Metal fırtınası İzmir'deki demir çelik fabrikalarına sıçrayarak devam ediyor
Bursa'daki dev otomotiv fabrikalarından başlayarak pekçok ile ve yan sanayi fabrikasına ulaşan metal fırtınası, kolay kolay geri çekilmeyecek bir direniş dalgası olarak yayılmaya devam ediyor.
Burjuvazinin çekirdek gücü olan MESS patronlarını allak bullak eden, TM gibi eşine ender rastlanacak faşist-mafyalaşmış-çeteleşmiş bir sendikayı neredeyse çürümüş kabuğuyla baş başa bırakan, tüm sendikal bürokrasinin uykularını kaçıran, sınıfın geniş bölükleri nezdinde hak arama ve bunun için gerekli örgütlenme-fiili meşru mücadele yöntemlerini giderek meşrulaştıran, korku zincirlerini çözmeye başlayan bu fırtına şimdi aslında tüm sektörlerde hissediliyor.
TM çetesinin yeri geldiğinde işçi kanı dökmekten de kaçınmayarak kurduğu saltanata tepki biriktiren metal işçilerinin geniş bölüklerindeyse bu daha güçlü hissediliyor. Otomotiv ve yan sanayi fabrikalarından başlayarak yayılan dalga metalin demir çelik fabrikalarına sıçramaya başlıyor.
İzmir'deki demir çelik fabrikaları kaynıyor
Şimdi Bursa'dan sonra İzmir'in bu dalgaya ev sahipliği yapma ihtimali güçleniyor. Otomotiv yan sanayi şirketi CMS'nin 3 fabrikasından başlayan hareketlilik ve TM'den istifalar devam ederken; iş cinayetleri- "kazalarıyla" çok aşina olduğumuz dev demir çelik fabrikalarından HABAŞ'ta da öfke yüzeye vurmaya başladı. Ege Çelik (500 işçi) ve İDÇ’de (700 işçi) de hareketlilik olduğu belirtiliyor.
HABAŞ işçisi ilk eylemini yaptı
3 bin işçinin çalıştığı, bunlardan sadece 900'ünün TM'de örgütlü olup geri kalanın sayısız taşeron firma bünyesinde istihdam edildiği, çalışma koşullarının oldukça ağır olduğu HABAŞ'ta işçiler kurdukları komite aracılığıyla yaptıkları açıklamada TM'den istifa edeceklerini ve sorunlarını duyuracaklarını söylediler. Bu tutumlarını dün vardiya çıkışında yaptıkları 45 dakikalık oturma eylemiyle de pekiştirdiler.
Türk Metal'in riyakarlığına öfkeliler
Evrensel'in haberine göre fabrikada ilk tepki sendikacılardan geldi ve işçilere yaptıklarının yanlış olduğu söylendi. İşçiler Türk Metal temsilcilerini ciddiye almadı. Sabah girişte işçilerin sözcüsünün kartının alındığı ve müdür tarafından çağrıldığı söylendi. Sonra sorun olmadığı açıklandı. Son olarak işçiler servisler önünde toplanmaya giderken işçilerin sözcüsü fabrika yöneticileri tarafından ikinci kez çağrıldı ve ikaz edildi. İşçilerin söylediğine göre işini aksattığına yönelik tutanak imzalatılmak istendi. İşçiler toplandığında ilk olarak sözcü arkadaşlarının yanlarına gelmesini istedi. Fabrika temsilcisi ve Türk Metal yöneticileri işçileri ikna etmeye çalışarak, “Renault’daki hakların kendilerine de verileceğini daha fazlasının ise zaten kimseye verilmeyeceğini” anlatarak ikna etmeye çalıştı.
TM temsilcisinin bu riyakarlığı karşısında işçiler şimdiye kadar neden sorunlarını çözmek yerine kendilerine ihanet ettiğini sorarak Türk Metal temsilcisini konuşturmadı.
İşçiler fabrikada kimi amirlerin de kendilerine destek verdiğini, müdürlerin yapıcı olmaya çalıştığını, sendikadan istifanın hakları olduğunu anlattığını aktardı. Bir süre bekleyen işçilere amirler ve sendikacılar, şube başkanının geleceğini ve açıklama yapacağını söyledi.
'Eylemin 2. gününde daha güçlü olacağız'
İşçiler ertesi gün toplanıp bu işi çözeceklerini söyleyerek 45 dakikalık beklemenin ardından fabrikadan ayrıldı.
Eylemin ikinci gününde daha güçlü olacaklarını söyleyen işçiler, şimdiye kadar, “Biz bir şey bilmiyoruz” diyen Türk Metal temsilcilerinin eylemde sonra “Renault’nun haklarını alacaksınız” demesinin ve 1000 liranın hemen yatmasının iyi bir gösterge olduğunu söylüyor.