Suruç'ta ölümsüzleşenler uğurlanıyor

İstanbul, Cizre ve Mardin Kızıltepe'de Suruç'ta ölümsüzleşenlerin uğurlama törenleri vardı

GÜNCEL
Salı, 21 Temmuz 2015 (11 yıl 3 ay önce)

Özünde Rojova Devrimi ile dayanışmak isteyenlere atılan bir bombayla gerçekleştirilen Suruç katliamı, faşist devlete karşı olan, muhalif olan bütün kesimleri hedefledi. En küçük bir kıprıdanmada dahi insanlıkdışı yöntemlerle katledilebilirsiniz mesajı verdi aklınca.



 



Her faşist katliam sonrası olduğu gibi, amaçladığı toplumsal kesimleri yıldırmak, sindirmek bir yana on binleri ayaklandırdı. Faşist Türk devleti yaptığı tüm manevralara, “yaralıları sahiplenme” “Ölenlerin intikamını alma yeminlerine” rağmen dünya çapında da bir kez daha rezil rüsva olmaya aday.



 



Bugün yapılan sayısız gösterlerden biri de Kadıköy Boğa Meydanı’ndaydı. Suruç’ta dün SGDF üyelerine düzenlenen bombalı saldırıyı protesto etmek amacıyla Kadıköy Boğa Meydanı’ndan Bahriye’ye yürümek isteyen ve “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganlarını atan kitleye polis gaz bombaları, tazyikli su ve plastik mermilerle saldırdı. İkisi çocuk 9 kişi gözaltına alındı.



 



Adı Hogir



 



Suruç’ta gerçekleştirilen bombalı eylemde yaşamanı yitiren Cizre doğumlu Uğur Özkan elli bin kişi tarafından “Uğurlar olsun Uğur” sloganıyla defnedildi.



 



Özkan’ın cenazesi kalabalık bir konvoy eşliğinde memleketi Cizre’ye getirildi. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) üyesi Özkan’ın cenazesini karşılamak için öğle saatlerinden itibaren on binlerce kişi İdil Caddesi’nde ve HDP-DBP Cizre İlçe Örgütü binası önünde toplanmaya başladı. Cenaze konvoyunun akşama doğru ilçeye girmesiyle birlikte on binlerce kişi İdil Caddesi’nde “İntikam”, “Şehit namırın” ve “Uğur yoldaş ölümsüzdür” sloganlarıyla konvoyu karşıladı.



 





 



İdil Caddesi’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Suruç’taki katliamda yaşamını yitiren Uğur Özkan ve arkadaşlarının posterleri ile PKK, KCK ve SYKP bayraklarını açan kitle Dörtyol’a doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe HDP Şırnak milletvekilleri Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü ve Aycan İrmez, HDP-DBP Şırnak il ve ilçe eş başkan ve yöneticileri, bölge STK temsilcileri, SYKP Eş Genel Başkanı Necla Kural, SYKP’li gençler ile elli bini aşkın kişi katıldı.



 



Alkış, zılgıt ve “Şehit namırın”, “Biji Serok Apo”, “İntikam” ve “Uğur yoldaş ölümsüzdür” sloganlarıyla Dörtyol’a gelen kitle buradan da Nusaybin Caddesi boyunca yürüyüşe devam etti.



 



Kepenklerin de sabahtan beri kapalı olduğu ilçede hayat tamamen dururken, yediden yetmişe herkesin Uğur Özkan için alanlara çıkarak yürüyüşe katılması dikkat çekti. Kitlenin güvenliğini de yine halk kendisi sağlamaya çalıştı. Şüpheli araç ve kişiler didik didik arandı ve alandan uzaklaştırıldı.



 



Nusaybin Caddesi’nde SYKP’li Uğur Özkan’ın tabutunu cenaze aracından alan kitle cenaze omuzlarında Cizre Asri Mezarlığı’na kadar yürüdü. Alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde Cizre Asri Mezarlığı’na gelen kitle burada Uğur Özkan için tören gerçekleştirdi. Ey Raqib marşı eşliğinde yapılan saygı duruşunun ardından konuşma yapan Meya-Der Cizre Şube Eş Başkanı Mele Kasım Yiğit vahşi DAİŞ çetelerinin barbarcı yaptığı katliamları nefretle kınadığını belirterek, “Hiçbir güç yüzünü özgürlüğe, eşitliğe ve adalete çeviren pırıl pırıl gençleri engellemeye yetmeyecektir. Bizim yiğit çocuklarımız Kobanêli gençlere oyuncaklar taşımak ve oraya yeniden hayat vermek için yola çıktılar ama barbarlar önlerini kalleşçe kestiler ve katlettiler. Bizler bu barbarları kınıyor onurlu halkın özgürlük yürüyüşünde bunların hepsi yok alacaktır” dedi.



