Güneş ülkeyi terketmeden....

Devlet dün gece silahsız, sivil 3 genci kurşunlarla parça parça ederek katletti

GÜNCEL
Pazar, 30 Ağustos 2015 (11 yıl 1 ay önce)

Duvarlara sıçrayan kan senin...



 



Halıya yapışmış et parçaları senin bedeninden koptu dün gece...



 



"Ben tanımıyorum!" deme, "Benim çocuğum değil nasılsa!" deme...



 



Adım adım geliyor kirli savaş sana doğru!  Her ölümde, her katliamda daha da yakınlaşıyor sana ölüm...



 





 



Çocuğuna bak,  şimdi sana gülümseyen gözlerine iyice bak... Yarın o gözler ölümün soğukluğuyla solabilir unutma... Yarın sarıldığın onun bedeni değil, çivilerle tutturulmuş tahta parçaları olabilir unutma...



***



 





 



Üç genç, üç yaşam...



 



Daha dün onları da senin çocuğunu sardığın gibi saran kollar vardı.



 



Daha dün onlarda "gözlerin nuru, ciğerlerin köşesiydi" unutma...



 



Kurşunla delik deşik olmuş bedenlerine iyi bak bu gençlerin. Dertleri kamyonlarla para sahibi olmak değildi hiçbirinin, saraylarda oturmak, bir halkın bir ayda yediğini bir gecede mideye indirmek değildi dertleri hiçbirinin...



 



***





Halının üstüne boylu boyunca uzanmış bedenlere iyice bak..



 



Kimbilir kaç kez yıldızlı gecelerde serin çimlerin üstüne uzanmıştı bu bedenler...



 



Neler hayal etmişler, nelere gülmüşlerdi kimbilir...



 



Senin gibi, benim gibiydi herbiri...



 



Ve bir gece savaş tüm silahlarıyla dövmüştü kapılarını... Sorgu yok, sual yok...



 



Duvarlara sıçrayan kan, halıya yapışan et parçaları...



 



Ölüm kokusu bastırmış gençlik kokusunu...



 



"Benden çok uzakta nasılsa!" deme sakın... Savaşın kanatları  demirden, gözleri kor alevden... Başını sana da ha çevirdi ha çevirecek...



 



Bundan sonra sana da yok yıldızlı gecelerde serin çimlere uzanmak unutma!



 



***



 



Kirli savaşa karşı çıkmadıkça, katliamlara sessiz kaldıkça yavaş yavaş güneş terkedip gidecek bu ülkeyi unutma!..



 



Yanına umudu, yanına oğlunu, kızını, yanına en sevdiklerini alarak...