Bangladeş'te, tekstil işçileri isyan ateşini tekrar yaktılar. Talepleri karşılanmayan işçiler için polisin 1 işçiyi öldürmesi bardağı taşıran son damla oldu. Ülkede diğer yandan yerliler de emperyalist bir maden şirketine karşı ayaklandılar.
Bangladeş, Başkent Dakka'da Mayıs-Haziran aylarındaki onbinlerce tekstil-konfeksiyon işçisinin isyan dalgasının ardından yatışmadı.
Dakka'da ordu ve polisin 1 işçiyi öldürmesi, yüzlercesini kurşunla yaralaması ve tutuklamasına karşın, talepleri karşılanmayan militan işçi direnişleri, Ağustos ayından itibaren yeniden yükselişe geçti ve tekstil-konfeksiyon dışındaki sektörlere de yayılmaya başladı. Dakka'da çoğunluğu emperyalist tekellere fason imalat yapan 4 bin tekstil-konfeksiyon fabrikasının bulunduğu serbest bölgede, hemen her gün militan işçi eylemleri, yürüyüşler, fabrika işgalleri, patronların lokavtları yaşanıyor. Binlerce işçi bölge dışına yürüyüşler düzenliyor ve işçilerle polisler arasında çatışmalar gerçekleşiyor. Eylül ayı boyunca, işçiler bir çok kere anayolları trafiğe kapatan gösteriler yaptı ve polis-ordu birlikleriyle çatıştı. Binlerce işçinin havaalanına giden otoyolu kapatarak, bir kez daha “ücret artışı” ve “insanlık dışı muameleye son” taleplerini yükselttiği eyleme yine polis ve ordu birliklerinin saldırması üzerine çıkan çatışmada, 50 işçi ve polis yaralandı.
Grev ve direnişler, nehir taşımacılığının yanı sıra, şeker ve jüt fabrikalarına, eğitim sektörüne de yayıldı. Ülke çapında, yüzlerce ayrı bölgede çok sayıda işçi direnişi ve gösterisi ile çatışmalar yaşandığına dair söylentiler var, ancak Bangladeş rejimi tüm haberleri sansür ettiği için sağlıklı bilgi alınamıyor.

Bangladeş burjuvazisi, sertleşen ve yaygınlaşan işçi hareketi karşısında “İşçilere sendikal hakların tanınmasına karşı değiliz, ama Mayıs-Haziran olaylarından 140 milyon dolar zarar ettik. Sendikal hakları birden değil adım adım geliştirmeliyiz” türünden laflar gevelemeye başladı. Diğer yandan da tüm işçi bölgelerinde “özel sanayi polisi” kurma kararını yıldırım hızıyla hükümetten çıkardılar.
Bir isyan da emperyalist tekele karşı
Bangladeş işçi direnişleriyle sarsılırken, bir isyan da yerlilerden ve köylülerden geldi. İşbirlikçi devlet ile İngiltere merkezli Asya Enerji tekelinin, başkent Dakka'nın 350 km. kuzeyindeki Fulbari bölgesinde madencilik için 100 bin kişiyi zorla yerinden etme projesine karşı, bölgedeki yerliler ve köylüler ayaklandı. Ok-yay, mızrak ve sopalarla silahlanan yerli halk ve köylüler, maden projesiyle topraklarının alınmasına karşı, sayısız kez polis ve ordu birlikleriyle çatıştılar. Onbinlerce yerli ve köylünün Asya Enerji şirketinin Dinyapur'daki binasına yürümesi üzerine çıkan çatışmalarda 5 eylemci, polis tarafından vurularak öldürüldü, 50 kişi yaralandı. Katliam, Fulbari halkını sindirmediği gibi, işbirlikçi hükümet ile emperyalist tekele karşı ülke çapında infialin büyümesine yol açtı. Ülke çapında, onbinlerce işçi emekçinin katıldığı gösteriler, yol kesme eylemleri yapıldı. Projeye karşı sözde muhalefet eden 14 düzen partisinin oluşturduğu “itfaiyecilik” platformu da eylemleri kontrol altına almada başarısız oldu.
Ülke çapında yayılan yerli, köylü, öğrenci gösterilerinin işçi direnişleriyle bütünleşmesinden korkan Bangladeş rejimi, Eylül ayı sonunda geri adım attı ve teslim bayrağını çekti. Bölgeyi kuşatma altında tutan polis ve ordu birlikleri geri çekildi. Asya Enerji şirketi binası boşaltıldı ve yöneticileri ülke dışına sıvıştı. Civar köy ve kasabalardan gelenlerle birlikte sayıları 30 bin kişiyi bulan isyancı kitle, şirkete ait ne varsa yakıp yıktı. Bölgenin yerel zenginlerine ait ev, mağaza ve bir petrol kuyusu da ateşe verildi. Bölgeye giden tüm yollara barikatlar kuruldu. Sonraki gün, maden projesinin geri çekilmesi ve Fulbari halkının direnişi ile dayanışma için ülke çapında genel greve gidildi. Bir sonraki gün, bu kez üniversite öğrencileriyle polisin çatışmasında, kafasına tuğla isabet eden bir polis öldü. Ülkenin kuzeyinde bir üniversite öğrencisinin polis tarafından öldürülmesi üzerine, bir çok üniversitede öğrenciler ayaklandı ve kampüsleri ateşe verdiler.
Öte yandan Mayıs ayından bu yana ülkenin yüzde 70'inde süren elektrik kısıntılarına karşı tepki ve protestolar devam ediyordu. Hükümetin enerji krizinin üç yıl süreceğini açıklaması ülke çapında büyük protestolara yol açtı. Yollara barikatlar kurarak ateşe veren halk, ulusal elektrik şirketi binalarına da saldırarak teahrip etti. Köylüler elektrik kısıntıları yüzünden sulama yapamadıklarından ürün kaybı yaşadıkları için geniş çaplı militan eylemler düzenledi. Ülkede enerji krizine bağlı başlayan eylemlerin devam etmesi bekleniyor.
Genel seçimlere iki ay kala, işçi ve halk direniş ve isyanlarıyla sarsılan hükümet, en sonunda, 30 Eylül'de, Asya Enerji şirketinin “bazı hukuki ve finansal taahhütlerini yerine getirmediği” gibi yarım ağız bir gerekçeyle projeyi ertelediğini açıklamak zorunda kaldı.
Bangladeş'te şimdi tekstil-konfeksiyon işçilerinin 15 Ekim tarihide yapacakları genel greve hazırlanılıyor.