 



Yiğit’in ardından SYKP Eş Genel Başkanı Necla Kurul ir konuşma yaparak “Gençlerimiz özgür bir dünya için mücadele ettiler ve yaşamlarını yitirdiler. Her ölümden bir umut, bir Kobanê, bir Cizre, bir Gezi çıkar. Bizler SYKP’liler olarak özgür bir dünya için mücadele ettik ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiçbir katliam bizim sınırsız bir dünya için mücadelemizi engelleyemez. Hepimizin başı sağ olsun.”



 



HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü de özgürlük ve onurlu bir yaşam için mücadele eden herkese baş sağlığı dileyerek, “Gençlerimiz Kobanê’de yeni bir yaşamı inşa etmek için yola çıktılar ama vahşi DAİŞ çeteleri kalleşçe gençlerimizi bombaladılar. Bizler onurlu bir yaşamı inşa edene kadar bu gençlerimizin yolunda yürüyeceğiz ve onların mücadelesini yükseltmek için haksızlığın, adaletsizliğin karşısında her zaman alanlarda olacağız” şeklinde konuştu.



 



SYKP’li Uğur Özkan’ın babası Mehmet Özkan ise oğlunun gerçek isminin Hogir olduğunu belirterek, “Benim oğlumun ismini devlet yasakları nedeniyle Uğur yapıldı. Eşitlik, adalet ve demokrasi için, özgür bir yaşamı yeniden inşa etmek için mücadele etti ve bu mücadelede şahadete ulaştı. Hepiniz benim Uğurumsunuz. Uğurlar olsun Uğurum” dedi. Yapılan konuşmaların ardından SYKP’li Uğur Özkan Cizre Asri Mezarlığı’nda “Uğurlar olsun Uğur” ve “Uğur yoldaş ölümsüzdür” sloganları eşliğinde defnedildi.



 



“Oğlumun cenazesini arıyordum, onlar bomba atıyordu”



 



Suruç'taki bombalı saldırıda yaşamını yitiren Murat Yurtgül ve Emrullah Akhamur, Mardin'in Kızıltepe ilçesinde on binlerin katıldığı tören ile toprağa verildi.



 



Mezarlık çıkışında konuşan Emrullah Akhamur'un annesi Zahra Akhamur, ise "Ben oğlumun cenazesini arıyordum onlar benim üzerime gaz atıyorlardı. Onlar ancak katil DAİŞ'i beslerler" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Murat Yurtgül ve Emrullah Akhamur, Kızıltepe ilçesinde on binlerce kişi tarafından son yolculuklarına uğurlandı. Katliamın yaşanmasının ardından Yurtgül ve Akhamur'un cenazeleri yapılan otopsi ardından Kızıltepe ilçesine getirildi. Kızıltepe ilçe girişinde yüzlerce araçlık konvoy ile karşılanan cenazeler, ilçe girişinde binalarda ve yollarda yüzlerce kişi tarafından "Şehit namırın" sloganlarıyla karşılandı. Yurtgül ve Akhamur'un cenazeleri daha sonra son bir defa aile evlerine götürüldü. Evlerinden alınan Yurtgül ve Akhamur'un cenazeleri omuzlara alınarak Atatürk Mahallesi Mezarlığı'na yürüyüş halinde götürüldü. Yürüyüş sırasında kitle sık sık "Bijî Serok Apo", "Şehit namırın", "Katil Erdoğan", "PKK bunun hesabını soracak" sloganları attı.



 



Defin öncesinde konuşan MEYA-DER Mardin Şube Başkanı Abdullatif Tabar, yaşamını yitiren gençlerin sadece eşitlik ve demokrasi istediğini dile getirerek "Bu topraklar bizim ve bu toprakların özgürlüğü için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hiçbir saldırı içimizdeki inancı bitirmeyecektir" dedi. Tabar'ın ardından söz alan DBP Mardin İl Eşbaşkanı Ömer Öcalan ise, katledilen gençlerin Kobanê'deki çocuklara oyuncak götürdüğünü hatırlatarak, saldırılara karşı mücadele mesajı verdi.



