"...İktidar ne kadar kirlenirse baskı kurma yöntemleri de o kadar çirkinleşiyor. Daha da çirkinleşecek bunu da biliyoruz. Fakat biz sokaktayız ve duyduklarımızı, gördüklerimizi anlatmaya devam edeceğiz.”
Polis tarafından alıkonulan ve tehdit edilen Seyri-Sokak muhabiri Gözde Çağrı’ya destek için Yüksel caddesi İnsanlık Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasında şunlara değinildi:
“İki yılı aşkın süredir Ankara sokaklarında eylemleri ve sokağın sesini görüntüleyen Seyr-i Sokak ekibinden ekip arkadaşımız Gözde Çağrı, dün Barış Mitingi sonrası evine giderken bir grup polis tarafından alıkonulmuştur. Kızılay Güvenpark civarında GBT kontrolü bahanesiyle durdurulan arkadaşımız GBT’sinde herhangi bir sorun çıkmadığı halde sivil bir araca bindirilmiş ve yol boyunca tehdit edilmiştir. Nereye götürüldüğü anlaşılmayacak şekilde bir süre sivil araçta alıkonulan arkadaşımıza “Her yerde seni görüyoruz, çok göze batıyorsun, birlikte olduğun insanlara dikkat et” şeklinde sözle tacizde bulunulmuş ve beni nereye götürüyorsunuz diye soran Gözde Çağrı’ya “yakında görürsün” denilmiş ve arkadaşımız daha sonra evinin önüne götürülmüştür. “Ev adresini biliyoruz” anlamına gelen bu tehdit sonrası arkadaşımız serbest bırakılmıştır.
Ülkenin siyaset gündemi sağduyudan tümüyle uzaklaşmıştır ve bunun nedeni iktidarın toplumsal vicdanda uzun yıllar boyunca onarılmayacak yaralar açmasıdır. İşte tam da bu nedenle iktidar böyle dönemlerde halka sadece kendi istediği ve doğru bulduğu haberlerin verilmesini istediği için muhalif basını hatta her türlü muhalefeti baskı altında tutmak istemektedir. Çünkü böylesi dönemlerde işe yarayacağını düşündüğü tek bir yöntem vardır; topluma korku salmak. İşte Gözde Çağrı’nın da yasadışı bir şekilde alıkonulmasının temel amacı budur; muhalif bir video aktivisti korkutmak! Bu saldırı sadece Gözde Çağrı’ya değil Ankara sokaklarındaki eylemleri takip eden tüm muhalif basın-yayın ekiplerine de yapılmıştır. Anayasa, tüm yurttaşlara kamusal alanlarda olan biteni görüntüleme ve kaydetme hakkı vermektedir. Kaldı ki, Uluslararası Kuruluşlar tarafından onaylanan bir basın kartına sahip olan Gözde Çağrı son derece çirkin bir tacize uğramıştır. Bu çirkin taciz biçimi faşizmin en karanlık yüzlerinden biridir. Gayet farkındayız ki ekibimizin yaptığı paylaşımlar bu karanlık yüzü rahatsız etmektedir. Bu karanlık güçlerin maşaları da ağaları da bilsinler ki biz bu tehditlere boyun eğmiyoruz!
Biz gerçek gündemin sokakta, sesini yükselten halkın sözlerinde, onların isyanında olduğunu biliyoruz. Bu nedenle sokaktayız ve tarih boyunca en değerli şey olduğunu düşündüğümüz ezilen halkın her anını, adımını, sözünü ve isyanını kaydediyoruz. Tam da bu nedenle asıl onların bizden korktuğunun farkındayız. Çünkü biliyoruz ki; sokak ve sokaktaki halkın sözü, hele de kaydediliyorsa iktidarın korkulu rüyasıdır.
İktidar ne kadar kirlenirse baskı kurma yöntemleri de o kadar çirkinleşiyor. Daha da çirkinleşecek bunu da biliyoruz. Fakat biz sokaktayız ve duyduklarımızı, gördüklerimizi anlatmaya devam edeceğiz.”
Basın açıklamasından sonra eylem sona erdi.