Yine hasta tutsaklar için...

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 56. haftasında da sesini duyurmak için sokaktaydı

GÜNCEL
Cumartesi, 11 Temmuz 2015 (11 yıl 3 ay önce)

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 56. haftasında sesini duyurmak için yine sokaktaydı. Saat 17:45’te Sakarya’da sloganlar eşliğinde kısa bir yürüyüş yapıldıktan sonra basın açıklaması okundu:



 




56 haftadır alanlardayız;





'Hapishaneler mezarlığa dönüşmesin' diye!





Barış sürecinin vazgeçilmez gündemi olan 'hasta mahpusların derhal serbest bırakılması' sorunu 56 haftadır alanlarda haykırılmasına rağmen devlet yetkilileri sessizliğini sürdürmektedir. Hasta mahpuslar için hiçbir adım atmayan devlet barış sürecini de koalisyon pazarlıklarına kurban etmiş 4 aydır süreci askıya almıştır.




 




Hapishaneler mezarlığa dönüşmesin diye!





Verdiğimiz mücadeleye rağmen devlet hasta mahpusları ölüme terk etmeye devam ediyor. Son olarak ağır diyaliz hastaları olan Mardin E tipi kapalı cezaevinde 44 yaşındaki HASAN AŞA ile Diyarbakır D tipi kapalı cezaevinde bulunan 30 yaşındaki CELAL ŞEKER yapılan bütün çağrılara rağmen ölümle yüz yüze bırakılmıştır. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz HASAN AŞA ve CELAL ŞEKER derhal serbest bırakılmalıdır.





İnsan Hakları Derneği’nin güncellenmiş son verilerine göre hapishane koşullarında tedavisi olanaksız, ölümü bekleyen ağır hasta mahpus sayısı 282, sürekli hastalık ve sakatlık durumunda olup yine hapishane koşullarında tedavisi olanaksız hasta mahpus sayısı 721 dir.Adalet Bakanlığı verilerine göre bu sayı 1300 civarında olup Ve sayı sürekli artmaktadır. Bunun sonuncu olarak hemen her hafta, hapishanelerden yeni tabutlar çıkmaya devam etmektedir.





Yürüttüğümüz yoğun kampanya sonucu arada bir ağır hasta mahpus, 'ölüme beş kala’ -‘hapishanede öldü denmesin’ diye- tahliye edilmektedir. Devletin bu tutumu bir kez daha gösteriyor ki hasta mahpuslar devletin elindeki en büyük koz haline dönüşmüştür. Bu nedenledir ki: Bu süreçte ertelenemeyecek, ihmal edilemeyecek görevlerin başında da 'hasta mahpuslar sorunu' ve onların 'yaşam hakkı' geliyor. Yaşam hakkının ve sağlık hakkının temel bir hak olduğunu biliyoruz ve tüm duyarlı insanları özgürlük mücadelesinde taraf olmaya çağırıyoruz. Bu nedenle;




-       Hasta mahpusların sağlık durumlarının belgelenmesi için Adli Tıp Kurumu tek belirleyici olmaktan çıkarılmalıdır. Üniversite ve tam teşekküllü herhangi bir hastanenin vereceği rapor da geçerli olmalıdır.



-       Hapishanelerde doktor ambulans sürekli bulundurulmalı (kalp krizi) gibi acil durumlara müdahale edilmelidir.



-       Hastanelerde kelepçeli, asker ve gardiyan gözetiminde muayene dayatmasına son verilmelidir.



-       Ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması hakkındaki kanunun 16/3 maddesi ile 25. Maddesi iptal edilmelidir.



-       Hapishane koşullarında ya da devlet hastanelerinin mahkûmlara ayrılan bölümlerinde tedavi olanağı olmayan hasta mahpusların cezasının infazı iyileşinceye kadar ertelenmelidir.



-       Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!



-       Sağlık ve yaşam hakkı temel bir haktır engellenemez!



 



HASTA MAHPUSLARA ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