Bugün günlerden Soma...

Soma Katliamı Ankara'da kitlesel ve öfkeli bir eylemle protesto edildi, sanki katliam bugün yaşanmışçasına...

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 (11 yıl 3 ay önce)

Bugün günlerden Soma... Yüzlerce madencinin katledildiği Soma faciasının yıl dönümü bugün... Bugün, işçinin iliklerine kadar sömürüldüğünün, canına üç kuruşluk harcamalar kadar değer verilmediğinin bir kez daha kanlı, kitlesel biçimde kanıtlandığı günün birinci yıldönümü.



 



Hemen tüm illerde olduğu gibi katliam, Ankara’da da yapılan etkinliklerle bir kez daha protesto edildi. Sendika ve meslek örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kitle saat 18:30'da Sakarya Caddesi'nde bir araya geldi.



 





 



Buradan başlayan yürüyüşle Olgunlar Sokak’ta bulunan Madenci Anıtı'na gelindi. HDP, İnşaat-İş, devrimci/demokrat çevre ve örgütler, Haziran bileşenleri ve Alınteri'nin de katıldığı eylem, Anıt'ta yapılan basın açıklamasıyla sonra erdi.



 



Yürüyüşün başlamasıyla birlikte hep bir ağızdan, “Kaza değil katliam!”, “Katil devlet hesap verecek!” sloganları öfkeli ve gür bir biçimde atıldı. Kitle oldukça dinamikti, sanki katliam bugün olmuş gibiydi. Binlerce kişi madenci yakınına atılan tekmenin hesabını sormak için buradaydı. O binlerce kişinin öfkesini ara sokaklarda boğmak isteyen sendika ağalarının çabaları nafileydi. Eylemi sendikacılar değil, devrimciler, demokratlar ve sosyalist çevreler yönlendiriyordu adeta.



 





 



Madenci anıtının önüne gelindi. Sendika yönetimi her zaman yaptığı gibi, ölen işçiler için saygı duruşuna başlamadan, sanki arkalarından atlı kovalıyormuşçasına, birkaç slogan atıldıktan sonra basın açıklamasına geçti. Yapılan basın açıklamasında şunlara değinildi:



 




Soma’da 13 Mayıs günü yaşanan facianın, bu katliamın sebebi, uygulumaya konulan özelleştirme, teşoronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır.







 



Bir kez daha söylüyoruz; Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır.



 



Bu katliamın sorumluları hala hesap vermemiştir. Bugüne kadar uyarılarımızın hiçbirini dikkate almayan hükümet; “bu işin fıtratında var“ diyerek bilim ve tekniğin karşısında olduğunu ilan etmiştir. Biz yaşamını alınteriyle kuran emekçiler, güvenceli koşullarda çalışmak ve emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.



 



Bir kez daha yineliyoruz; İşçi sağlığı ve iş güvenliği sorunları piyasacı yaklaşımlarla çözülmez. Sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar süreçlerinde ve yönetiminde yer aldığı, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip Ulusal işçi sağlığı ve güvenliği kurumu bir an önce oluşturulmalıdır.



 



SOMAYI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!




 



Basın açıklamasının ardından eyleme son verildi.