Çetelerle 11 ay boyunca yaşamak zorunda kalan Ezidi kadın vahşet günlerini anlattı
ASYA ÎSMAÎL – BÊRÎVAN OSMAN / SERÊKANIYÊ
DAIŞ çeteleri tarafından kaçırılan Ezidi kadın 11 ay sonara çetelerin elinden kaçarak Serekani’ye geldi. Çetelerle 11 ay boyunca yaşamak zorunda kalan Ezidi kadın vahşet günlerini anlattı.
H.E adlı 16 yaşındaki Ezidi kadın Şengal’in Nesir Mahallesi’nde eşi S.E ile birlikte yaşıyordu. H.E DAIŞ çeteleri tarafından kaçırılarak insanlık dışı birçok muameleyle yüz yüze kaldı. 11 ay sonra çetelerin elinden kurtularak Serekaniyê gelen H.E başından geçen vahşet dolu günleri ANHA muhabirleri ile paylaştı.
‘Pêşmergeler kaçtılar’
H.E, “çeteler Şengal’e saldırdığında KDP Peşmergelerinin kaçarak bizleri savunmasız bıraktı “diyerek sözlerine başladı. Saldırılar ilk başladığı esnada hamile olduğundan kaynaklı evden çıkmadığını belirten H.E şöyle devam etti: “ sonra halk evlerinden çımaya başladı. Ben ve birkaç aile daha kamyonetlere binerek kendimiz kurtarmaya çalıştık. Xanesor ve Sinun yolu üzerinden çeteler bindiğimiz 10 kamyoneti durdurdu ve bizleri kaçırdı. Nereye götürdüklerini bilmiyorduk.”
Kadın ve erkekleri ayrı tuttular
H.E zindana koyuldukları sırada uçakların bombardımana başladığını belirten H.E şöyle devam etti: “Bizi koymuş oldukları zindandan çıkarıp kamyonetlere bindirerek başka bir yere götürdüler. Burada kadın ve erkekleri ayırarak farklı kamyonetlere bindirdiler. Kadınları götürdükleri yer çöl gibi bir yerdi. Erkekleri zindana götürdüklerini söylediler. Uçakların burayı da bombalamasıyla çeteler kaçmaya başladı.”
Bizi Til Efrer kasabasına götürdüler
Kadınları Til Efer’ e götürüp 2 ay burada bıraktılar. Çetelerin emirleri olan biri “bunlara yemek verin ölmesinler” dedi. 2 ay sonra bizi Baduşé Zindanı’na götürdüler. 1 ay da burada kaldık. Uçaklar burayı da bombalayınca bizi Musul’ a getirdiler. 15 gün Musul’da kaldıktan sonra bizleri satmaya başladılar.”
Çeteler 10 yaşındaki çocuklara tecavüz ediyordu
15 gün Musul’da kaldıktan sonra 10-15 yaşlarındaki genç kızları götürdüler. Gözlerimle çetelerin uyguladıkları vahşeti gördüm. 1 gece içerisinde 3 çete 10 yaşındaki Ezidi kızına tecavüz ettiler. Sonra götürdüler o kızı ve ne yaptılar bilmiyorum.
Birçok engelliyi çöl ortasında bıraktılar
H.E Kesir El-Mihrab ilçesine götürüldüğünü anladığını söyleyerek “ kadınlar kamyonlarla zindandan Kesir El-Mihrab ilçesine getirildi. Genç kızları ve kadınları ayırarak farklı kamyonetlere bindirdiler. Yaşı çok küçük olan çocukları ve gençleri ayrı yerlere yerleştirdiler. Küçük yaşata olanları evlendirdiler ya da tecavüz ettiler; yaşı büyük olanları da köle olarak ya da kendiişlerinde çalıştırmak için kullandılar. Engelli ve yaşlı olan kadınları ise çölün ortasında bıraktılar. Onlara ne olduğunu bilmiyorum. Bizlere “siz kafirsiniz, size tecavüz etmek helaldir “ dediler. Evlilik adı altında tecavüz ettiler.” Diye ekledi.