 



Murat Yurtgül'ün amcası Yusuf Yurtgül ise, yaşamını yitiren gençlerin barış ve kardeşlik taleplerinin bile kabul edilmediğine dikkat çekerken, Emrullah Akhamur'un dayısı Hasan Yaşar da "Onlar tüm Kürt halkının şehididir. Onları ve onların mücadelesini hiçbir zaman unutmayacağız" diye konuştu. Törenin ardından Yurtgül ve Akhamur için Kızıltepe Belediyesi Şeyh Davut Yalçınkaya Halk Evi'nde taziyelerin kabul edileceği belirtildi.



 



Yıldız ve Şeker’in cenazesi İstanbul’da



 





 



Suruç'taki katliamda yaşamını yitiren Cemil Yıldız ve İsmet Şeker'in cenazeleri Atatürk Havalimanı'na getirildi. Cenazeleri almak için HDP milletvekilleri Pervin Buldan, Filiz Kerestecioğlu, HDP İl Eş Başkanı Cesim Soylu, CHP il yöneticileri, HDP, ESP, SGD üyeleri havaalanına geldi. İki şehidin cenazesi "Şehit namırın", "Devrim şehitleri ölümsüzdür" sloganları ile cenaze arabasına alındı, Gazi Mezarlığı'na doğru yola çıkartıldı. Havaalanında açıklama yapan Pervin Buldan, "Bugün 32 gencimizin cenazelerini Türkiye'nin dört bir tarafına gönderiyoruz. Başından beri IŞİD'in Türkiye için ne kadar tehlikeli olduğunu söyledik. AKP'nin yanlış dış politikası nedeniyle insanlarımız yaşamlarını yitiriyor. AKP artık IŞİD'e destek vermekten vazgeçsin. Meclis Başkanı, IŞİD'i konuşmak üzere Meclis'i toplantıya çağırsın" dedi.



 



Yıldız ve Şeker'in cenazeleri, Gazi Mezarlığı'nın girişinde binlerce kişi tarafından karşılandı. Kitle ESP ve SGDF bayrakları ile şehitlerin fotoğraflarını açarken, silahlı MLKP milisleri de karşılamaya katıldı. Gazi halkı, mahalle girişinden Gazi Cemevi'ne yürüdü. Yürüyüşte sık sık "Kobane'de düşene, dövüşene bin selam", "Suruç'un hesabı sorulacak", "Şehit namırın", "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Yaşasın partimiz MLKP", "Şehitler yaşıyor MLKP savaşıyor" sloganları atıldı.



 



Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda da AKP'nin katliamdaki sorumluluğuna dikkat çekildi. Sosyalist gençlerin, yoksul Türk ve Kürt halklarının mücadelesinin birleştirmek için Suruç'a gittiğine vurgu yapılırken, "Gezi ile Kobanê birleşti" dönüldü. Şehit olan gençlere, "Gözünüz arkada kalmasın, düşlerini kurduğunuz güzel yarınlara ulaşacağız" sözü verildi. Suruç şehitlerinin cenazeleri bu gece Gazi Cemevi'nde bekletilecek, yarın toprağa verilecek.



 



Suruç'ta, SGDF'li gençlere dönük canlı bomba saldırısında yaşamını yitirenlerden bir bölümünün cenazelerinin İstanbul'a gönderilmesi sırasında karşıklık yapıldığı ortaya çıktı. Ailelerin, cenazelerin Urfa'dan getirildiği Antep Adli Tıp Kurumu'nda yaptıkları teşhisin ardından İsmet Şeker, Cemil Yıldız, Ferdane Kılıç ve oğlu Nartan Kılıç ile Hatice Ezgi Sadet'in cenazeleri uçakla İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarına getirildi.



 



Ancak, İsmet Şeker ve Cemil Yıldız'ın cenazeleri ile birlikte Atatürk Havalimanı'na getirilen Hatice Ezgi Sadet'e ait olduğu düşünülen cenazenin, henüz ailesi tarafından teşhis dahi edilmeyen Polen Ünlü'ye ait olduğu düşünülen cenaze ile karıştırıldığı ortaya çıktı. Karışıklığın ortaya çıkması üzerine Polen Ünlü'ye ait cenaze, uçakla yeniden Antep'e geri gönderildi. Hatice Ezgi Sadet'in cenazesi ise Antep'teki yetkililerce İstanbul'a gönderildi.