Metal işçisinin direnişi yayılıp pekiştikçe oyunlar, manevralar da devreye girdi
Bursa'da metal işçilerinin kendilerine dayatılan kölelik rejimine ve bu rejimin bekçiliği misyonuyla hareket eden sendikal düzene karşı başlattıkları direniş yayılıyor. Binlerce işçi, çeteleşmiş, gangster sendikacılığın yetkin bir sembolü haline gelmiş Türk Metal (TM)'den istifa etti.
İşçilerin son 1 aydır çeşitli biçimlerde sürdürdükleri eylemler, en son 3 gün önce otomotiv sanayinin beyni olan Renault ve hemen arkasından Tofaş'ta üretimin durdurulması tutumuna sıçradı. Onları büyük yan sanayi fabrikası Coşkunöz izledi. En son, işçilerin talepleri kabul edilmezse pazartesi günü Mako'da, salı günü de Valeo'da üretimin durdurulacağı açıklandı.
Orhan Holding işçileriyse kendi facebook sayfalarını oluşturarak diğer fabrikalarla aynı olan 3 taleplerini yayınladılar: “1- Saat ücretlerinde Bosch sözleşmesi baz alınarak iyileştirme yapılması. Renault Tofaş, Valeo Delphi ve diğerleriyle ek protokol imzalandığında saat ücretlerine zam geldiğinde aynı anda maaşların iyileştirilmesi.
2- TM’nin değil işçinin kendi iradesi ile seçtiği temsilcilerin tanınması.
3- Bu süreçte kimsenin faaliyetlerden dolayı işten atılmaması
Bu eylem ve faaliyetler süresinde İşten Atılan yada kartı basmayan bir arkadaşımız olursa içerideki vardiya işi durdurup fabrikanın bahçesine toplanıp derhal eylemlere başlayacaktır. Gelen vardiyada turnikelerden içeri girmeyip dışarıdan eyleme katılacaktır.”
Metal işçilerinin diğer fabrikalara da sıçrayan üretimi durdurma tutumu, aileleri ve giderek genişleyen dayanışma, destek ağıyla güçleniyor. Onların bu tutumunun somut sonuçlarla taçlanması sınıfın bütününün özgüven kazanması, varolan çalışma ilişkileri ve sendikal düzenin en azından sarsılması açısından ciddi etkiler yaratacaktır.
Müfettiş tehdit etti!
Bunun farkında olan MESS patronları, devleti ve sendika bir taraftan işçileri bizzat Çalışma Bakanlığı müfettişleri eliyle "tazminatsız atılırsınız" diye tehdit ederken, bir taraftan da Vali ve aracı kılınan avukat grubu eliyle denetim altına almaya çalışıyorlar.
Tofaş'ta işçi temsilcisi (bu sabah) Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından görüşmeye çağrılarak eyleme devam etmeleri halinde tazminatsız şekilde işten atılacakları şeklinde tehdit edildi.
Bursa Valisi devrede!
Dün akşam saatlerinde de Bursa Valisi bizzat devreye girerek bir avukat grubu üzerinden işçileri uzlaşmaya ikna etmeye girişti. Uzlaşmanın esas fikriniyse TM çetesinin saltanatının korunması ve işçilerin bir an önce üretime başlaması oluşturdu.
Vali'yle görüşen avukat grubu, daha sonra Vali, işçi temsilcileri ve MESS temsilcilerinin de katıldıkları bir toplantının yapılmasına arabuluculuk yaptılar. Bu toplantının (toplantıya Renault ve Tofaş temsilcileri katıldı, Coşkunöz işçileri iradelerini bu iki fabrikanın temsilcilerine devrettiklerini açıkladı) sonuçlarını gece saatlerinde işçilere açıklayan avukat grubu şunları anlattı:
1- Direniş ve eylemler nedeniyle hiçbir işçinin işten atılmayacağı talebi, Vali ve MESS tarafından kabul edildi.
2-İşçilerin kendi temsilcilerini seçmesi talebi kabul edildi, fakat bunun gerekli prosedürleri olduğu, ha denilince yerine getirilemeyeceği hatırlatıldı! Açıklama yapan avukatın oldukça muğlak bir şekilde dile getirdiği bu yaklaşımın esasında döndürülecek dolaplarla TM çetesinin saltanatının pekiştirilmesi amacına hizmet edeceğini söylemek abes olmayacaktır. Nitekim işçiler de bunu anladıkları için bu maddeyle ilgili konuşmayı "olur mu öyle şey, biz o sendikadan istifa ettik" tepkisiyle karşılıyorlar.
3- Vali ve MESS'in işçilerin ücretlerinin iyileştirmesi istemine karşı tutumu, yeni sözleşme “iş hukukuna uymaz” denilerek reddedildi. Bunun yerine önerilense "ücretlerin Bosch'la uyumlulaştırılması için komisyon kurarız" oldu. Bu komisyonun kimlerden oluşacağı, ne zaman sonuçlanacağı, ölçütün ne olacağıysa net değil!
İşçi temsilcileri, patronlar ve kendilerini "aracı" tayin eden avukatlar arasındaki görüşmeler devam ediyor. Avukatın yaptığı açıklamaya göre bu görüşmeler somut sonuçlara bağlanırsa MESS temsilcisi ve Vali bu akşam fabrika önüne gelerek işçilere açıklama yapılacak.
TM dayatılıyor!
Bu görüşmelerin hepsinin arka planında TM çetesi temsilcileriyle de görüşülüyor. İşçilerin en önemli talebi olan ve direnişin de ruhunu oluşturan TM çetesinin çeşitli oyun ve tehditlerle işçilere yeniden dayatılması hedefleniyor. Gelinen noktada bu dayatmanın kabul edilmesiyse metal işçisinin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel işçi kıyımı da dahil her türlü saldırıya davetiye çıkarması anlamına geliyor.
Metal işçilerinin bugüne kadarki tutumları bu tehditlere pabuç bırakmayacakları, zokaları öyle kolay yutmayacaklarını gösteriyor. O nedenle de patronlar ve TM çetesi alana yığdığı sivil resmi polisler de dahil çeşitli temsilcileri eliyle işçilerin birliğini bozmaya, onlarla dayanışmacı güçler arasındaki ilişkiyi kesmeye, fabrika içinde kalan işçileri yıldırarak direnişin bu önemli mevzisini dağıtmaya çalışıyorlar.
Kavlak bu yaklaşımı özetledi!
Eskişehir'deki kongrede pervasızca tehditlerle işçiyi bölmeye dönük sözlemleri içiçe geçiren TM çetesinin başı Pevrul Kavlak'ın tarihe geçecek, "Buradan işçi kardeşlerime de sesleniyorum. Bizim sizle bir sorunumuz yok. Olmadı, olmayacak. Artık yalanlara inanmayın. Bakanlık müfettişinin söylediği gibi, kendinizi tehlikeye atmayın. Artık bitirin. Bitirin ki çok geç olmadan, hiçbir namuslu, dürüst, çalışkan işçinin burnu bile kanamadan bu işi çözebilelim. Aramızdaki provokatörleri, ajanları, militanları ayıklayın" sözleri metal işçisi için el birliğiyle hazırlanmış tezgahın da özetidir: Korkut, böl, dağıt ve ele geçir!
Metal işçisinin "Ölmek var dönmek yok!" kararlılığı ve daha bir pekiştireceği iç örgütlenmesi, genişleteceği dayanışma ağıyla bu oyun bozulur!