64 haftadır sokaklarda olan Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi susmuyor
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bir yılı aşkın bir süredir her hafta bir basın açıklamasıyla hasta mahpusların durumunu gündemleştiriyor.
64 haftadır alanlarda olan Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, saat 17:00’de Sakarya Caddesi’nde bir yürüyüş ve bir basın açıklaması düzenledi. Yürüyüş esnasında “İçerde dışarıda hücreleri parçala!”, “Tecrit öldürür, tecrite son!”, “Biji berxwedana zindana!”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi!” sloganları atıldı. Daha sonra basın açıklamasına geçildi. Basına ve kamuoyuna yapılan açıklamada şunlara değinildi:
Basına ve Kamuoyuna,
Tam 64 hafta oldu. Bir yılı aşkın bir süredir ‘Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’ adı altında insanlık katledilmesin diye alanlarda olduk. Katletme sistematiğinin ve mantığının en somut kanıtı olan TC devleti ülkenin her bir noktasını kana bularken yıllardır olduğu gibi hapishaneleri de boş geçmiyor. Hasta tutsaklar birer ikişer can veriyor, bu durumu sevinerek karşılayan egemenler medya ve kendi yasaları karşısında üç maymunu oynamaya devam ediyor. Her gün halkın karşısında bin bir türlü ‘demokrasi’, ‘insanlık’, ‘adalet’, ‘hukuk’ gibi kavramları pişkince ve bolca tüketen devlet, en temel insanlık hakkı olan sağlık hakkını anayasasında belirtmiş olduğu üzere söz konusu hasta ve politik tutsaklar olunca kendi yasalarını tanımamakta sınırlarını aşıyor.
Hapishaneler insani koşullar barındırmadığı gibi, hasta tutsakların tedavisi geciktirilmekte, tedavisi mümkün olmayan hastaların ise serbest bırakılmasının önüne engeller konulmaktadır. İki yıl boyunca çözüm süreci adı altındaki görüşmelerde öncelikli gündemlerden biri hasta tutsakların serbest bırakılması iken seçim döneminde ve sonrasında hasta tutsakların serbest bırakılması üzerine hiçbir çözüm üretilmemiştir. Hatta hasta tutsakların hayatı pazarlık konusu yapılmıştır.
Her geçen gün ağırlaşan savaş çığırtkanlığıyla beraber devrimcilere ve Kürtlere yönelik baskı ve sindirme politikaları her alanda olduğu gibi hapishanelerde de kendini daha fazla hissettirmeye başlamıştır. Savaş çığırtkanlığına, katliamlara, operasyonlara karşı açlık grevi başlatan tutsaklara ağır tecrit uygulanarak saldırılıyor. Gece yarıları hücre baskınları ve çıplak aramalar yapılıyor, tutsaklar keyfi olarak sürgün ediliyorlar. Devlet; yargısıyla, Adli Tıp Kurumlarıyla, hastaneleriyle kısacası tüm organlarıyla tutsakların yaşam alanlarına saldırıyor. Ve sözde yıllar önce kaldırılmış olan idam cezasını tecrit ve tretmanlarla donatarak eşsiz katliam politikalarını yeniliyor.
Çok değil bundan en fazla iki ay önce Kobane’de eli kanlı barbar çetelere karşı savaşırken yaralanan ve Ankara’da tedavileri sürerken yapılan bir operasyonla gözaltına alındıktan sonra sevkedildiği mahkemece tutuklanan insanlık savaşçısı Vedat Dağ’ın öyküsü tam da yukarıda anlatmış olduğumuz politikaları niteler bir pozisyonda bulunmaktadır. Vücudunun yüzde ellisi felç olduğu halde kaçma şüphesiyle tutuklanan Dağ, şu an için Sincan F tipi Hapishanesi’nin revirinde yatağa eli kelepçeli bir şekilde tutulmaktadır. Yeni ameliyat olan ve sırtında dört platin bulunan, günlük zaruri ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamayan Vedat Dağ’ın refakatçi desteği talebi ise reddedilmektedir. Devlet Vedat’ı ölüme terk ederken bizlerin de seyirci kalmasını istemektedir.
Biz bu duruma sessiz kalmadık, kalmayacağız. Lütfü Taşları, Arem Akyüzleri, Mehmet Canpolatları kaybettiğimiz gibi Vedat’ı ve diğer tutsakları kaybetmek istemiyoruz. Anaların, babaların gözyaşlarının akmasına, insanlığın katledilmesine seyirci kalmayacağız. İnsanların yaşamlarını yok edecek kadar azgınlaşmış zihniyetler bu insanların hayatlarını kendileri vermediler. Katliamcı ve yürekleri çürümüş egemenlere yine sesleniyoruz, kendi yasalarınızı uygulasanız bile bu insanlar ölmeyecek. Bu ölümleri durdurun. Bir gün öfkelerinin selinde boğulacağınız halkın karşısında yok olmaya mahkum kalacağınızı bir kez daha ilan ediyoruz…
- Tecrit öldürür, tecrite son!
- Hastanelerde kelepçeli sevke, asker, gardiyan nezaretinde muayeneye son verilsin!- Hapishanelerde 24 saat nöbetçi doktor-ambulans hazır bulundurulsun!
- Hasta mahpusların serbest bırakılması önündeki bürokratik ve fiili engeller kaldırılsın, hasta mahpuslar serbest bırakılsın!
HASTA MAHPUSLARA ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ
Basın açıklamasından sonra haftaya tekrar toplanmak üzere yürüyüşe son verildi.