Hayatı kararana 10 bin YTL

GÜNCEL
Çarşamba, 18 Ekim 2006 (20 yıl 1 hafta önce)

Halil İbrahim Okkalı, 12 yaşındayken çalıştığı garajın sahibi tarafından hırsızlıkla suçlandı.

Patron mesnetsiz iddiasını küçük çocuğa kabul ettiremeyince kulağından tuttuğu gibi "275 dolarımı çaldı" diyerek karakola götürdü.

Çocuk emeği sömürücüsü tarafından karakola bırakılan 12 yaşındaki Halil İbrahim polislerin işkencesine uğradı.

1999 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. Davası 7 yıl sonra sonuçlandı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkenceyi yasaklayan 3. maddesinin ihlal edildiğini, bir çoğunun korunması için önlem alınmadığını belirten mahkeme, işkence gördüğü doktor raporu ile belgelenen Okkalı’ya 10 bin Euro tazminat, 3 bin 500 Euro mahkeme masrafları için toplam 13 bin 500 Euro’nun ödenmesine hükmetti.

Halil İbrahim, 3 bin 500 Euro bulamasaydı mahkemeye bile başvuramayacaktı. Nitekim, kayıt parası yüzünden evine yakın okula yazdırılamayan ve İstanbul'un göbeğinde donarak ölen 8 yaşındaki Atalay'ın babası da 10 bin TYL'lik harcı denk edemediği için dava açamamıştı. Bundan da vahimi sanayi cehennemlerinde köle işçiler çocuk işçiliğin, patronların/ustabaşlarının dayak ve hakaretlerinin, işkencenin suç olduğunu bile bilmeden sömürülüyorlar. İş cinayetleri ile vücutları parçalanıp bir kenara atılıyorlar.

Mahkemelerin ise ne olduğunu Halil İbrahim örneğinde bir kez daha gördük: Onların mahkemeleri onların düzeninin sürgit devam etmesi için var. Çocuk emeği sömürüsüne, işkenceye karşı göstermelik para cezaları vererek kapitalizmin vazgeçilmezi olan bu uygulamaları meşrulaştırıyorlar.

12 yaşındaki çocuğun psikolojisinde oluşan onarılamaz yaralara ve uyuyamadığı gecelere 10 bin YTL atılırken, işkenceci polisler de çocuk işçi sömürücüleri de icraatlarına devam ediyorlar.