Dünyanın birçok ülkesinde gerici iç savaş var. Onların içinde, bizim kapımızda...
Bazı yaşananlardan biraz ders çıkartmak gerekmez mi? Dünyanın birçok ülkesinde gerici iç savaş var. Onların içinde, bizim kapımızda.
Biraz daha öngörülü olsak, biraz daha duyarlı davransak. Bu savaşın emperyalistler, işbirlikçi Türk devleti ve AKP Hükümeti'nden başka kimseye faydası yok. Aslında onlara da yok. Tükenmiş, iflas etmiş, çürümüş bir iktidarın gözüdönmüş bir çılgınlıkla yaptığı son hamleleri.
Her türlü aşağılık yönteme başvurmaktan çekinmiyorlar. Onların yapmış olduğu bu çıkışlara halk olarak anlamlı bir karşı duruş sergileyebiliriz.
Bu karşı duruşun bir adımı olarak anneler çocuklarınızı askere göndermeyin! Kürt anaları orada operasyonlara karşı canlı kalkan olmaya bile razılar. Bırakın bu kirli savaşı yürütenlerin, ondan medet umanların çocukları gitsin. O büyük laflar söyleyen burjuva siyasetçilerin çocukları, sosyal medyada atıp tutanlar gitsin.
Binbir zorlukla, yoksulluk ve yokluklar içinde binbir çileyle büyütüp belli bir yaşa getirdiğiniz çocuklarınız değil.
Bir Yugoslavya, Ukrayna, Lübnan, Irak, Suriye.., olmamak için... henüz vakit varken... yarın ölecek olan sadece bu gençler olmayacak.
Sadece bilmediğin, tanımadığın, görmediğin emekçilerin çocukları değil senin anan, baban, kardeşin, ablan, çocuğun, yeğenin, dayın, teyzen... olabilir.
Zaten yoksulluklar içinde büyüdüğümüz, zenginlikleri bir avuç işbirlikçi burjuvanın elinde toplanmış, emperyalistlere peşkeş çekilmiş bu coğrafyada bu kirli planlara izin vermeyelim.
Bizler işçi, emekçi, ezilen halklarız. Onlar bizim için çalışmalı. Devletin efendisi bizler olmalıyız. Bir avuç zanginin elinde savaş gücü işlevi gören devlete biz mi kulluk yapacağız?
Alınteri okuru