Bir kişi daha sokak ortasından kaçırılarak işkenceye uğradı. Militan bir sendikacı ve tutarlı bir demokrat olan Erdal Bozkurt'un uyuşturucu ve yozlaşmaya karşı mücadeleye başlaması işkenceciler için yeterli oldu.
Kargo Lider direnişinde bir çok defa patronun paralı adamlarının ve polisin saldırısına uğrayan sendikacı Erdal Bozkurt kaçırıldı ve işkenceye uğradı.
Militan bir sendikacı olan 29 yaşındaki Erdal Bozkurt'un maruz kaldığı muamele polisin uyuşturucu tekerine çomak sokmasına dayanıyor.
Alibeyköy'de ikamet eden Erdal Bozkurt, uyuşturucu ve yozlaşmaya karşı mahallesinde bir duyarlılık ve tepki örgütlemeye kalkışınca faşist zoru karşısında buldu.
Önce 25 Eylül tarihinde kardeşi, halası, yengesi ve bir arkadaşıyla gözaltına alındı. Gözaltının gerekçesi olarak cinayet ve yaralama suçlaması gösterilse de sorguda polisin üzerinde durduğu konu semtteki toplantılar oldu. Fiziksel ve psikolojik işkenceye uğradı, tartaklandı, tehditlere maruz kaldı. Fakat "akıllanmadı". Sorguda kendisini "akıllandırmaya" yönelik polisin tüm çabasına karşı hala toplantı düzenlemenin demokratik bir hak olduğunu söyleyen Bozkurt'a demokratik hakkın ne olduğunu 12 Ekim tarihinde gösterildi.
Gözaltı süreci sonrasında oturduğu semtte önü kesilerek polisler tarafından alenen tehdit edilen Erdal Bozkurt, 12 Ekim akşamı saat 18:00 sularında beyaz bir Evropa'yla 4 sivil polis tarafından kaçırıldı.
Arabada kaba dayak, küfür ve hakaretler ile başlayan işkence, gözleri bağlanarak götürüldüğü bir bodrumda domuz bağı yapıldıktan sonra daha da arttırıldı. Ne olduğunu anlayamadığı bir şeyle vücudunu çizmeye başladılar ve kablo ile dövdüler.
İşkencenin ardından Erdal'ın vücudunda, Ulucanlar katliamından sonra devrimci tutsaklara özel bir suya batırılan neşter ucuyla yapılan işkencenin izlerine benzeyen izler oluştu. Aynı izler kamçı işkencesi sonrasında da çıkıyor.

Erdal, 24 saatten fazla süren bir işkencenin ardından 13 Ekim tarihinde arabayla Hasdal mezarlığı yakınlarına, bir kez daha alındığında infaz edileceği söylenerek atıldı.
Bundan önce, devrimci sanat emekçisi Sevda Aydın 12 Aralık tarihinde saat 16:30'da Aksaray Yusufpaşa durağından kaçırılıp işkence ve tecavüze uğramıştı.
30 Ocak tarihinde ise Yakacık'ta bulunan işyerinden çıkıp evine giden, bir dönem DEHAP Gençlik Kolları'nda faaliyet yürütmüş olan 23 yaşındaki Ayhan Kılıç 5 sivil giyimli polis tarafından kaçırılmıştı. Ajanlaşması istenen Kılıç, onursuzluğu kabul etmeyince copla tecavüze uğramıştı.
12 Nisan'da da geçmişte PKK davasından hapis yatmış olan 26 yaşındaki Cemal Özün, saat 19:30 sularında Şişli minübüs duraklarından sivil polisler tarafından kaçırıldı. Özün, kaçırıldığı gün faşizmin zindanlarında yakalandığı Hepatit B hastalığının tedavisi için gittiği doktordan dönüyordu. Üzerine yıkılmak istenen suçları kabul etmeyince sigara söndürme, elektirik, kaba dayak gibi işkencelere maruz kaldı. Bayılınca Okmeydanı hastanesinin önüne atıldı.