü tutumları karşısında işçiler de şöyle konuştular:
Biz sendikamıza sonuna kadar güveniyoruz bu kadar işçi burada eylem olsun grev olsun hazır. Bizim çift asgari ücret hakkımızın ve diğer haklarımızın alınması için yapılacak her türlü eyleme hazırız, sizler de bize güvenin. Burada bin lira maaşa çalışıyoruz. Bizimle aynı işi yapan aynı sahada çalışan Çinli işçi 3 bin 500 TL maaş alırken bizler bin lira maaşla ocağa iniyoruz.Çalışma Bakanlığı'nın işverene gönderdiği 'işçiye iki asgari ücret ödeyeceksin' yazısına karşın Enerji Bakanlığı farklı karar alıyor. Bu ülkede iki bakanlıktan birisi İran, öbürü Irak Bakanı mı? İki bakanlık bu ülkenin bakanlığı değil mi. Madem böyle, maaşlarımızı ödemiyorlar, bir güzellik yapın sendikacı olarak verin bin lira. İşçiler zeytinle ocağa giriyor. Yazık günah bir arkadaşımız nefes darlığından hava ile yeraltına iniyor. Şirket kömür çıkartmıyoruz diyor. Şirket kömürü yok ediyor. 22 Nisan’da bir süreç var ,arkadaşlarımızın çoğu ekmeğe muhtaç olduğu için korkuyor. Allah’a şükür korkumuz yok. Biz ekmeği HEMA’da yemedik. 23 Nisan’da bu işçiyi serbest bırakın önünde durun, Zonguldak'ta açılan dava TTK bünyesinde çalışan arkadaşlarımız üzerinden açıldı. onlar 1400 TL maaş, ikramiye ve kömür yardımı alıyor. Bizlerin üzerinden özel sektörde çalışan işçiler üzerinden açılmış bir dava yok. Zonguldak’ta görülen dava kazanılsa dahi emsal teşkil ettiği gerekçesi ile bizlerin yeni bir dava açması lazım. Bu mahkeme de yıllarca sürecek bizim yılları bırakın günleri çıkartacak gücümüz kalmadı.”
"Bakanlığın yazısının süresi 22 Nisan'da bitiyor, eyleme hazırız!"
Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini kaydeden işçiler şöyle devam etti:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelen yazı var elimizde, bunun süresi 23 Nisan’da bitiyor. Biz bu süre bittikten sonra Tarlaağzı, Kazpınarı, ve TTK içindeki HEMA kuyusunda çalışanlar olarak eylemimizi başlatacağız. Yatak-yorgan burada bekleyeceğiz. Sendikamızın da bu süreçte yanımızda olmasını istiyoruz. Biz mücadeleyi sonuna kadar götürmeye kararlıyız. Yerin altında 1100 liraya 1200 liraya işçi zeytin peynir yiyerek niye çalışsın, yazıktır.
GMİS'ten "şimdiye kadar satmadık" nakaratları!
İşçilerin taleplerini dinleyen Arslan da şöyle konuştu:
Sizler kadar bizler de sıkıntı çekiyoruz. Fakat biraz daha sabredin. HEMA şirketi ile son görüşmelerimizi yapacağız. Görüşmeden sonra sizlerle görüşerek bu işin son noktasını koyacağız. Hakkımızda şık olmayan ve yakışıksız laflar duyuyorum. Biz bu güne kadar asla adam satmadık, bu günden sonra da satmayız. Hakkı Arslan olarak 16 yıllık yöneticilik hayatım boyunca kimseyi satmadım bu günden sonra da HEMA ya da Denfa’da kimseyi satmam. Ölüyorsak beraber öleceğiz. Yaşıyorsak beraber yaşayacağız. Bu güne kadar nasıl dik durduysak bu günden sonra da öyle dik durmak zorundayız. Bizim sizden başka kimseye eyvallahımız yok. Son kararı beraber vereceğiz. Ona göre beraber yürüyeceğiz. Aklınız da sendika bizi satar mı sendika bizi dışlar mı düşüncesi olmasın. Genel Maden İşçileri Sendikası bu güne kadar adam satmadı, bugünden sonra da asla adam satmaz. Bugün firma ile yapacağımız görüşmede dört saat yukarıda oturup da, ‘Arkadaşlar maaşlarınız kesilmeyecek’ demeyeceğiz. Çalışma Bakanlığı Genel Müdürü bir yazı yayınladı ve şirkete gönderdi. Bu yazıda işçiye çift asgari ücret ödenecek diyor. Bir de aynı bakanlığın genel müdür yardımcısının yazısında ise çift asgari ücret ödenmeyecek diyor. Bununla ilgili hukuki süreç devam ediyor.
"Mahkeme sonucunu bekleyin" dışında söz yok!
GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci ise, işçilerin eylem yapılması isteği karşısında “Arkadaşlar biz sizlerle beraberiz. TTK çalışanları bizim için ne ise sizler de osunuz. Sizlerin hak ve hukuklarınızı mahkeme yolu ile arıyoruz. Sizler ile ilgilenmediğimizi haklarınızı aramadığımızı kesinlikle düşünmeyin. Sizin haklarınızın kazanılması için ne gerekiyorsa yapılacağından emin olun. Bu söylediklerimiz kesinlikle yürekten ve candan samimi duygularımız. Genel Maden İşçileri Sendikası olarak adam satmadık satmayız. İçinizi ferah tutun yapılacak görüşmelerin sonucunu bekleyin” dedi.
Sendikacılar TTK işçileri üzerinden açtıkları davanın sonuçlarını beklemelerini döne döne yinelediler. İşi daha da ileri götürerek patronu savunmaya kalkıştılar. Onlara göre bakanlığın bir dairesi 2 asgari ücretin HEMA patronunca ödenmesini söylerken, diğerinin de bu ücreti HEMA patronu ödemek zorunda değildir diyerek belirsizlik yaratmış. HEMA patronu da bu belirsizlik nedeniyle ücretleri belirlenen şekilde ödemezmiş! Açılan davayla bu belirsizliğin çözüleceğini iddia eden sendikacılar, işçilerin "O dava TTK çalışanları için emsal olur bizim için olmaz" itirazlarını da o bildik demagojik yanıtlarla geçiştirdiler.
Burada da sendikacıların 'gemiyi karaya sağ salim çıkarma' takıntısı!
Sendikacılığın tanımını "Biz sendikacı dahi olsak haklarımızı aramanın yolu hukuktan geçer" şeklinde yapan GMİS Genel Sekreter Yardımcısı İsa Mutlu sözlerinin devamında sanki işçiler mücadeleye hazır değilmişler gibi şunları söyledi:
Sendikacı olarak bizler bugün grev başlattık diyebiliriz bu bizim için çok kolay çağırırız basını güzel bir eylem başlatırız. Ancak yasal olmayan bir eylemden dolayı işveren 2-3 kişiyi ya da hepinizi işten çıkartırsa yasal olmayan eylem yaptılar tazminatlarını da vermiyorum derse bugün eylem yapalım diyen kardeşlerim benim yakama yapışacak benim tazminatıma sen engel oldun diyecek. Biz bu nedenle hukuksal olarak haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Sizler bize bu gemiyi en sağlıklı şekilde limana yanaştır bu gemiyi yüzdür diye yetki verdiniz biz de bu geminin içindeyiz. Geminin kaptanları olarak gemiyi sağ salim karaya ulaştırmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sizin haklarınız için ne yapılacaksa ne bedel ödenecekse bu bedeli de bizler ödemeye hazırız.
diye konuştu.