"Cizire'ye de gideceğiz!"

Sanatçı İlkay Akkaya ile “Barışa sen de beyaz bir tülbent bağla” şiarıyla gerçekleştirilen eylem üzerine konuştuk

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 14 Eylül 2015 (10 yıl 7 ay önce)

Sanatçı İlkay Akkaya ile “Barışa sen de beyaz bir tülbent bağla” şiarıyla gerçekleştirilen eylem üzerine sohbet ettik:



Alınteri: İlkay hanım sizin ve iki arkadaşınızın çağrısıyla iki gündür kadınlar savaşa karşı barış için eylem yapıyorlar. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?



İlkay Akkaya: Aslında birlikte yola çıktık. Hepimizin duygusu aynıydı. İki yıllık bir çatışmazlık sürecinden sonra çok kısa bir sürede bu kadar ocağın sönmesi ve sokağa savaş halinin hakim olması hepimizi çok derinden yaraladı. Bu koşullarda bir araya gelmemek mümkün değil.



 



Savaşa karşı barışın sesini yükselmek gerektiğini düşündük ve böyle bir çağrı yaptık. Beraberdik zaten dün ilk eylemi Kadıköy’de yaptık. Kısa süre içinde yapılan duyurulara bakılırsa iyi katılımdı. On saatlik bir çağrıyla bir araya geldik. Sonra Ankara’ya doğru yola çıktık. Barış sesinin yükseltilmesi ve güçlenmesi için yapıldı bu eylemler.



 



Bir de “Barış yolu” oluşturmak şeklinde bir fikrimiz vardı. Üzerinde barış için yazılan yazıların olduğu, yıllardan beri toplanmış beyaz tülbentlerle eylem yaptık. Bunu da hem Kadıköy’de hem de burada hayata geçirdik. Eğer kısa sürede barış isteği yerini bulmazsa -ki kalıcı barış istiyoruz- “Barış yolu” eylemini İstanbul’dan başlatarak Cizire’ye kadar götürebiliriz. Bunda kararlıyız.



 



Alınteri: İlkay hanım, Yüksel Caddesi’nde yaptığınız açıklamada, “Bundan sonra daha sık eylem yapacağız, daha sık sokağa çıkacağız” dediniz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz. Cizire’ye gitmek gibi bir düşünceniz var mı?



İlkay Akkaya: Herbirimiz bu koşulları sıcak yaşamış insanlarız. 1988 yıllarından itibaren Kürtlerin yaşadığı bütün hak ihlallerini birebir yakından yaşadım. ‘91-'92 Newrozu'nda yaşananlar, Lice’de yaşananlar, Güçlükonak’ta yaşananlar, Roboski’de yaşananlar... saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok hak ihlalleri ve katliamlarla karşılaştık bugüne kadar. Bundan sonra da başka bir şey yapmamız mümkün değil hak ihlalleri için... Yaşam hakkı ellerinden alınan insanların yanında olup onlarla birlikte yaraları sarabilmek için Cizire’ye de gideceğiz.