İHD ÇYK, Tüm Emek Sen üyesi oldukları için işten atılan Grand Hyatt Otel işçileriyle ilgili basın açıklaması düzenledi
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu, Tüm Emek Sen üyesi oldukları için işten atılan Grand Hyatt Otel işçileriyle dayanışma için basın açıklaması düzenleyerek, “Uluslararası sözleşmeleri ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni çiğneyen Gran Hyatt Otel patronunu sorumlu davranmaya ve işçileri bir an önce işe geri almaya çağırıyoruz” dedi.
Grand Hyatt Otel işçileri taşeron çalışmaya karşı mücadele etmek üzere Tüm Emek Sen'de örgütlenmiş ve hemen ardından işten atılmıştı. İşten atılan Gran Hyatt Otel işçileriyle dayanışma amacıyla İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu üyeleri bugün (10 Haziran) Grand Hayatt Otel önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Harbiye'de TRT Radyoevi önünde bir araya gelen Turizm ve Otel İşçileri Dayanışma Platformu ve İHD İstanbul Şubesi üyeleri “Sendika haktır engellenemez!”, “Grand Hyatt işçisi yalnız değildir!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”, “Taşeron çalışma ölüm demektir!”, “Grand Hyatt işçisi kazanacak!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganları atarak Grand Hyatt önüne yürüdü.
İHD İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu üyesi Osman Özkan “Ülkemizde üç milyondan fazla insan işten atılma korkusuyla yaşamaktadır. Akşam bu korkuyla yatıyor, sabah bu korkuyla uyanıyor. Ve bu başlı başına bir insan hakkı ihlalidir. İşten atanlar fedakarlık diyorlar. Feda işçiye karlar patrona... Onlar karlarına kar katarken, işçilerin payına işten atılmak düşüyor ya da açlıktan ölmek düşüyor. Grand Hyatt yönetimiyle görüşmek için girişimde bulunduk fakat sonuçsuz kaldı. Grand Hyatt yönetimi uzlaşma için bir adım atmış olsaydı bizim bugün burada olmamıza gerek kalmayacaktı. Çalışmak bir insanın hakkıdır ve onu işten atmak yaşam hakkını elinden almaktır. İş daraltması diyerek insanların işten atılmasında asıl amaç işçilerin taşeron sistemine karşı örgütlenmeleri ve net taleplerle bu mücadelenin arkasında durmalarıdır.” dedi.
İHD İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu adına basın açıklamasını Aynur Polat okudu. İşsiz sayısının 6 milyonu geçtiği Türkiye'de işsizler ordusuna her gün yenilerinin katıldığını ve 3 milyondan fazla insanın işten atılma korkusuyla yaşadığını belirten Polat, “Yalnızca bu bile başlı başına bir insan hakkıdır. Yasal ve meşru olmayan haksız gerekçelerle işçileri işten atmak, onları işsiz ve aşsız bırakmak, işverenlerin ve patronların politikaları haline gelmiştir” dedi.
Çalışma hayatında insan hakları ihlallerinin, kayıt dışı-düşük ücretle-sendikasız-sigortasız-güvencesiz-kadrosuz çalıştırma, işten atma biçiminde sürdüğü, iş cinayetlerinin bu toplamın bir sonucu olduğunu söyleyen Polat, 350 işçinin çalıştığı Grand Hyatt Otel'de, işçilerin İHD'ye yaptıkları başvurulara göre 20'si sendikalı, 30 taşeron ve 3 kadrolu işçinin 'üretim daralmasıyla' işten atıldığını belirtti.
İşçiler "üretim daralması" gerekçe gösterilerek işten atılmış olsalar da, patronun asıl tahammülsüzlüğünün sendikalaşmanın yanı sıra haklı ve meşru taleplerinde ısrarlı olmaları ve arkasında durmalarına olduğunu belirtti. İşten atılmanın haklı bir gerekçesi olamayacağını, geçinmek için çalışmanın bir insan hakkı olduğunu söyledi.
Grand Hyatt patronunun bir taraftan “üretim daralması” nedeniyle işçileri işten atarken diğer taraftan da Antalya'dan işçi alımı gerçekleştirdiği bilgisini veren Polat, “Bu yaşananlar bile işçilerin sudan bahanelerle haksız hukuksuz ve temelsiz bir şekilde işten atıldıklarını göstermektedir” dedi.
İşçilerin işten atıldıklarından bu yana geçen zaman içinde yeniden işe dönmek için verdikleri mücadelenin Grant Hyatt patronu tarafından görmezden gelindiğini ve işçilerin bunca zamandır işsiz bırakıldığını belirten Polat, sorunun çözümü için İHD tarafından yapılan girişimin de uzlaşmaz bir tutumla sonuçsuz bırakıldığını belirtti.
İşçilerin sendikaya üye olmak, sendikalı olmak, insanlık onuruna yakışır koşullarda çalışmak ve ücret almak, çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etmek, işsizliğe karşı korunmak gibi hakların Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde ve mevcut Anayasa'da bir hak olarak tanımlandığını hatırlatan Polat, “Gran Hyatt patronu işçileri işten atarak, yukarıda adları geçen kanun hükmünde olan Anayasa'nın 90. maddesini hiçe saymıştır. Haksız ve hukuksuz olan bu uygulamaya son verilmesi, işten atılan işçilerin derhal geri alınması, taleplerinin kabul edilmesi ve mağduriyetlerinin giderilmesi için patronu sorumlu davranmaya çaırıyoruz” dedi.
İşten atılan Grand Hyatt Otel işçilerinin taleplerinin;
* Taşeron çalıştırmaların kaldırılması herkesin kadroya alınması,
*Taşeron işçilerin geriye dönük haklarının verilmesi,
*Sunulan bütün hizmetlere yüzde on servis ücretinin dahil edilmesi bütün işçilere eşit şekilde dağıtılması,
*Haftalık izinlerin 2 gün olması, sosyal haklar bölümünden yakacak yardımının tekrar başlatılması,
*Tatil günlerinde çalışanların ücretlerini yasal alt sırınırının 2,5 katı olarak ödenmesi,
*İşçilerin yasal olan sendikal haklarının engellenmemesi, bu haklara saygı gösterilmesi,
*Eşit işe eşit ücret ödenmesi, kadrolu taşeron ayrımına son verilmesi,”
şeklinde olduğunu belirten Polat, Grand Hyatt işçilerinin haklı mücadelesinin takipçisi olacaklarını belirtti.
Basın açıklaması yine sendikalı oldukları için işten atılan Dora Otel işçilerinin 16 Haziran'da 9.30'da iki ayrı mahkemede ve 24 Haziran'da ise ilk işten atılan 4 işçinin mahkemelerinin yapılacağını mahkeme günlerinin akşamında Dora Otel önünde eylem yapılacağı duyurusuyla bitirildi.