Uzaktan gelen çocuklar…

“Keşke bu patlama bizim burada olsaydı da, o uzaktan gelen çocuklar ölmeseydi”

AGÎRE JÎYAN
Salı, 21 Temmuz 2015 (10 yıl 8 ay önce)

Evrensel muhabiri Farûk Ayyıldız, otuz iki kişinin hayatını kaybettiği patlamanın ardından bölge halkının hissettiklerini kişisel twitter hesabından paylaştı.



 



Yaşlı bir akraba, “Keşke bu patlama bizim burada olsaydı da o uzaktan gelen çocuklar ölmeseydi,” diyor içtenlikle. Bu nasıl bir asalet, bu ne kadar yalın bir evlat sevgisi, ayrımsız kucaklanan ne derin bir kardeşlik…



 



Biz alıştık artık ölümlere; içimiz sayısız yerinden deşiliyor gibi olsa, ciğerimiz hiç dinmemecesine kanasa, ruhumuz her ölümle parçalanıp yeni bir ölüme kadar kendini yeniden onarmaya çalışsa da doğrulup ayağa kalkan bir halkın hakkı yoktur durmaya” diyor adeta bu kısacık cümle.



 



Öte yandan, “Uzaktan gelen çocuklar ölmeseydi” hayıflanması, çok iyi bildikleri acıları onların anaları da tatmasınlar diyedir. “Uzaktan gelen” gencecik çocukların ve onların ailelerinin henüz ateş ve kanla kavrulmamış yürekleri için biraz daha şans istemektir! Bu nasıl bir büyüklüktür, kardeşleşme denizi için nasıl bir çağrıdır.



 



Bir yanda 12 yaşında oğlu kurşunlanan, gerilla kızının parçalanmış cesedini toplamaya çalışan, minibüsü yakılan, bürosu bombalanan bir halkın evlatları için “oh olsun” diyebilen sınır tanımaz bir düşmanlık, “kendileri yapmıştır” diyebilecek bir şuursuzluk, “oralarda, uzaklarda bir yerde öldüğü” için akıl almaz bir kayıtsızlık… Öte yanda “o çocuklar ölmeseydi” diyebilen bir enginlik… Taş taş, tuğla tuğla örülecek bir geleceğin ışıklarını bugünden gören bir cesaret… Herkes durup düşünsün bakalım, siz nerede gördünüz daha önce bu asaleti!



 



Diyarbakır’da yaşayan Ayyıldız’ın, Suruç katliamı sonrasında akrabalarıyla arasında geçen diyalogları aktardığı tweet’leri şu şekilde:



 




Bugün Kürdistan'daki akrabaları aradım tek tek. Urfa'da ilçe başkanı amcadan, Amed'de köydekilere kadar. Son1 yıldır haftanın 5 gününü YPG/J'li cenazesi defnederek geçiriyorlardı. Cenazelerin 'normal'leştiği günler.Hissettikler merak ettim, 1 yılın toplamı kadar üzülmüşler.





'Kendi çocuklarımız için üzülüyoruz ama normal karşılıyoruz, bu çocuklar batıdan geldi buraya, yazık' diyen çoktu mesela.





Diğer yandan tarif edilemez öfke. Rojava her parçası, unsuruyla 'kırılma' yaşatmaya devam ediyor. Olası öfke patlaması, tahmini zor mesele.





Mesela yaşlı bir akraba; Keşke bu patlama bizim burada olsaydı da o uzaktan gelen çocuklar ölmeseydi dedi. Lafı duydum, kendime gelemedim.





Kürtler ölümle içiçe. 8 yaşındaki çocuktan, 70 yaşındaki dedeye kadar herkesin ölümü çok normal sayılıyor. Ama dostu ölünce başka üzülüyor.