Direniş yayılıyor, MESS devrede!

MESS 1 ay süre isteyen belirsiz bir açıklama yaptı, Mako'da da üretim durdu, Tofaş üretime süresiz ara verdi

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 18 Mayıs 2015 (11 yıl 3 ay önce)

Bursa'daki metal işçilerinin dayatılan kölelik koşullarına ve bu koşulların bekçiliğini yapan sendikal düzene karşı başlattıkları eylem dalgası üretimin durdurulmasının yaygınlaşmasıyla devam ediyor.



 



Renault işçilerinin başını çektiği üretimi durdurma tutumu Tofaş'a ve oradan da otomotiv yan sanayinin devlerinden Coşkunöz'e sıçramıştı. Gerek Renault ve Tofaş gibi otomotivin beyni konumundaki dev fabrikalarda gerekse yan sanayide üretimin durmuş olması, otomotiv sektörünün diğer fabrikalarını da etkilemeye başladı. İşçiler tarafından üretimin durdurulmadığı bazı fabrikalarda da fabrikalar arasındaki bağımlılık ilişkisi nedeniyle üretim sekteye uğradı.



 





 



Mako da katıldı



İşçilerin üretimi durdurma tavrı bugün Mako işçilerinin de katılımıyla devam etti. Mako'da gece vardiyası fabrikadan çıkmazken, diğer vardiyalar da fabrika önünde toplandı. Mako'nun da üretimi durdurmasıyla şu anda eyleme yaklaşık 12 bin işçi katılmış oluyor.



 



Çarşamba günü de Valeo'da üretim duracak. Delphi'deyse işçiler 19 Mayıs'ta mesailere kalmayacaklarını açıkladılar.



 



Tofaş üretime süresiz ara verdi



Bu arada Tofaş üretimi süresiz olarak durdurduğunu açıkladı. Sabah saatlerinde de TOFAŞ CEO'su Cengiz Eroldu fabrikaya gelerek işçilere üretime başlamaları durumunda son 3 günde olacakları unutacaklarını söyledi. CEO'nun tehdit içeren bu "önerisi" işçiler tarafından reddedildi, eyleme devam edeceklerini açıkladılar.



 





 



MESS: 'Üretime başlayın 1 ay süre verin'



MESS'ten yapılan son açıklamada ise işçilerden üretime başlamaları ve talepleri konusunda kendilerine 1 ay süre verilmesi istendi. İşçiler MESS'in bu nereye evrileceği belli olmayan açıklaması karşısında "kesin ve bağlayıcı" taahhüt istediler. Bu olmadığı sürece üretime başlamayacaklarını duyurdular.



 



Zayıflıklara oynuyorlar!



Metal işçilerinin çeteleşmiş sendikal düzene ve dayatılan kölelik koşullarına karşı başlattıkları fiili eylem dalgası işçi sınıfının bütünü açısından önemli bir eşik niteliği taşıyor. Onlar mesela DİSK'e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası (BMİS)'nın cesaret edemediği şeyi yaptılar. Yasal icazet sınırlarını işçinin fiili meşru tutumuyla yıkıp geçtiler. Bu açıdan da sınıfın önüne fiili meşru mücadele yolunu, bunun içinde kendi iç örgütlenmesini yaratması seçeneğini koymuş oldular. Bu tutumlarının fiili kazanıma dönüşmesi durumunda da önemli bir moral motivasyon kaynağı olacak ve sınıfın bütününde kendi özgücüne güven duygusu yaratacaklar. Bu, bu kadar nettir.



 





 



Fakat sürecin en zayıf karnı halen işçilerin sınıf bilinciyle buluşmaktaki boşluklarıdır. MESS patronları, devlet yetkilileri (Vali ve müfettişler, polisler) ve Türk Metal çetesi de asıl olarak bu zayıflığa oynamakta, buna uygun manevralar geliştirmektedirler. Bu manevralar işçiye TM çetesini yeniden dayatmak, direnişi içerden çözmek ve en nihayetinde sınıfın bütünü açısından geriye dönüşsüz bir etki yaratacak olan sürecin ruhunu sessizce öldürmek üzerinden kuruluyor.



 



Metal işçisinin yola çıktığı noktanın da gerisine düşmeyi sağlamaktır. Metal işçisi gelinen noktada geri dönüşün olamayacağının, herhangi bir geri adımın gelecekte çok ciddi saldırıların zemini olacağının farkında. Bu noktada olması gereken direnişin tüm fabrikalara taşınması, metal sektörünün felç edilmesi ve taleplerin bu güç içersinden dayatılmasıdır.



 



İç örgütlülüğün ve dayanışma ağlarının  sağlamlaştırılmasıyla birlikte... Bu noktada işçilerin dayanışma ve desteğe gelenlere uyguladıkları aşırı temkinli tutumdan vazgeçmeleri ve bu halkalara yeni ve giderek genişleyen halkalar eklemeleri kaçınılmazdır.