Haziran İsyanı ve bu isyanda ölümsüzleşenler Ethem yoldaş şahsında onun vurulduğu yerde ve saatte selamlandı
Haziran direnişi ve bu direnişte ölümsüzleşenler, Ethem yoldaşın vurulduğu yerde, vurulduğu saatte yapılan etkinle anıldı, selamlandı. Saat 17:37’de YKM önünde başlayan anma: Alınteri, HDP, Kaldıraç, Partizan, DHF ve ESP tarafından örgütlendi. Anmayı örgütleyen kurumlar dışında Halkevleri, ADAD, Haziran Hareketi, SDP ve birçok kurum da destek verdi.
Binden fazla insanın katıldığı anma öncesinde Halkevleri, Ethem yoldaşın vurulduğu anı bir performans gösterisiyle canlandırdı.

Saygı duruşu ve Ethem yoldaşın sesinden dinletilen “Benimle misin heval?" şiiriyle başlayan anmada ilk sözü Ethem’in Avukatı Kazım Bayraktar aldı.
Av. Kazım Bayraktar yaptığı konuşmada şunları belirtti:
Faşist yargılamanın maskesiyle geldiler. Gezi sloganları duruşma salonlarında patladığında şaşkına döndüler. O güne kadar böyle bir izleyici kitlesiyle karşılaşmamışlardı. Paniğe kapıldılar...
Zaten yargılama usulünü sürekli ihlal etmeye alışmışlardı. Bu davada tümüyle yargılama usullerini de terk ettiler. Saçma komik kararlar verdiler.Verdikleri her karar duruşma salonlarında sloganlarla karşılandı.
Davadan kaçmayı denediler. Çekilme adı altında davayı terk ettiler. Ancak polisleri, işkencecileri kollayan bu mahkeme heyetine bu görev yeniden verildi.
Davayı faşist yargılama içinden sürdürdüler. Her duruşmayı hep birlikte onların kabusu haline getirdik!
Tutuklamamak için çok direndiler. Ama verilen mücadele karşısında katili tutuklamak zorunda kaldılar. Beraat vereceklerdi. 7 yıl 9 ay vermek zorunda kaldılar.
Şimdi dosya Yargıtay'da bekletiliyor. Bizim bu faşist yargılama sisteminden bir adalet beklentimiz yok. Faşist katilerden hesabı sokaklarda soracağız. Sarayların adaletini beklemiyoruz. Biz adaleti sokaklarda getireceğiz. Hesabı sokaklarda soracağız...
Bayraktar'ın konuşması “Katil devlet hesap verecek!“ sloganlarıyla karşılandı.
Daha sonra söz alan HDP İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder yaptığı konuşmada şunları belirtti:

Yoldaşlar, bu ülke, bu topraklar faşizmin katil yüzünü çok gördü. İnkarcı yüzünü çok gördü. Ötekileştirici, yok edici yüzünü çok gördü. Ama Gezi'yle birlikte, arsızlık yüzünü gördük. Biraz önce değerli hukukçumuzun söylediği gibi, hukuka kırk takla attırdılar. Arsızca, yüzsüzce, şuursuzca aileyi suçlayacak kadar kepazeleştirdiler.
Gezi bu topraklarda tek tip yaşam tarzına, sizler için neyin uygun olduğuna ben karar veririm dayatmasına, emekten yana, özgürlükten yana, eşitlikten yana 'Başka bir dünya mümkündür' duygusunu dile getiren bütün aydınlık insanlara karşı acımasız bir yok edicilik geliştirdi. Fakat bir tabirle, artık ok yaydan çıktı.
Evlatlarımızı katlettiler. Yüzlerce yoldaşımızı, kardeşimizi sakat bıraktılar. Binlerce insanı gözaltına aldılar. Ama tarih ilerde şöyle yazacak; bu ülkede zulmün tükenişi Gezi Direnişi ile başladı. Yarım kalmıştır Gezi değerlendirmeleri yapan var. Buna katılmak mümkün değil. Gezi yarım kalmadı. Gezi bu ülkeye çağ atlattı. İleriye götürdü. Finalini hep birlikte özgür bir ülkede, emeğin sömürülmediği bir ülkede, gençliğin geleceksizleştirilmediği, inançların ve halkların esaret altına alınmadığı bir ülkede göreceğiz, yaşayacağız. Bunu da Gezi'de kaybettiğimiz canlarımıza borçlu olduğumuzu, Ethem'lerimize, Ali İsmail'lerimize, Berkin'lerimize, Medeni'lerimize, Abdocan'larımıza borçlu olduğumuzu bir gün unutmayacağız. Hayatın her alanında onların anısını, mücadelemizle yaşatacağız.
Önder'in konuşması "Kahrolsun faşizm!" sloganlarıyla karşılandı.
Ethem yoldaşın annesi Sayfi Ana konuşmaya başladı sonra... Sayfi Ana'nın,
Arkadaşlar hepinize çok teşekkür ederim. Ama ben sabahtan beri yavrumu düşündüm. Aha gelecek, aha gidecek diye hep onu hayal ettim. Ama dün yanındaydım, yanından geldim. Bir tenine olsun dokunamadım kuzumun. Gidiyorum, toprağını taşını kucaklayıp geliyorum. Konuşuyorum, geliyorum...
O beni duymuyor ama ben onu duyuyorum. Yavrumu ben hissediyorum. Katiller aldı benden yavrumu. Sizlere de yanımızda olduğunuz için çok teşekkür ederiz, sağolun.
sözleri anmaya katılan herkesin yürek tellerini bir kez daha titretti. Sayfi Ana, Ethem'e yaktığı ağıtlarla acısını adeta göğe haykırdı.
Duygular, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!“ sloganına karıştı.

