Yalnız, çaresiz, savunmasız yakalanan Kürtler alçakça saldırıya uğruyor
İç savaş sarmalı toplumsal gericiliği de arkasına alarak tırmandırılıyor. Kuzey Kürdistan, sokağa çıkma yasaklarıyla, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden devlet eliyle yürütülen katliamlarla, hapishaneye çevrilen mahallelerde insanlar açlıkla, susuzlukla, elektriksizlikle, ilaçsızlıkla terbiye edilmek isteniyor.
Batı'da linç güruhları sokaklarda Kürt avına çıkmış durumda. Yalnız, çaresiz, savunmasız yakalanan Kürtler alçakça saldırıya uğruyor. Bu saldırıların son örneklerinden birisi Bolu’nun Mudurnu ilçesi Taşkesti beldesinde yaşandı. Üç kuruşluk ekmek parası için okul inşaatında çalışan sekiz gariban Kürt işçi, inşaat etrafında toplanan binlere varan ırkçı, sivil faşist güruh tarafından linç edilmek istendi.
İnşaata girip, çatıya saklanan işçilere ulaşamayan kafatasçılar, işçilerin üzerinde ekmek-soğan yedikleri sofrayı, kullandıkları eşya adına ne varsa hepsini pencereden aşağıya atıp ateşe verdiler.

Genel Merkezi dahil HDP binalarının yakılmasında olduğu gibi polis Bolu'da da olaya 7,5 saat müdahale etmeyerek ırkçı hezeyanı seyretti. Sonunda lütfedip, saldırganları değil işçileri zırhlı araçlara koyup oradan uzaklaştırdılar.
Kürde yaşama ve çalışma hakkı tanımayan devletiyle ve arkasına yedeklediği tosuncuklarıyla ırkçı faşist zihniyet, ancak anladıkları dilden konuşularak geriletilebilecektir.