“Doğu’da da Batı’da da ölen fakir çocuklarıdır”
Greif direnişçisi Ahmet Mekin ile konuştuk:
Oğlun ölmeden: Savaş sizce neden tetiklendi?
Greif direnişçisi: Suruç’ta yaşanan patlamadan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Selahattin Demirtaş “Seni başkan yaptırmayacağız” dediği anda AKP barış sürecini bitirmişti.
Diğer bir gerekçesi de HDP’nin baraj altında kalmamasıdır. Eğer HDP baraj altında kamış olsaydı AKP tek başına iktidar olurdu, belki çözüm sürecini de buzdolabına koymaz, bu kadar da kan dökülmezdi. Tabi medyanın sürekli PKK’yi suçlu göstermesi gibi diğer etkenler de var. Aslında suçlu olanın yönetim olduğunu biliyoruz. Suruç’taki katliamda görüntülerin olmadığını, kameraların kapalı olduğunu söylüyorlardı. Ama fotolar yayınlandı, görüntüler de ortaya çıktı. O nedenle gerçekçi bir bahane olmadı. Koltuk sevdaları yüzünden bu durumun içine düştük. Yıllar önce Erdoğan, Deniz Baykal’a sesleniyordu, “Artık yeter kalk o koltuktan” diyordu. Şimdi koltuk ona kaldı, kendisi de kalkmıyor. Adam çıraklık, kalfalık, ustalık dönemi derken, şimdi de ustabaşılık döneminde bir diktatör olarak halkı birbirlerine kırdırıyor. Doğuda ölen de batıda ölen de işçi, emekçi sınıfındandır. Savaşta ölenler fakir çocuklarıdır. Gerçeği birçok insan bilmiyor, üstünü örtmek içinde ellerinden geleni yapıyorlar. Hırsızlıklarının, IŞİD’e giden yardımların ortaya çıkmaması ve Suriye’deki halkı daha çok ezmek için savaş çıkarılmak isteniyor.
Oğlun Ölmeden: Savaşta neden yoksullar ölüyor?
Greif direnişçisi: Bedelli askerlik diye bir şey var. Parası olmayan da zorunlu olarak askere gidiyor ve savaşta ölüyor. Dağda ölen de fakir çocuğudur, askerde ölen de fakir çocuğudur. Bir ana oğlunun cenazesine sarılıp “18 bin lira bulamadım” diye ağlıyor. Ama 18 bini olanın çocuğu askere gitmiyor ve savaşta ölmüyor.
Vatan, millet zihniyetini emekçilerin, işçilerin kafasına yerleştiriyorlar, onlar da ölüme, savaşa güle oynaya gidiyor. Sanki güzel bir şeymiş gibi, nasıl olsa öleceksin cennete gideceksin diye, bakalım öbür dünyada cennet var mı?
Oğlun Ölmeden: Kürt sorunun sizce çözümü nasıl olmalı?
Greif direnişçisi: Aslında Kürt sorunu tek başına çözülecek bir sorun değil, halkların kardeşliğiyle çözülecek bir sorundur. Öncelikle her bir insanın değerli bir varlık olduğunu herkesin kafasına yerleştirmek gerekir. O ırkçı, o faşist, o dinci, o mezhepçi fikirleri beyinlerinden atabilirsek, bu sorun kendiliğinden çözüme ulaşacaktır. Türk, Laz, Kürt, Çerkez milletini savunup mezhepler, dinler birbirinden üstünmüş gibi ortaya atıyorlar, sen cennete gideceksin, sen cehenneme gideceksin diyorlar. Ama kimin cennete, kimin cehenneme gittiğini de bilmiyoruz. Bildiğimiz şey ise cennet de, cehennem de bu dünyadadır. 75 bin lira alan bir vekil yetmiyor diyerek bu dünyada cenneti yaşıyor, asgari ücretle çalışan bir işçi cehennemi yaşıyorsa, cennet de cehennem de bu dünyadadır.
Oğlun Ölmeden: İşçiler bu savaşa karşı ne yapmalı?
Greif direnişçisi: İşçiler çok mantıklı düşünmeliler. İşyerlerinde bir arada çalışan işçilerin beyinlerine ırkçı, faşist fikirleri yerleştirmişler. Oysa fabrikada çalışan Türk, Kürt, Laz, Çerkez de işçidir. Gerici faşist düşüncelerle hiçbir yere varılamayacağını bir türlü anlamıyoruz. İşçiler kafalarına sokulmuş olan faşist, gerici, ırkçı söylemleri atmalıdır. Eğer bunu başarırsak, o zaman işçiler, aynı fabrikada, aynı koşullarda, sömürünün derinleştiğini de, bütün bunları birlikte yaşadıklarını da anlarlar.
Bu yazı http://oglunolmeden.blogspot.com.tr/ adresinden alınmıştır.