Tofaş'ta patron-MESS-TM-Çelik İş ve devlet eliyle kaynatılan kazan metal işçisi açısından uyarıcıdır
TM çetesini fabrikalardan silen ve iradelerini MESS patronlarına kabul ettiren metal işçileri, metal fırtınası sonrası izlenecek yol konusunda bir arayış içindeler. Fabrikalarda ve fabrikalar arasında tartışma ve görüş alışverişleri yapılıyor.
Tofaş,direniş sonrasında gerilimin en yüksek olduğu fabrikalardan biriydi. Direnişin hemen sonrasında Tofaş işçileri fabrikada olup bitenleri aktarmış, havanın oldukça gerilimli olduğunu belirtmişlerdi. Onların anlatımlarını “Tofaş'ta yaşananlar uyarıcıdır” başlığıyla derleyerek sitemizde yayınlamıştık.
İşçiler dün gece yaşanan gelişmelerden sonra bu yazının güncellenmesini istediler. Güncel öneminden dolayı yazıyı güncelliyoruz:
***
Metal fırtınası devam ederken burjuvazinin-devletinin-bu sömürü sisteminin birer parçasına dönüşmüş sendikalar ve ağalarının saldırı hamleleri de hızla devreye giriyor. İşçi sınıfının bu süreçten damıttığı özgüveni, fiili meşru mücadele bilincini, kendiliğinden geliştirdiği işçi demokrasisi kültürünü daha filiz halindeyken yok etmek, edemiyorlarsa dağıtmak-parçalamak istiyorlar.
Bir akbaba: Çelik İş
Bu çabaların en somut ifadesi Bursa'daki TOFAŞ fabrikasında sergileniyor. Fabrikada direniş kazanımlarla sonuçlanır sonuçlanmaz Türk Metal'in cesedinin etrafında bir akbaba gibi dolaşan Çelik İş devreye girdi. Uzun süredir ilişkide olduğu anlaşılan bazı işçi temsilcileri üzerinden hummalı bir örgütlenme çalışmasına girişti.
TOFAŞ'ta çalışan öncü işçiler Çelik İş adına çalışma yürüten işçi temsilcilerinin fabrika yemekhanesinde tekbir getirecek kadar militan bir siyasal İslam kimliğine sahip olduklarını anlatarak, Çelik İş'in aslında çok önceden kadrosal düzeyde bir hazırlık yaptığını düşündüklerini belirtmişlerdi.
Bu işçilerin daha direniş sürerken faaliyete geçtiklerini, yemekhane önünde tekbir getirip, slogan attıracak kadar işi ileri götürdüklerini, içlerinden birinin sol kimliğiyle bilinen işçileri "beni burada tüm işçiler tanır, aylarca molalarda içerde Kur'an okudum" diyerek adeta tehdit ettiğini anlatmışlardı.
Çelik İş işte böylesine kadrolaştırdığı işçiler üzerinden başlattığı çalışmayı 3 gün önce fabrikada dağıttığı üyelik çağrısı yazısıyla resmileştirmişti. Dağıtılan o yazıda son derece demokratik bir sendika olduğunu, her şeyin işçi iradesiyle belirleneceğini, yapılan TİS'in süresi dolana kadar işçilerden dayanışma aidatı istemeyeceğini ... vs. belirtmişti.

Sanki 3 yıllık sözleşmeyi TM'yle birlikte kotarmamışlar gibi pişkince konuşan Çelik İş, işçiye rüşvet teklif edercesine teminat verdiği "dayanışma aidatı istemiyoruz" konusunda bile hızla çark ederek düşkünlüğünü bizzat kendisi teşhir etmiş oldu (dip not).
Sadece bu maddede bile hızla çark eden bir Çelik İş'in o yazıda vaat olarak dillendirdiği diğer hayati konularda ne yapacağını varın siz düşünün.
