Afyon Sandıklı'da ırkçı saldırıya maruz kalan Kürt işçiler iki gündür çaresizlik içinde bekliyor
Biz inşaat işçilerinin sadece en temel haklarımız, ücretlerimiz gaspedilmiyor. Gelinen noktada patronlar canımıza da göz dikmiş durumdadır.
İki gün önce (10 Haziran) Afyon Sandıklı’da inşaat işçilerinin linç edileceği bir tezgah kurulmuştur. Yalanlar, kışkırtmalar üzerinden kurulan bu tezgah doğrudan patron tarafından örgütlenmiştir. Şantiye içindeki işçiler bu yalan ve kışkırtmalarla linç gruplarının hedefi haline getirilmiştir.
Afyon Sandıklı’da Hüdai Kaplıcaları’ndaki May Termal Otel inşaatında çalışan 140 inşaat işçisi, bir süredir ücretlerini alamadıkları için şantiyeyi terk etmediler. Bunun üzerine müteaahhit firma sahibi eski belediye başkanı (Antalya’nın turistik beldesi Belek’in eski belediye başkanı AKP’li Yusuf Mecek) yaklaşık 100 kişilik ırkçı bir grubu şantiye önüne toplayarak ırkçı kışkırtmalarla, bir dolu yalanla büyük bir çoğunluğu Kürt olan inşaat işçilerine karşı bir saldırı planladı. Yusuf Mecek hakkında internette bir tarama yaptığınızda o ve aynı zihniyete sahip olanların para için yapamayacağı şeyin olmadığını görürsünüz.
Türk bayrağı açıp, ırkçı sloganlarla gece saatlerine kadar şantiye önünde bekleyen faşist grup işçilerin etrafını sardı. Asker ve polisin gelmesiyle şantiye abluka altına alınarak işçilerin barakalarının dışına çıkmasına izin verilmedi.
Daha sonra işçilerin sendikamızla iletişime geçerek durumu anlatması üzerine firmayla iletişime geçildi ve bir an önce işçilerin parasını ödemelerinin gerektiği söylendi.
140 inşaat işçisi hala şantiyedeki barakalarında ölümle burun buruna, paralarını almak için direniyorlar.
Afyon Sandıklı’daki inşaat işçileri sadece çalıştıklarının karşılığını istiyorlar. Bu kadar temel bir hak için bile işçileri öldürtmeyi planlayacak kadar canileşmiş işçi düşmanları, işçinin üç kuruşuna el koymak için neler yapabileceklerini de ortaya koymuş oluyorlar.
İnşaat işçisi artık yalnız değildir! Böyle provokasyonlara, yalanlara, saldırılara karşı birlikte hareket ederek karşı duracaktır!
İnşaat İşçileri Sendikası olarak Afyon Sandıklı'daki inşaat işçilerinin direnişini ve süreci birebir takip edeceğiz, işçilerin yanında olacağız. İşçi kardeşlerimizin paralarını alana kadar mücadelemizi beraber sürdüreceğiz!
İNŞAAT-İŞ SENDİKASI

Afyon Sandıklı’da ırkçı saldırıya maruz kalan işçi arkadaşımızla röportaj yaptık:
ŞANTİYE GAZETESİ: Merhaba, öncelikle yaşamış olduğunuz bu çirkin saldırıdan dolayı sendikamız adına tüm işçi kardeşlerimize geçmiş olsun diyoruz. Olayın gelişimini özetler misiniz?
İŞÇİ N.: Eski Belediye Başkanı’nın yaptırdığı Kaplıca Otel inşaatı işçileriyiz. Bir süredir Afyon’da çalışıyoruz. Aybaşı geldi, paralarımızı alamadık. Şantiye sahibi müteaahhit firmayı (Gazi) arayacaktı ödemelerimizi yapmak için. Ancak belediye başkanı denilen kişi paramızı vermiyor.
