2015 1 Mayısı'nın bilançosu burjuvazinin korkusunun somut ifadesidir!
1 Mayıs 2015 burjuva devletin bundan sonra nasıl bir terörle diliyle konuşacağının ifadesi oldu. Sokaklarda estirilen polis terörü, gözaltına alınan yüzlerce işçiye-emekçiye-gence uygulanan o tanıdık "muameleler", "Avrupa'nın en büyük Adliye Sarayı" olarak övünülen Çağlayan'da avukatlara-ailelere dönük süreklileşmiş saldırılar, mahkemelerin verdiği kararlar.. hepsi ama hepsi; bu 1 Mayıs'ın bir iç savaş hazırlığının ifadesi olan iç güvenlik konseptinin uygulamaya konulduğu bir laboratuar işlevi gördüğünü gösteriyor.
Karakol haline getirilen Adliye'de savunmaya defalarca saldırıldı. Saldırı, savcıların fütursuz hakaret ve tehditleri, keyfi uygulamalarıyla birleşti.
Dışarıda bekleyen ailelere, gazetecilere dönük saldırganlık çığırından çıktı. Aralarında iki muhabirimizin de olduğu beş kişi bu saldırıda çeşitli yerlerinden yaralandılar. Aynı saldırıda Evrensel gazetesi muhabiri de yerlerde tekmelendi. Yaralanan muhabirimiz sabah saatlerindeki saldırıda da darp edilerek gözaltına alındı, GBT kontrolünden sonra serbest bırakıldı.
Savcılar gözaltına alınan kişileri dinlemeden tutuklama talepleriyle mahkemelere sevkettiler. Şu ana kadar İstanbul'da aralarında Alınteri okuru Abdülkadir Kurt'un da bulunduğu 17 kişi tutuklandı.
Kısacası burjuva devlet Taksim'de simgeleşen anlamların gelecek açısından taşıdığı öneme denk bir saldırganlıkla kuşandı. Daha tam ifadeyle korkaklıkla...
Korkmakta haklılar diyoruz, KORKMALILAR!