Sınır güvenliği asıl olarak Kobanê'ye her türden desteğe karşı. Suruç'ta bomba patlatanlarla aynı amacı güden bir anlayışın ürünü
IŞİD'e karşı mı?
Bakanlar Kurulu toplandı. Sözümona Suruç katliamı konuşuldu. Günlerdir dökülen timsah gözyaşlarının konseptlerine nasıl altlık yapıldığı açığa çıktı.
Alınan tedbirlere bakın.
“Fiziki sınır güvenlik sistemi”
Kobanê sınırına hendekler kazılacak, projektörlerle aydınlatılması artırılacak, geçişler engellenecek.
Havadan karadan sesler alınabilecek, sınırda nefes alınsa duyulacak!!!
Burjuva medyanın planlarını aktardıkları bu hazırlıklar kimin için?!
IŞİD'e karşı olduğuna çocuklar bile güler. Katliam çetesinin elini kolunu sallayarak sınırı geçtiğini, Türkiye'yi her türlü lojistik üs olarak kullandığını dünya biliyor, dünya şahit.
Son Suruç katliamı dahi IŞİD'in içeride de olduğunu, onlar için sınır diye bir engelin sözkonusu olmadığını göstermiyor mu?
"Bu stratejik amaçlarımızın bir parçası"
Türk devletinin, savaş konseptinin maddelerinden birisinin de "Güvenli bölge oluşturma" olduğu bilinir. Amaçlarını da gizlemiyorlar. "Bu stratejik amaçlarımızın bir parçası" diyorlar.
"Teröristlerin destekçileri kitlesel olarak sınırları zorluyormuş", "Gerilla grupları geçebiliyormuş" falan...
Bu konuda ABD emperyalizmi ile açık örtük çelişkileri olduğu, yine bilinen bir gerçek. Bu konuda karşılıklı mutabakata varıldığı, daha doğrusu karşılıklı "tavizler" verildiği anlaşılıyor. İncirlik üssünün kullanılması karşılığında, Türk devletinin ağzına bir parmak bal sürülmüş olması muhtemel.
Savaş konsepti nasıl sadece Kürt halkına karşı değil, işçi sınıfına, emekçilere, neoliberal kapitalizme başını kaldıran her kesime karşıysa, "sınır güvenliği" de böyle bir şey.
Sınır güvenliği asıl olarak Kobanê'ye her türden desteğe karşı. Rojova devriminin boğulmasına dönük histerinin bir sonucu. Suruç'ta bomba patlatanlarla aynı amacı güden bir anlayışın ürünü.