‘Erkeklerin kafasını kestiler’
Dinlerini değiştirmek istemeyen erkeklerin kafalarını kestiler diyen H.E şunları dile getirdi : “Kesir El-Mihrab ilçesinde dinini değiştirip Müslüman olmak istemediğini söyleyen bir adamın kafasının kesildiğini gözlerimle gördüm. Bir paket sigara yüzünden insanların kafasının kesildiğini gördüm.

‘7 yaşındaki çocukları eğitime götürüyorlardı
H.E annesinin kafası gözünün önünde kesilen 7 yaşındaki bir çocuğu savaşmayı öğretmek için eğitim kamplarına götürdüler diyen H.E “ 5 ay sonra çeteler bizi tekrar Til Efer’ e getirdiler. Burada adı Ebû Malik olan çete beni hastaneye götürdü ve çocuğum doğdu. Çocuğun adını Mihemmed koydular. Ebû Malik 30 yaşlarındaydı Raqqalı adı Yasimîn olan bir kadınla evliydi. Evleri Dizan sokağında Elo Camisi’nin yanındaydı. Çocuğum olduktan sonra beni bir dada yalnız bıraktılar, bana yemek verdiler.”
Çeteler onu Reqqa’ya götürdü
“Til Efer’de 2 ay kaldıktan sonra, Mart ayında, oğlumla birlikte Reqa’ya getirildik. Burada yine zindana koydular bizi. 2 gün sonra da Müslüman olmayı kabul edene kadar oğlumu benden aldılar. Müslüman olmayı Kabul edince oğlumu tekrar getirdiler. .eteler siyah giyiniyordu ve yüzleri kapalıydı”.
Tecavüz ettiler
Onu evine götüren Ebû Malik adlı çetenin ona bir ilaç verdiğini belirten H.E şöyle devam etti :” bu ne ilacı diye sorduğumda, hamile kalmamam için olduğunu söyledi. Neden diye soruşumla da beni dövmeye başladı. Ellerimi bağlayıo bana tecaviz etti. Benimle Kürtçe konuşuyordu.”
Ebû Malik Kobanê’de öldürüldü
H.E. zorlu ve şiddetli geçen 2 ay aradan sonra, Ebû Malik isimli çete Kobanê’de çıkan çatışmalarda öldürüldü diyerek sözlerine şöyle devam etti, “Bir defasında Ebû Malik bana Kobani’ye intihar saldırısı düzenleyeceğini söyledi. Ona Kürt halkının iradesini kıramayacaklarını söyledi. Ebû Malik isimli çete Kobani’de öldürüldü.ˮ
Kaçtı
H.E. çetelerin kendisini Ebû Malik’in eşine Yasmîne köle olarak verdiklerini bbelirtti. Yasmîn’in kendisini bir çeteye satmak istediğini kendisinin de kaçış yolları aradığını söyledi ve kaçış öyküsünü şu şekilde anlattı, “13 Temmuz’da iftar vakitlerinde evin pencerelerinden biri açıktı. Çocuğumu da yanıma alarak pencereden atladım ve kaçtım. Rakka’daki bir eve gidip yardım istedim. 2 gün o evde kaldım. 2 gün sonra kaldığım ev çetelerden korktuklarını ima ederek, ‘seni yanımızda barındıramayacağız’ dediler. Öğle saatlerinde o evden ayrıldım. O sıra sokakta 2 kadını görünce hemen onların yanına gidip beni ve çocuğumu kurtarmalarını istedim. Daha sonra o 2 kadın beni Rakka’nın dışına çıkardılar ve iyi bir yurttaşa teslim etti. ben ve çocuğum Rakka’ya bağlı bir köye ulaştırdılar. Beni o köye götüren kişi adı Hecî Hesen olan Kürt birine teslim etti ve hikayemi ona anlattı. Ebû Hesen Rakka’da bir köye bizi götürerek Asayiş güçlerine teslim etti.
Ailesine ulaştı
Asayiş güçleri H.E.nin Başurê Kürdistan’daki ailesiyle irtibata geçerek, onların yeniden kavuşmasını sağladı.
ANHA