Demokrasi, işçi iradesi gibi kendi gerçeğinden hayli uzak niteliklerden bahsedecek kadar riyakarlık yapan Çelik İş'in bugüne kadar Türk Metal'den farklı olarak nasıl bir pratik sergilediğini sorgulamayı metal işçisinin ferasetine bırakıyoruz. Ama şurası açık ki AKP'nin şef değneği haline gelmiş, yapıp ettikleriyle TM çetesinin ikiz kardeşi gibi davranmış bir Çelik İş, işçi sınıfının kendi öz çıkarları ve kültürüyle ele geçirilmediği, yeni bir sendikal anlayış temelinde parçalanmadığı sürece değişen bir şey olmayacaktır!
Onun sadece işçi aidatları konusundaki son açıklaması, üyelik faaliyetini yürütüş biçimi, bu faaliyeti yürüten kadrolarının niteliği bile bu açıdan uyarıcıdır!
TOFAŞ'ta TM de devrede!
Fakat TOFAŞ'ta artık cesede dönüşen TM'nin de kolay kolay pes etmeyeceği anlaşılıyor. İşçilerin aktardığı bilgilere göre TM Tofaş'taki temsilciliğini yeniden açtı! Bu aslında direnişin en önemli kazanımının fiilen gasp edilmesidir. Dahası TM ve yandaş işçiler öncü işçileri hedefe çakıyorlar.
İşçilerin aktardığı bilgilere göre TOFAŞ'ta direnişin sürdürülmesinden yana hassasiyet gösteren işçilere dönük kapsamlı bir mobbing var. Patron+MESS+Türk Metal+Çelik İş+yandaş işçilerin elbirliğiyle bu işçilerin tasfiyesine dönük girişimler var. İşten atılmaların sözkonusu olabileceği konuşuluyor.
Devlet de öncü işçileri "terör bağlantılı" şeklinde damgalayarak açtığı soruşturmayla bu saldırganlığın diğer parçasını oluşturuyor. Fabrikadaki bu gerilimli atmosferde direnişle elde edilen bazı kazanımlar gasp edilmeye çalışılıyor.
Bu duruma seyirci kalmayan öncü içiler TM'in fabrikadaki temsilciliğini yeniden açmasına ve bazı eski işçilerin de bu çeteyle birlikte hareket etmesine karşı yemekhanede "Türk Metal şaşırma, sabrımızı taşırma!" sloganları attılar. En son işçi kanı dökecek kadar ileri gidebilen TM'in bundan sonraki süreçte nasıl bir saldırganlık kuşanacağını tahmin etmek zor değil.
BMİS halen seyrediyor, üstelik kendisiyle övünecek kadar da pişkin!
TOFAŞ'taki gerilimin daha da yükseleceği anlaşılıyor. Tüm bunlar yaşanırken bu sürece bulaşmaktan adeta ödü kopan BMİS kendisine dönük menkıbeler yayınlamak dışında bir şey yapmıyor. 'En demokratik', 'en cesur', 'en net', ... sendika olmakla övünen BMİS, grev yasağı karşısındaki aciz tutumunu metal fırtınası karşısındaki korkaklıkla bir kez daha yineliyor.
İşçi sınıfı bunları hepsinin saltanatını yerle bir etmedikçe bu pişkinlik, riyakarlık, saldırganlık, bu akbaba ruhu onun zinciri olmaya devam edecek!
Dip not: İlk anın heyecanıyla işçilerden dayanışma aidatı istemediğini yazıya koyan Çelik İş bu gafını hızla düzeltti. Çelik İş Başkanı Ali Cengiz Gül bugün yaptığı açıklamayla-dayanışma aidatı mevzusunu kastederek-, “Bu konu tartışmalı. İstifalar da olduğuna göre aidatın yeni sendikaya yatırılması lazım geliyor. Bunun için mahkemeye başvuracağız” diyerek paranın dini imanı olmadığını bir kez daha kanıtladı.