"Hamdolsun herhangi bir sıkıntı yaşamadan oruçlarımızı tuttuk" diye bayram namazı çıkışında nutuk çeker Erdoğan
Hergeçen gün işsizlik ve yoksulluğu artan, her günü oruca dönüşen işçi ve emekçilerin bayramı gelmez bir türlü.
Bayram, maaşını alamayan inşaat işçisinin, yevmiyesi kesilen madencinin, borç batağına saplanmış küçük esnafın, Göle'de taranan köylünün kapısına uğramaz.
"Hamdolsun herhangi bir sıkıntı yaşamadan oruçlarımızı tuttuk" diye bayram namazı çıkışında nutuk çeker Erdoğan. Durmaz burada, sözü başkanlık hayallerini dağıtan 7 Haziran seçim sonuçları üzerinden HDP'ye getirir. Kürt halkını tehdit eder. Şovenist histerinin kınından boşalmasını buyurur. "Çözüm süreci" konusunda durduğu noktanın altını birkez daha çizer.
Ülkemizin birliğine beraberliğine kastedenler var. Birliğimizi hazmedemeyenler var. Bu ülkemizin en önemli çıkmazı... Bu şartlar altında parlamentoda temsil kabiliyeti bulmuş olan uzantının kalkıp elinden geleni yapması gerekir... Türk milleti bir noktaya kadar sabreder. Ama sabrın da bir sınırı var... Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum. O fotoğraf karesi doğru bir şey değildir.
12 Eylül faşizminin ürünü baraj sisteminin dağıtılmasında olduğu gibi, bugün işçi ve emekçilerin, ezilen inanç ve halkların ekonomik-siyasal haklarının genişletilmesinin yolunun birleşik sokak hareketinin diri tutulmasından geçtiği akıldan çıkarılmamalıdır.
Erdoğan gillerin, rejimin korkusunu büyütmek, onların tehditlerine papuç bırakmadan işçi ve emekçilerin, ezilen halkların sokağına da bayramın geleceğini hatırlatmak gerekir!..