Onlar, arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın, hocalarımızın katilleri
Adil Okay
Sosyal paylaşım ağlarından Bahçeli'ye tepki yağıyor: HDP de gereken yanıtı verdi. ‘Muhatap almamak gerekir’ diyenler de var. Ama bilmeyenlere -genç kuşağa- Bahçeli ülküdaşlarının cinayetlerini sürekli anımsatmalı. Bu adam sözde güzel şeyler söylese de "katiller sürüsü" olduklarını, değişmeyeceklerini tekrar tekrar yazmalı. Ben yıllardır öyle yapıyorum. zira onlar bizim katillerimiz.
Onlar, arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın, hocalarımızın katilleri. Unutmuş olabilirsiniz. "Liberal sol"cu görünen ve ekranlarda bolca görünen bazı zatlar “Bahçeli şanstır. MHP değişiyor- değişti” diyorlardı. Sen de taa 2005'te bu ırkçı-milliyetçi şebekenin değişmeyeceğini “Taşlar Bağlanıyor Kurtlar Sokağa Salınıyor" adlı makalemde şöyle yazmıştım:
1976 ya da 1977 yılıydı. Bedri Koraman'ın Milliyet gazetesinde ilginç bir karikatürü yayınlandı. Kimliği belirsiz birileri tarafından ipi çözülmüş azgın bir köpek kulübesinden dışarı fırlıyordu. O yıllar üniversitelerde, fabrikalarda ve sokaklarda MHP'lilerin devlet destekli saldırılarına rağmen yükselen devrimci bir kabarış vardı. Taş ve sopalarla bu sol gelişmenin önünü alamayan güçler silaha sarıldılar.
Önce öğrenci ve işçi liderlerini, sonra aydınları hedef aldılar. Cahit Orhan Tütengil, Bedrettin Cömert, DİSK Genel Sekreteri Kemal Türker, kaçırılıp işkence ile öldürülen 7 TİP'li öğrenci ve İstanbul Üniversitesi’nde güpegündüz üzerlerine bomba atılarak katledilen onlarca öğrenci, o dönemden ilk aklıma gelenler. İşte Bedri Koraman'ın karikatürü tam o dönemde yayınlandı.
O güne kadar bağlı tutulan yedek güçler sokağa salınmıştı. Bu katliamları sağcıların yaptığı apaçık kanıtlarıyla ortaya çıktığı halde, 12 Eylül 1980 darbesi solun üzerine balyoz gibi indi. Sivil faşist çetelerin yarım bıraktığı kirli işi, Kenan Evren ve şürekası üstlendi.
Bugün kimi 'aydın'lar bellek kaybına uğramış görünüyor. MHP'nin değiştiğinden, AKP'nin demokratlığından söz ediliyor. Mersin ve Trabzon'daki olaylardan sonra 200 aydının yumuşak bir dille kaleme aldıkları bildiriye bile tahammül edemeyen ve onları 'Evlerinizde oturun, bu işlere karışmayın" diye tehdit eden Susurluk sanığı Mehmet Ağar'ın beyanatları alkışlanıyor...'
diye devam ediyordu makalem.

Iırkçı sözcüğü az gelir bu güruhu anlatmaya...
Siz siz olun, faşistlere "ülkücü" demeyin.
Siz siz olun MHP'liler değişti demeyin.
İnlerinde oturmuş devlet desteğiyle kan dökmek için fırsat kolluyorlar.
Ama artık bir avuç değiliz.
Öyle kırılmakla, zindana tıkılmakla, yargısız infazlarla bitmeyiz…