MİT kontrolünde 'Türkmen Ordusu'

Bu girişimin kanlı senaryoların işletilmesine dönük adımların peşisıra geleceğine bir işaret olduğu da açık

AGÎRE JÎYAN
Perşembe, 9 Temmuz 2015 (10 yıl 9 ay önce)

Türk devletinin Cerablus üzerinden depreşen Halep sevdası, asıl olarak bölgede değişen dengeler ve ittifak ilişkileri nedeniyle, kendisini nal toplamaktan nasıl kurtaracağı arayışını ele veren gelişmelere işaret etmektedir.



 



Emperyalist güçler ve bunlarla işbirliği içerisindeki bölge gericiliklerinin ittifak ilişkilerine yaslanarak, yakın zamana kadar bölgede “rol modeli”, “bölgesel aktör” havasında olan Türk devletinin bu şişkinliği çok uzun sürmedi. “Sıfır sorun”dan, sorun bataklığına uzanan “stratejik derinlik” boyutlandı.



 



Bir yandan ABD'nin başını çektiği emperyalist blok tarafından Müslüman Kardeşler, IŞİD, El Nusra gibi Türkiye'nin hamilik yapmak istediği gerici güçlerin etki alanı sınırlandırılmak istenince, hevesleri kursaklarında kaldı.



 



Diğer taraftan çizilen yapay sınırlarla dört ayrı parçaya bölünmüş Kürt Ulusu'nun Rojava'da başlayan demokratik özerklik inşası, Kobanê ve Girê Spî'nin özgürleştirilmesiyle bölgedeki farklı demografik şekillenişe sahip halkların, nasıl yaşayacaklarına kendilerinin karar verme iradesini güçlendirmesi, Türk devletinin paçalarını tutuşturdu.



 



Bu gelişmeler içerisinde, Türk devleti geleneksel kırmızı çizgilerinin ve tarihsel fobilerinin refleksleriyle hareket etmenin yanında asıl olarak oyun dışı kalıyor olmanın telaşına düştü. Savaş çığırtkanlığı, sınıra yığınak yapması ve bu yönlü estirdiği rüzgarın altında yatan temel şey, bölgede değişen dengeler içerisinde kendisine rol kapmak.



 



Bu yüzden o hatta bire bir kendi güdümlerinde hareket eden bir gücü yaratmanın peşindeler. Geride bıraktığımız haftasonu Antep'te yapılan toplantıyla, startını verdikleri Türkmen Ordusu inşası bunun somut bir adımı olarak görülebilir.



 



Bu, MİT'in organize ettiği Suriyeli Türkmenlerin “genel istişare amaçlı genişletilmiş” ikinci toplantısıydı. Toplantıya Halep, Golan, Mumbuç, Cerablus, Lazkiye, İdlib, Rakka, Tel Abyad ve Humus'dan 150 kişi katıldı. Türkiye'nin Suriye ve Rojava’da kendisine yeni bir savaş gücü yaratması amacıyla yapılan toplantıda, Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, “IŞİD ve PYD tehlikesine karşı kaybedecek bir dakikalarının bile olmadığını” söyledi. Bu girişimin kanlı senaryoların işletilmesine dönük adımların peşisıra geleceğine bir işaret olduğu da açık.



 



Bayır Bucak Türkmenler'ine gittiği söylenen cephane dolu TIR'ların, El Nusra, IŞİD gibi gerici çetelerin beslenmesinin yanında, kendi denetimlerinde askeri bir gücün altyapısının oluşturulmasına da hizmet ettiği açığa çıkmış oldu.