ABD ile yapılan görüşmelerde, Türkiye'nin IŞİD'e karşı gözle görülür adımlar atması şart koşulmuş
Türk burjuva devletinin dün akşam yaşanan gelişmelerin ardından gece Kilis'in Seve Köyü karşısında bulunan Hawar köyünde savaş uçaklarıyla iki IŞİD karargahı ve bir toplanma merkezini vurduğu, bombardımanda 35 IŞİD'linin öldüğü basına yansıdı.
İncirlik, Diyarbakır, Batman ve Malatya-Erhaç üslerinin ABD'nin kullanımına açılmasının ardından yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin, ABD güdümünde şekillenen bölgesel denklem içerisinde oyuna dahil olduğunu gösteriyor. Anlaşıldığı kadarıyla ABD ile yapılan görüşmelerde, IŞİD'in sınırlandırılmasına dönük Türkiye'nin gözle görülür adımlar atması şart koşulmuş.
Türkiye'nin bu adımlarının ilk hamlesi, IŞİD'in sınır hattındaki kitlesel giriş-çıkışlarını seyreltmeye çalışmak biçiminde yaşandı. IŞİD'in bugüne kadar etkin bir biçimde beslendiği Türkiye'nin bu adımlarına tepkisi askere ateş açarak öldürmesi oldu. Böylece ABD emperyalistlerinin basıncıyla IŞİD'le yürütülen 'danışıklı dövüş' giderek bir çatışma halini aldı.
Türkiye'nin bu adımların karşılığında, Kobanê direnişiyle birlikte meşru bir bölge gücü haline gelen ve sınır hattındaki coğrafyada etkisini genişleten PKK-PYD'nin üzerindeki basıncın artırılmasını ve bu gücün özellikle Cerablus-Azez hattını kontrol etmesini engellemeyi masaya koyduğu anlaşılıyor.
Türk devleti ve istihbaratının bugüne kadar IŞİD'le kurduğu ilişkinin derinliği düşünüldüğünde, Türkiye'nin değişik bölgelerine yerleşmiş çetenin elemanları yaşanacak bu çatışmada boş durmayacaktır. Bu durumda “Türkiye'nin Balkanlaşma”, “Pakistanlaşma” tehlikesi açık bir tehdit olarak kendini konuşturacak. Velhasıl yakın bir tehlike olarak Türkiye gerici iç savaş bataklığına doğru hızla ilerliyor.
Türk devleti bu kanlı denklemin farkında ve aklınca süreci “kontrollü” götürmeye çalışıyor. Yanı sıra bir taraftan adım adım ABD’nin istediği hizaya girerken diğer taraftan “önleyici müdahale” kapsamında Türkiye ve Kuzey Kürdistan illerinde düzenlediği operasyonlarla örgütlü devrimci ve yurtsever güçleri darbeleyip etkisizleştirmeye çalışıyor. Bugün İstanbul başta olmak üzere 13 ilde girişilen gövde gösterisi bu şark politikasının bir yansıması olarak görülmeli.