Dört ölüm, 416 yaralı, 12'sinin bacağı koptu, 8'i solunum cihazına bağlı, 35'i yanık ünitesinde, 22'si yoğun bakımda
Rejimin karanlık ellerince dün Amed'te tezgahlanan katliamın bilançosu netleştikçe "Kürt halkı sakin ve soğukkanlı davranmasaydı bu bilanço ne olurdu?" diye sormadan edemiyor insan. '77 1 Mayıs'ına benzer bir teşebbüs olan bu saldırının ondan farklı olarak devletin görünen-resmi polis güçleriyle eşgüdümlü bir organizasyon olduğu anlaşılıyor. Patlamadan hemen sonra alandaki halkı paniğe sürükleyip hem bilançonun büyümesini sağlamak hem de halkı kaosa sürüklemek için saldırıya geçen TOMA'lar, gaz bombaları bunun açık ifadesidir.
Fakat buna rağmen bilanço oldukça ağır oldu. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) adına yapılan açıklamada dört kişinin hayatını kaybettiği saldırıda 416 kişinin yaralandığı belirtildi. Bu yaralılardan 12'sinin bacağı koptu, 8 yaralı solunum cihazına bağlı, 35 yaralı yanık ünitesinde tutuluyor, 22 yaralı da yoğun bakımda tutuluyor.
DTK Sağlık Meclisi Üyesi Saliha Aydeniz tarafından yapılan açıklamada, dört kişiden birinin yüksekten düşme sonucu hayatını kaybettiği, ambulansların görevlendirilmediği, gelen ambulansların kendi çabalarıyla geldikleri vurgulandı.
DİHA'ya konuşan Aydeniz, şöyle konuştu:
Her mitingte ve organizasyonda Valilik bilgilendirilmesiyle gerekli tedbirlerin alınması için devlet kurumlarına yazılar yazılır. Bu bilgilendirme İl Sağlık Müdürlüğü'ne de yapılmıştır. Ancak Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Servisi'nin resmi görevlendirmesini yapmamıştır. Patlama sonrası 112 Acil Servisi'ndeki çalışanların duyarlılığıyla ambulans gönderilmiştir. Aynı müdürlük daha bir hafta önce 112 Acil Servisi'nden 75 kişiyi görevlendirmiştir. Ambulansın geç ulaşması ve polisin gaz bombasıyla müdahale etmesi nedeniyle zaman kaybı yaşanmıştır. Bu da ölümlere neden olmuştur.