İki gün önce şantiyede kavga çıktı. Bir anda grup grup insanlar şantiye önünde toplanmaya başladı. Öğlen 15.00-16.00 gibi 300 kadar insan oldu. Ve bize saldırmaya başladılar, üstümüze taş attılar, aklınıza ne gelirse… Bu böyle gece 24:00’ye kadar sürdü. İki gündür şantiyede mahsur kaldık.
Şantiyede elektrik yok, logar kokuyor, şantiye pislik içinde. İnsanın yaşayacağı bir halde değil. Bu imkansızlıklar ve can güvenliğimiz olmadan burada sıkıştık kaldık.
ŞANTİYE GAZETESİ: Asker ya da polis, saldırıları engelleyecek bir girişimde bulunmadı mı?
İŞÇİ N.: Polis ve asker geldi ama sayısal olarak o kadar yetersizlerdi ki kitleyi engelleyecek nitelikte değillerdi. 3-5 kişi geliyorlar, iki gündür çevik kuvvet gelecek hâlâ gelmesini bekliyoruz. Can güvenliğimiz yok ve korunmuyor da.
ŞANTİYE GAZETESİ: Saldırıyla ilgili yorumunuz nedir, saldırının nedeni ne olabilir?
İŞÇİ N.: Bu saldırı tamamen firma müteaahhitinin insanları galeyana getirmesidir. Arabalar dolusu insanı kendisi getirtti. Emeğimizin karşılığını vermemek için yaşama hakkımızı gasp ediyor. Sadece hakkımızı istedik.
Saldırı hem emeğimize hem kimliğimize yapılıyor. Çalışanların neredeyse tamamı Kürt. Paramızı vermemek için halkı Kürt kimliğimizle kışkırtıyor. Yani ırkçı bir saldırı; hem işçilere hem Kürtlere yönelik bir saldırı uyguluyor.
ŞANTİYE GAZETESİ: Şantiye içindeki durumunuz nedir şu an?
İŞÇİ N.: İki gündür burada mahsur kalmış durumdayız. Elektrik yok, su yok, logar kokusundan ve buranın pisliğinden sağlığımız tehlikede. Cebimizde 1 lira para yok. Aç, susuz buradan kurtulacak mıyız diye bekliyoruz.
ŞANTİYE GAZETESİ: Son olarak neler söylemek istersiniz nedir?
İŞÇİ N.: Ne diyelim ablam, halimiz ortada. Bir an önce Afyon’dan çıkıp evlerimize gitmek istiyoruz sağ salim. Bir daha da buraya ayak basmayız. Çünkü bu unutulmayacak bir tarihtir. Bu kabul edilecek bir şey değildir. Bir şey istemiyoruz, hakkımızı istedik. Bu reva mı bize? Bu insan seçilmiş belediye başkanlığı yapmış. Bunu nasıl kendine yakıştırıp yapar. Halkın yüzüne nasıl bakacak, olacak şey değil! Bu adama nasıl oy verdiler? İnsanların emekleri yok sayılarak ve hakkına girilerek alınterinden çalınarak zengin olunuyor. Emeğimizin karşılığı verilmiyor ama adam şahane otel yapıyor, kaplıcalı. Burada fazla görülen, değersiz görülen tek şey bizim emeğimizin karşılığı. Ben istiyorum ki masumlardan çaldığı, hakkına girdiği her kuruş burnundan gelsin.
ŞANTİYE GAZETESİ: Bir mesajınız var mı ?
İŞÇİ N.: Burada ölmek istemiyoruz. İki gündür can güvenliğimiz yok ve hayat kaygımız var. Onlar öldürmezse buradaki şantiye koşullarından, imkansızlıktan öleceğiz. Herkes elini vicdanına koysun. Bizim buradan çıkmamız için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Bizim burada öldürülmemize izin vermeyin.
ŞANTİYE GAZETESİ: Teşekkür ederiz. Bizlerle bu zor anlarınızı bu şartlarda paylaştınız. Sesiniz olacağız.Tüm emekçilerimize selamlar.