Ethem'in yoldaşları olarak Alınteri adına yapılan konuşmada Haziran İsyanı'nın tarihsel anlamı ve isyanın yarattığı siyasal-toplumsal farklılaşmalara vurgu yapılarak, Ethem yoldaş ve diğer ölümsüzlerimizin bu gerçek içinden çoğaldıkları belirtildi.

Onun atölyelerden, fabrikalardan, şantiyelerden, hayatın bağrından damıtarak bilinç ve eyleme dönüştürdüğü proleter duruş şimdi sayısız Ethem'de yeniden üretiliyor/üretilecek. Bu barbarlık düzeninin kiralık katilleri, o katillere emir veren düzen zaptiyeleri, bu sömürü çarkını işçi kanı ve teriyle döndüren vampirler sürüsü de bunu böyle bilsin. Ethem her gün, her an yeni Ethem'lerde vücut buluyor/bulacak. Onun bıraktığı yerden devam etmeyi, onun yapacaklarını da yapacaklarına katmayı, onun yerine de kahkaha atıp sokakları zaptetmeyi göğsünün sol tarafında bir ateş gibi taşıyanlarla...
sözleriyle Ethem yoldaşın anısına bağlılığın anlamı vurgulandı.
Son söz Ethem yoldaşın da kurucu üyeleri arasında yer aldığı İnşaat İş Sendikası adına yapıldı. Sendikanın Ankara Temsilcisi yaptığı kısa konuşmada şunları belirtti:

Merhaba arkadaşlar bugün buraya 1 Haziran 2013'te işte tam burada polis kurşunuyla vurularak katledilen Ethem arkadaşımızı anmak için geldik. Ethem’le 2012 yılında birlikte çalıştığımız inşaat sektörüne ilişkin bir örgütlenme arayışına girmiştik. 2012 yılında İnşaat İşçileri Derneği'ni kurduk. İnşaat sektöründe dernek olarak örgütlenmek konusunda çok fazla örgütlenme sağlasak da sistemin dayatması ve kapitalist yasalarla bazı engeller önümüzü koydular. Biz de inşaat sektörü olarak sendikalaşma kararı aldık. Ethem sendika kurulumunu sevinçle karşılamıştı. Ancak kurulum aşamasında maalesef katledildi. Aslında bu olay kapitalist sömürüye karşı Haziran Direnişi koşullarının derinleşmesiydi. Sisteme karşı başlatılmış isyanın ta kendisiydi. Şu anda inşaat işçileri olarak yeni dünyanın kavgasında inşaat sektörü gibi sömürünün en fazla olduğu ve işçilerin canı ve kanı pahasına yükselen burjuva medeniyetine karşı başkaldırıyoruz. Ethem gibi nice canlara kıymış olan ve bunu ise faşist maşalarını kullanarak yapan sözde devlet kimliği altına saklanan korkaklara biz inşaat işçileri olarak şunu diyoruz: Biz kazanacağız! Biz kazanacağız! Bu bizim Ethem'e sözümüzdür. Sürüyor sürecek mücadelemiz, faşizm yıkılana dek!
Etkinlik "Ethem yoldaş ölümsüzdür!“ sloganlarıyla sonlandı.

Ortak yapılan anmadan sonra KESK ve diğer kurumlar da aynı yerde ayrıca bir etkinlik gerçekleştirdiler.