23 Nisan burjuva cumhuriyetinin o köhne karakterinin körpecik bedenlerde dile gelmesidir
Dünyada sadece Türkiye'de çocuklara ait bir bayramın olması gerçeğiyle, Türkiye'deki çocukların ahvali arasındaki yaman çelişkinin adıdır 23 Nisan. Bu açıdan da tarihin en çarpıcı ironilerinden birinin yinelenmesi dışında bir anlam taşımaz.
Bayramların sınıfsal karakterinin çarpıcı bir teşhiridir. Her 23 Nisan'da yinelenen istatistikler, dökümü yapılan rakamlar bunu böyle anlatır. Çocuk işçiler, çocuk gelinler, çocuk işçi ölümleri, çocuklara dönük şiddet, devlet dersinde katledilen, zindanlara doldurulan çocuklar...
Tüm bunlar, 23 Nisan'ın aslında burjuva cumhuriyetinin köhnemişliğinin körpe bedenlerde dile gelmiş ifadesinden başka bir şey olmadığını anlatır.

İHD raporunun anlattıkları
İnsan Hakları Derneği (İHD) Çocuk Hakları Çalışma Grubu, 2015 yılının ilk 3 aylık döneminde çocuk hakları alanında yaşanan ihlallerine ilişkin raporunda 3 ayda 122 çocuk hayatını kaybetti diyor. Üç ayda toplam 1970 çocuk hakları ihlali yapıldığını belirtiyor:
* Bu hak ihlallerinin 122’sinde çocukların yaşam hakları ihlal edildi. Bu 122 ölümün 13‘ünde intihar iddiası bulunuyor.
* Sekizi kolluk güçlerinin müdahalesi sonucu olmak üzere; toplam 640 çocuk çeşitli şekillerde yaralandı.
* Yılın ilk üç ayında 205 çocuk gözaltına alındı, 18’i tutuklandı.
* 872 çocuk Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir eğitim kurumu tarafından “potansiyel suçlu” çocuklar olarak kurumun internet sayfasında fişlenerek teşhir edildi.
* Taciz, tecavüz ve işkenceye uğradığını iddia eden toplam 107 vakanın 100 tanesinde devletin gözetimi ve denetimi altında bulunan gözaltı yerleri, cezaevleri, yurtlar ve okullarda bu iddiaların yaşandığı belirtildi.
* Gözaltı ve cezaevlerinde taciz tecavüz ve işkenceye maruz kalan çocuk sayısı 57.
* 43 kez devlet kurumlarında (okul, yurt) taciz, tecavüz ve işkence iddiasında bulunuldu.
* Resmi makamlara 12 çocuk hakkında kayıp başvurusu yapıldı.
Resmi bilgiler
* 2165 çocuk halen cezaevlerinde.
* Her yıl 300 bine yakın çocuk polis ve adliyeyle ve yılda 10 bin çocuk cezaevi ve gözaltı ile tanışıyor.
* 7 milyon 500 bin çocuk kötü koşullarda çalışmak zorunda kaldı, 893 bin çocuk resmen çalışır görünüyor.
* 400 bin çocuk en zor çalışma alanı olan tarım sektöründe çalışıyor.
Anadilinde eğitim hakkı ve zorunlu din dersi
“Evrensel insan hakları belgelerinde ifadesini bulan ‘Her çocuğun kendi anadilinde eğitim alma hakkı’ ile ‘Farklı İnanca mensup yurttaşların çocuklarının tabi tutulduğu zorunlu din eğitimi’ uygulaması uluslararası hukuk otoritelerinin kararlarına rağmen devam ettirilmektedir.
Gündem Çocuk Derneği'nden 1 yıllık bilanço!
Gündem Çocuk Derneği'nin yıl boyunca takip ettiği ve yaşam hakkı ihlallerini incelediği Çocuğun Yaşam Hakkı Raporu’nun 4.sü bu gerçeğin çıplak ifadesidir.
Rapora göre; iş cinayetlerinde 61, toplumsal gösterilerde 8, çocuk yaşta evlilikler sonucu 5 çocuk yaşamını yitirdi, takip edilebilen olaylarda en az 627 çocuk hak ihlaline uğradı.

DİSK-AR: Çocuk işçilik katlanıyor!
DİSK-AR’ın “Türkiye’de çocuk işçiliği gerçeği raporu-2015″ raporuysa Cumhuriyet'in o sınıfsal karakterinin başka bir özeti oluyor. Bu karakterin çocuk olmayı nasıl tanımladığının...
Rapora göre okula gitmeyen çocuklar için haftalık çalışma süresi 54 saati buluyor. Çocuk işçilerin yüzde 3,4’ü yaralanmış ya da sakat kalmış. Beş çocuktan birinin çalışmak zorunda bırakıldığı bu ülkede, çocuk işçi sayısının her geçen gün arttığı belirtiliyor.
Çalışan çocukların yarısı 400 TL’nin altında bir ücretle çalışıyor. Çocuk işçilerin üçte birine ise çalıştığı iş yerinde yemek verilmiyor ve yüzde 36’sının haftalık izni yok.
Raporda 2012 yılında yasalaşan 4+4+4 yasası ile zorunlu ilköğretim yaşı 6-13 yaş aralığına çekilmesinin çocuk işçiliğin yaygınlaşmasına neden olduğu da belirtildi. Bu tür uygulamaların çocuk işçiliğin yaşını 13’e kadar düşürdüğünün belirtildiği raporda, çocuk işçiliğin, yoksulluk ve güvencesizlik zemininde yükselen istihdam stratejilerinin yapısal olarak ürettiği bir sonuç olarak görülmesi gerektiği belirtildi.
TÜİK de itiraf ediyor!
TÜİK verileri de benzer itirafta bulunuyor: Türkiye’nin çocuk nüfusu, 2014 sonu itibarıyla 22 milyon 838 bin 482. Çocuklar nüfusun yüzde 29,4’ünü oluşturuyor. En yüksek çocuk nüfus oranına sahip iller ise yüzde 47,8 ile Şırnak ve Urfa oldu. Çocukların yüzde 30’u yoksulluk sınırı altında yaşıyor, 1 milyona yakını işçi.
Her 23 Nisan, devlet dersinde katledilen, zindanlara tıkılan çocukların ailelerinin isyan ve acı çığlıklarıyla benliğimizi kanatmaya devam ediyor.
Bugün de o aileler çocuklarının mezarları başında, dolduruldukları zindanların önlerinde...