Erdoğan bugün yaptığı açıklamalarla Kürt halkına olan kinini bir kez daha kustu!
Emperyalist güçlerin ve Türkiye başta olmak üzere bölge gericiliklerinin desteğini alan IŞİD çetesinin Kobanê'de gerçekleştirdiği son katliamda hayatını kaybedenlerin sayısı 201'e ulaştı. Bunların çoğunluğu kadın ve çocuk, sayının artacağı bekleniyor. Yüzlerce de yaralı var. Erdoğan'ın Rojava'ya dönük son açıklamalarıysa bu katliamla dolaysızca ilişkili olduklarının açık ilanı anlamına geliyor!
Kobanê'den sonra Til Ebyat'ta da hezimete uğrayan IŞİD savaş çetesi ve karanlık destekçileri her hezimetten sonra daha bir çirkefleşiyorlar. Bölgeyi mezhep çatışmalarının, etnik boğazlaşmaların girdabına sürükleyerek yayılmacı hayalleri için zemin hazırlamaya çalışanların (Türkiye'deki rejim güçleri gibi) yapmayacağı şeyin olmadığını son Kobanê katliamında da görmüş olduk.
Mazlum Kürt halkının bizzat bölgeyi karıştıranların ortaya çıkardığı tarihsel fırsatı/fırsatları Rojava'da halkların kardeşçe ve demokratik bir birlik içinde yaşamalarını esas alan yeni bir yapılanmaya dönüştürmesi karşısındaki hazımsızlık rejimin karanlık dehlizlerinde yapılan sayısız kanlı-kirli planın konusu ediliyor.
Bu hazımsızlığın düzeyi bugün Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyan Tayyip Erdoğan tarafından aleni bir tehdide dönüştürüldü. Kobanê'de yapılan son büyük katliamın asıl failinin kim olduğunun itirafı anlamına da gelen açıklamalarında Tayyip Erdoğan Rojava'yı işgal tehdidi savurdu!
Sınırlarında IŞİD gibi bir caniler güruhunun olmasından rahatsızlık duymayan, dahası bu caniler güruhunu her açıdan besleyip, kollayan Erdoğan, bu rejimin tarihsel Kürt fobisini olduğu kadar, düşmanlığını da bir kez daha dile getirmiş oldu.
Erdoğan'ın Kürt halkına savurduğu, "Suriye'nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun bilinmesini istiyorum. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz" tehditlerinin palavradan ibaret olduğunuysa hep birlikte göreceğiz!
Fakat onun bu sözleri IŞİD'in Til Ebyat'tan sökülüp atılmasından sonra medyasıyla ağız birliği etmişçesine "YPG Türkmen ve Arap köylerini boşaltıp Kürtleri yerleştiriyor", "Bir etnik temizlik yapacak" demesinin hangi planın parçası olduğunu da gösteriyor. Yalan ve her türlü dalavereyle, kirli tezgahlarla Rojava'nın işgaline altyapı hazırlamaya çalışan bu çetenin giderek bunlara da ihtiyaç duymayıp açıktan oynayacağı anlaşılıyor!
Biliyoruz ki; Kobanê'nin tepesine saldığı IŞİD canavarının kente girdiği anlarda adeta bayram edercesine "Kobanê düştü düşecek!" demesinin yanıtı nasıl ki Kobanê'nin ölümüne bir direnişle özgürleşmesi ve IŞİD canavarının gelinen noktada Rakka'daki inine kadar kovalanması olduysa, Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde girişeceği çılgın girişimlerin yanıtı da farklı olmayacaktır. Hep birlikte göreceğiz!