"Savaş değil barış istiyoruz!"

Ankara Barış Bloku bir basın açıklaması yaparak Kürdistan'daki saldırıları protesto etti

GÜNCEL
Perşembe, 20 Ağustos 2015 (11 yıl 2 ay önce)

Ankara Barış Bloku, "Diyadin, Silvan ve Şemdinli'de yaşanan katliamlara sessiz kalmıyoruz! Her gün onlarca gözaltı, bombalı saldırı, siyasi ve askeri operasyonlar, orman yangınları, güvenlik bölgesi ilanı, halkın göçe zorlanması sonucu içinde sivillerin ve çocukların da olduğu onlarca can yitirilmekte ve tüm yaşam tahakküm altına alınmaktadır. Savaşın değil barışın sesini yükseltmek için 19 Ağustos Çarşamba günü 18.00'da Ankara Barış Bloku olarak yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz. Biz barış istiyoruz" diyerek yaptığı çağrıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi.



 



Ankara Yüksel Caddesi'nde saat 18:00'de bir araya gelen Barış Bloku bileşenleri adına açıklamayı Zuhal Dumanlıdağ yaptı. Basın açıklamasında şunlar dile getirildi



 




ÖLÜMLER SON BULSUN, BİZ BARIŞ İSTİYORUZ!





Suruç’ta 33 insanımızın öldürülmesiyle başlayan toplu katliam risklerinin yeniden yaşanabileceği günlerden geçiyoruz. Başkanlık hayallerinin suya düştüğü 7 Haziran’dan beri Tayyip Erdoğan savaş çıkartarak Türkiye halklarından intikam almaya ve kendi iktidarını ancak operasyon, gözaltı vb saldırı yöntemlerini kullanarak halkı sindirmeye çalışıyor.







Seçim sürecinde açılışlarda gördüğümüz Ahmet Davutoğlu ve Tayyip Erdoğan şimdi şehit cenazelerinde döktükleri timsah gözyaşları ile çıkıyorlar karşımıza. Bu ülkenin ormanlarını, topraklarını, suyunu; tüm doğal alanlarını ranta açan, iş cinayetleri ve kadın cinayetleri ile 13 yıldır iktidarını ayakta tutan, bu ülke halklarının kanı ile inşa edilen sarayda sefa içinde yaşamak için bizlerin yaşam hakkına saldırmaya devam ediyor.







Meclisi koalisyon ile oyalayan AKP, sokağı baskı altına almak için her türlü kontrgerilla ve askeri çatışma yöntemlerini devreye soktu. IŞİD’e karşı başlatılan göstermelik operasyon sola ve sosyalistlere yönelik saldırı ve yüzlerce gözaltı ile sonuçlandı. Süreç,  Alevi örgütlerinin yöneticilerine yönelik saldırı, Kürt düşmanlığı ve kadın bedenine yönelik saldırı ile tırmandırılan bir savaş konseptine dönüştü.







Tüm ölümlerden sorumlusunuz. Bu savaşı siz başlattınız, barışı biz inşa edeceğiz!





Her gün onlarca gözaltı, bombalı saldırı, siyasi ve askeri operasyonlar, orman yangınları, güvenlik bölgesi ilanı, halkın göçe zorlanması sonunda, içinde sivillerin ve çocukların da olduğu onlarca can yitirilmekte ve tüm yaşam tahakküm altına alınmaktadır. OHAL’i kaldırmakla övünenler, Diyadin’de, Şemdinli’de, Silvan’da, Lice’de OHAL ilan ederek gerçekleştirdiği katliamı ve her türlü insanlık dışı uygulamayı meşru kılmaya çalışıyor.







8 Haziran’dan itibaren bu ülkeye yaşatılanların tek bir amacı ve tek bir sorumlusu vardır. Tayyip Erdoğan şahsında cisimleşen faşist, çürümüş diktatörlüğün tahkim edilmesidir. Resmi rakamlarla son bir ayda yaklaşık 600 kişi ölmüş ve çok daha fazlası yaralanmış, sakat kalmıştır. Bu insanlar, bu amaç uğruna feda edilmiştir. Bu gerçek herkes tarafından bilinmekte ve AKP’liler tarafından da açık olarak itiraf edilmektedir. İşte tam da bu nedenle bizler, IŞİD vahşetine, faşizme, neoliberal politikaların tamamına, savaşa, kadın düşmanlığına, kent ve doğa yağmasına, emek düşmanlığına, savaşa ve diktatörlüğe karşı barışı ve demokrasiyi inşa etmek için sokakları terk etmiyoruz.







Katledilen her bir insanın sorumlusu AKP’den hesap soruyoruz!





Daha önce ırza geçme, kötü muamele ve Mardin’de 13 köylünün katledilmesinin yargılanan ve serbest bırakılarak terfi edilen Ekin Van’ın işkenceyle öldürülmesinden sorumlu olan Musa Çitil başta olmak üzere bu savaşın tüm sorumluları, tüm ülkeyi yangın yerine dönüştürenler, katliamı gerçekleştirenler açığa çıkartılsın ve yargılansın!







Bu sabah (19 Ağustos) düzenlenen operasyonlarda Silvan ve Sur Belediye Eşbaşkanlarının da içinde olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın!







Varto’da bu sabah köyleri, ormanlık alanları, hatta mezarlıkları bile bombalayan askeri operasyonlar bir an evvel durdurulsun!







Ateş her yere düştü. Gençlerimizin diktatörlük ayakta kalsın diye ölmesine izin vermeyeceğiz. Annelerin gözyaşlarına boğulmasına izin vermeyeceğiz. Kadına yönelik şiddetin savaşla büyümesine izin vermeyeceğiz. Çocukların ölmesine izin vermeyeceğiz. Ormanlarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz.







İnanıyoruz ki çözüm sürecinin inşası barışın toplumsallaşmasından geçiyor. Bunun için barış sesini sokakta, iş yerlerimizde, okullarımızda her yerde yükseltiyoruz. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde halkların kardeşliği, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve adalet için bir çoğalarak, güçlenerek bir araya geliyoruz.





Yaşam hakkımız için, barış için direneceğiz. Size savaş yaptırmayacağız!





Katliam Değil, Barış İstiyoruz!





ANKARA BARIŞ BLOKU