Kirli savaş konsepti yoluyla iç ve dış dengeleri kendi emelleri doğrultusunda dizayn edeceklerini sanıyorlar
İktidardaki AKP kliği, kirli savaş konsepti yoluyla iç ve dış dengeleri öz emelleri doğrultusunda dizayn edeceğine kendisini iyice inandırmış görünüyor.
İç ve uluslararası kamuoyuna, koalisyon güçleriyle birlikte IŞİD'e karşı savaş modunda olduğu mesajını vermek istiyor. Bu mesajı IŞİD ile sürdürdüğü danışıklı dövüş üzerinden verdiğini düşünüyor. Dolayısıyla IŞİD ile bağlar henüz kopmuş değil.
Türk devletinin bölgedeki gerici çetelerle bağı sadece IŞİD ile de sınırlı değil. ABD tarafından “eğit-donat” programına tabii tutulan 18 ÖSO üyesini Türk devleti ilişki içerisinde olduğu IŞİD'in başka bir versiyonu El-Nusra çetesine ispiyonlayarak, bu “savaşçıları” onların kaçırmasını sağladı.
Türk burjuva devleti, bu arada asıl olarak etki alanı genişlemiş olan Kürt ulusal hareketini bölgesel düzeyde belli sınırlar içerisine hapsetmeye oynuyor. Türk savaş uçakları Medya Savunma Alanları'nı bombalarken, IŞİD'in Cerâblus'dan Kobanê'ye saldırı düzenlemesi bunun açık işareti.
Türk devletinin kirli savaş arsızlığının göstergelerinden birisi, günlerdir IŞİD'e karşı çarpışırken ölümsüzleşmiş 13 YPG/YPJ savaşçısının 50 dereceye varan sıcaklık altında sınırda bekletilen cenazelerinin Silopi tarafına geçirilmesine izin vermemesidir. Acılı aileler ve Kürt halkı günlerdir sınırdan evlatlarının tabutlarını almayı bekliyorlar. Aileler “çocuklarımız asıl bu işkenceyle ölüyorlar” diyor.
Bu örnekten de görüldüğü gibi Kürt halkı ve toplumsal muhalefet dinamiklerine dönük devlet terörünün dozajı Kuzey Kürdistan ve Türkiye'nin faklı metropollerinde çığrından çıkmış durumda. Gözaltı, tutuklama, sokak infazı hergeçen gün tırmandırılıyor. Devlet terörünün skalası ezilen halklar ve emekçilerin vekillerine doğru genişletildi.
Yürütmedeki egemenliğini sarsan seçim sonuçlarını hazmedemeyen AKP kliği, binbir oyunla eski konumunu koruyup, provokasyonlar ve devlet terörü üzerinden başkanlık sistemiyle yürütme ve yargıda tekelini sağlamlaştırmak istiyor.
Bu gözüdönmüş saldırganlık, onların muradlarının gerçek kılınmasına yetmeyecek. Onların bu tehlikeli oyunlarının panzehiri işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen halkların birleşik direnişidir.
Heveslerini kursaklarında bırakmak için toplumsal direnişi büyütelim!