Hopa’da, işçi ve emekçiler, HES ve barajlar rantı uğruna korkunç bir yıkım yaşıyor
Hopa’da iki gündür yoksul işçi ve emekçiler, HES ve barajlar rantı uğruna yıkım yaşıyor. Bunun adına burjuvazi 'doğal felaket' ya da 'afet' diyor.
Kapitalizmin ruhunda var doğayı, yaşamsal alanlarımızı rant uğruna yok etmek. Gözlerini kar hırsı bürümüş burjuvazi, nereden nasıl daha fazla rant sağlarım diye kafa yorarken insan hayatının hiçbir önemi yoktur gözünde.
Kendi çıkarları için her şeyi paraya çevirmekte kapitalistlerin üstüne yoktur. Rant için doğanın yok edilmesi, ağacın kesilmesi, ormanların yanması hiç önemli değildir çünkü. Adeta nefes alacak hiçbir alan bırakmamacasına doğayı katlederler.
İki gündür Hopa’da yaşanan tam da budur. HES ve baraj kurmak için inşaata başladılar. Bu inşaatları yapmak için dağlarda dinamit patlattılar. Patlatılan dinamitler dağı parçaladı, kayaları yumuşattı. Yağmur çok yağınca yumuşayan dağlar, dağlardan oluşan kayalar bulundukları yerlerden kayarak koca dağlar insanların evlerinin, yollarının, tarlalarının üzerine indi.

Yollar kapandı, binalar yıkıldı, arabalar altında kaldı. Yapılan inşaatlar yağmur suyunun denize ulaşmasını engelledi, tarlalardaki mahsuller heba oldu. HES ve barajlar için yoksul emekçinin çoluğu çocuğu yaşlısı, kadını erkeğiyle hayatları hiçe sayıldı. Adına da doğal felaket dediler.
Bütün bunlardan sonra utanmadan acılı ailelerin evlerine giden Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ailelere taziyede bulunarak cenaze namazında duaya katıldı. Soma’da madenciler katledildiğinde “Bağırmayın, ağlayıp isyan etmeyin, gidin dua edin” demişti. Burada da aynı teraneyi okudu. Veysel Eroğlu Hopalı acılı ailelere, "Mekanı cennet olsun, şehitler makamına ulaşsın. Ağlayıp isyan etmenin anlamı yok" dedi. Bakanın bu sözü üzerine duayı yaptıran imam da, "Ağlamayıp dua edeceğiz" diye gözyaşı döken kadınları uyardı.

Hopalılara, yaşanan katliamına doğal bir afetmiş gibi yaklaşmaları, doğa katliamın ve bunun getirdiği insani yıkımı görmezden gelerek sessiz kalmaları gerektiği söylenmektedir.
Hopa’da elektriklerin kesildiği, suların akmadığı, fırınlardan ekmek çıkarılmadığı, hiçbir yaşamsal ihtiyacın karşılanmadığı, ulaşımın çok sıkıntılı olduğu aktarılıyor.