Şırnak Besta bölgesindeki Xirbîkê Köyü sakinleri, devletin 4 defa yakıp yıktığı köylerini bir daha terk etmeyeceklerini söylüyor
Arif Aslan
Şırnak Valiliği tarafından yasaklı bölge ilan edilen Besta bölgesindeki Xirbîkê Köyü sakinleri, devletin geçmiş yıllar içinde 4 defa yakıp yıktığı köylerine yeniden döktükten sonra bir daha terk etmeyeceklerini dile getiriyor. Gerekirse canlarını vereceklerini, ancak topraklarını terk etmeyeceklerini söyleyen köy sakinlerinden Emine Ötad'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan için, "Sarayın için savaş başlattın ve sen köyümüzü yaksan da seni başkan yaptırmayacağız" demesi dikkat çekti.
Geçici hükümet AKP'nin iktidar hırsıyla başlattığı savaşın ardından 11 ilde 60'ın üzerinde bölgenin "Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi" ilan edilmesi buralarda yaşayan yurttaşları tedirgin etti. Şırnak merkeze bağlı Besta bölgesi de bu yasaklı bölgelerin arasında. Besta bölgesinde bulunan 20'yi aşkın köy, 27 yıl önce aynı gerekçelerle boşaltılmış ve büyük acıların yaşanmasına neden olmuştu. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 Newroz deklarasyonuyla sürecin durmasının ardından yakılan köylerini yeniden inşa eden halk, ya onardıkları evlerinde ya da ağaçtan yaptıkları barınaklarda iki yıl boyunca topraklarını ekip biçti. Ancak bölgenin yasaklanmasıyla birlikte, köylere giriş-çıkışlar yasaklanırken, sivil yerleşim yerlerine yakın bölgeler de çevredeki karakollar tarafından sık sık obüs ve havanlarla bombalanıyor. Besta bölgesindeki Xirbîkê köyünde yaşayan yurttaşlar da AKP'nin yasaklı bölge ve köy boşaltma kararına tepkili.
İki yıl önce barış umuduyla köyüne dönerek evini inşa eden Emine Ötad, köylerini dördüncü defa inşa ettiklerini söyledi. Devletin yurtlarını bir kez daha yıkma niyetine tepki gösteren Ötad, "Çok zor şartlarda evimizi inşa ettik. Yiyecek ekmek bulamıyoruz. Devlet yolları kesmiş kimsenin giriş ve çıkışına izin verilmiyor. Artık devlet bizi rahat bıraksın. Kanımızın son damlasına kadar köyde kalmaya devam edeceğiz. Her gün askerler tarafından onlarca bomba köyümüzün yakınlarına atılıyor ve hayvanlarımız korkup kaçıyor. Erdoğan ve Şırnak valisi çocuklarını askere göndersinler bakalım gönderebiliyorlar mı? Erdoğan bu savaşı sen başlattın ve sen köyümüzü yaksan da seni başkan yaptırmayacağız" diye konuştu.
Köylerinin boşaltılmak istenmesi ile eski günlere dönme riski ile karşı karşıya olduklarını dile getiren Hamit Ötad adlı köy sakini ise halkın yoksul olduğunu ve şehirlerde barınamadığına belirterek, "Halkımız göç ederek şehre gittiğinde her şey paralı ve pahalı. Yani yaşamın tümü para üzerine kurgulanmış. Sadece Botan halkının binlerce köyü boşaltıldı ve halk tekrar köylerine geri dönmüşken AKP hükümetinin bir anlık kararına uyup köyünü terk etmemeli, köyüne sahip çıkmalı. Şuanda devletin yasaklamaları yüzünde hastalarımız dahi hastaneye götüremiyoruz" dedi.

Bunca baskıya rağmen köylerini terk etmeyeceklerinin altını çizen Ötad, canları pahasına köylerinde kalacaklarını belirterek, halkın da kendilerine destek vermesini istedi. Ötad, "Kürt halkı kendisine sahip çıkmalı, köyüne sahip çıkmalı ve her şeyin kendi ellerinde olduğunu bilmeli" dedi. "Şehit Rojhat ve Şehit Zelal Şehitliği"nin bombalanmasına ilişkin de konuşan Ötad, değerlerine yapılacak herhangi bir saldırıya tahammülleri olmadığını söyleyerek, şehitliğin köyün tam ortasında sivil yaşamın olduğu bir noktada olduğun belirtti.
Barış süreciyle birlikte köyüne döner dönemez tarım ve hayvancılıkla uğraşan Adil Güngen ise, bunca emeğinin bir andan devlet tarafından tekrar yıkılmasına izin vermeyeceğini ve bunun için canını dahi feda edebileceğini kaydetti. Güngen, "Erdoğan inşa ettiğimiz bu barınağı görse korkudan giremez ve kaçar. Şuanda hayvancılık ve tarımla uğraşıyorum. 10 keçi beslerken, tarlada ise domates, biber, salatalık ve buğday yetiştiriyoruz" diye anlattı.
Çatışmalarda yaşamını yitiren gerilla ve askerlerden bahsederken duygulanan Güngen, "Bizler ne askerin ne de gerillanın yaşamını yitirmesi istiyoruz. Ortak bir yaşam varken neden birbirimize bu acıları yaşatalım. Artık devlet yönetenler de koltuk hesaplarını bir tarafa bırakıp barış için huzur için çalışmalıdır" şeklinde konuştu.
Medine Güngen de şehitliğe saldırılmasından duydukları endişeyi dile getirerek, bombardıman devam etmesi halinde kendilerini şehitlerine siper edeceklerini söyledi ve "Orada yatanların hepsi çocuklarımızdır. Şehitliğin yıkılmasına seyirci kalamayız. Şimdi sadece kemikleri kalmış, bari devlet ölümüze saygı duysun. Eğer devlet şehitliğimize saldıracak olursa bizi de öldürsün ki o günleri görmeyelim" dedi.
DİHA