Murat Yücesu yoldaşı kaybettik. Anısı mücadelemizde yaşayacak...
Murat Yücesu yoldaşı dün kaybettik.
O, bu coğrafyanın oldukça kritik kesitlerinde emeğini ve yeteneklerini devrim ve sosyalizm davasına hasreden yoldaşlardan biriydi.
Yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğduğu bu hayatta, onun hemen tüm badirelerinden geçip, hayat içinde pişmiş bir halk adamıydı. Komünistlerle tanıştıktan sonra bu özelliklerini devrim ve sosyalizm mücadelesinin hizmetine akıtmakta ikirciksiz davrandı.
Sayısız işçilik deneyiminden sonra Adana Belediyesi'nde memur olarak çalışan Murat Yücesu yoldaş, '89'larda kabarmaya başlayan emekçi memur hareketinin Çukurova’daki kurucu kadrolarından biridir. Oldukça militan ve kitlesel bir dalgaya dönüşen memur hareketinin Tüm Bel-Sen ayağında azımsanmayacak emeği vardır.
Kendisini sadece emekçi memur hareketiyle sınırlamayıp devrim ve sosyalizm mücadelesinin diğer alanlarında da sayısız görev ve sorumluluk aldı, görev aldığı her alanla üretken bir ilişki kurdu, doğal/halkçı özellikleriyle girdiği her ortamda örgütlü çalışmanın önünü açmış bir duruşun temsilcisi oldu.
Onun kişiliğinde topladığı özellikler geniş kesimler nezdinde sevilen, saygı duyulan bir halk adamı, doğal bir devrimci kadro olarak görülmesini getirdi. Bu özellikleri sayesinde Adana çapında tanınıp sevilen bir emek önderi olarak '92 yerel seçimlerinde Adana Yüreğir'den bağımsız aday olarak gösterildi.
Komünistlerin yerel yönetimlere bakış açılarını ifade eden bir program ve buna uygun canlı, dinamik bir kampanyanın öznesi oldu. Onun şahsında yürütülen o kampanya, işçi sınıfı devrimcilerinin burjuva parlamento ve yerel yönetim seçimleriyle nasıl ilişkilenecekleri, bu kesitlerin sunduğu canlı politizasyon iklimini devrim ve sosyalizm propagandası için nasıl kullanacaklarını pratikte gösteren önemli bir deneyim oldu.
O deneyim bugün bile çok şey öğrenilecek zenginliklerle doludur. Faşist devlet terörünün sokaklarda kol gezdiği o günlerde tavizsizce yürütülen ve oldukça geniş bir eksene oturan bu kampanya, Yücesu yoldaşın özelliklerinin de katkısıyla başarıyla yürütüldü.
Yücesu yoldaş mücadelenin sadece yasal cephesinde değil illegal cephesinde de görevler almış, yasal olanla/yasadışı olan arasında nasıl bir devrimci ilişki kurulabileceğini pratiğiyle göstermiştir. '95 yılında Adana'da yapılan TİKB operasyonuna kadar her iki alanda da örgütünün önünü açan, faaliyete olanaklar yaratıp bu olanakları işleyen öncü bir tutumun sahibi olmuştur.
'95'te girdiği cezaevinde de bu geleneğin dışında bir tutum almamış, onun bir parçası olarak kalmayı başarmıştır.
'97 tasfiyeci hizbiyle birlikte Yücesu yoldaşla ilişkilerimiz sarsıldı. Fakat onun yolları sol görünen bu sağcı tasfiyecilikle de hiç buluşmadı. Yıllarca emek akıttığı örgütüne hiçbir zaman sırtını dönmedi.
2000'lerde tahliye olduğunda örgütlü devrimci mücadele içinde yer almadı. Ama örgütüne, örgütlü devrimcilik anlayışına, devrim ve sosyalizm davasına zarar verecek herhangi bir pratiğe girmediği gibi, yardım için kapısı çalındığında da açmamazlık etmedi. Elinden geleni yapmaktan geri duran bir tutum sergilemedi.
Anısı mücadelemizde yaşayacak!..
(*) Murat Yücesu yoldaşın cenazesi bugün (10 Haziran) 10.00’da Balcalı Hastanesi'nden alınıp 100. Yıl Cemevi'ne, saat 11.00’de ise Emek Mahallesi eski SSK yanı Esenyurt Apartmanı'ndaki evine götürüldükten sonra Asri Mezarlık’ta toprağa verilecektir.