Değersiz “gaziler”

“Yeter artık, devlet Kürtlere karşı aslında bir soykırım gerçekleştiriyor. Bu savaş artık durmalı!”

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 14 Eylül 2015 (10 yıl 7 ay önce)

Oğlun Ölmeden: Kürdistan’da askerlik yaptınız ve bir saldırı sonucu gazi oldunuz. O dönemi bize anlatır mısınız?



Asker Gazisi: 2005 yılında askere gittim. Acemi birliğimi Balıkesir’de yaptım. Usta birliğini ise Şanlıurfa’da. Şanlıurfa’dan sürgün olayı oldu ve Şırnak’a gittim. Şırnak’ta Haç Konaklama Tesisleri’nde üst bölge vardı Siyah Kaya Beşiktaş köyü vardı. Orada akrep topçu birliğindeydim.



 



Benim gittiğim dönem PKK ile ateşkes döneminin yeni yeni bittiği aylardı. Yani savaşın kızışmaya başladığı bir dönemdi. Oralar çok karışıktı, resmen bir savaş vardı ve bizler de savaş halindeydik. Fakat bu savaş tek başına PKK’ye karşı değil, bölgede bulunan tüm halka karşı bir savaştı.



 



Biz üst bölgeye giderken bulunduğum araç patlıyor. Araca roket isabet ediyor. Ben o saldırıda ağır yaralandım. O saldırıda iki arkadaşım hayatını kaybetti. Yani ben de kıl payı kurtulmuştum. Ağır yaralanmamın akabinde tedavi süreci başladı.



 



Başta Şırnak Devlet Hastanesi’ne sonra da Diyarbakır Hastanesi’ne kaldırıldım ve orada da ameliyat oldum. Ardından da Ankara GATA’da uzun bir süre yattım. Tedavi sürecimde birçok zorlukla karşı karşıya geldim. Maddi ve manevi olarak çok zorlandım. Yani nasıl anlatayım, doktorlar bizimle çok fazla ilgilenmiyor, biz yaralı askerleri resmen kobay olarak kullanıyorlardı. Savaştan yaralı olarak gelmişsin, hastanede başka yaralı askerlerle karşılaşıyorduk. Yaralı birçok arkadaşımız bu anlattıklarımı yaşadı, biz bunları kendimiz görüp yaşadık.



 



Biz resmen bir savaştan çıkıp gelmiştik hastaneye, tabiri caizse devletin gazileriydik ama hiçbir kıymetimiz yoktu. Şimdi yaşam içerisindeyiz. Buralarda da gazilerin hiçbir değerinin olmadığını görüyorum. Cumhurbaşkanının da kendi ağzıyla itiraf ettiği gibi gazilik artık sektör haline geldi. Bizi böyle görüyorlar işte. Biz kendi isteğimizle askere gidip bilerek vurulmadık ki, zorunluluktan gittim askere. Kimse de severek gitmiyor o savaşın içine isteyerek vurulup sakat kalmıyor.



 



Saldırı gerçekleştiğinde bizim silahımızda şarjör dahi yoktu, mermisiz bir şekilde bizi resmen ölüme yolladılar. Ben oradayken birçok askerin öldüğünü gördüm. Bakıyoruz basına, yalan yanlış haberler veriyorlardı hep. İşte en basiti benim yaralanmam olayında olduğu gibi. Bizim olayı basın 15-20 araçlık konvoymuşuz diye verdi. Yoktu öyle bir şey; bizi tek araçla göndermişlerdi ve mermisizdik... Bizi resmen ölüme yolladılar, gözlerinde hiçbir değerimiz yoktu.



 







Oğlun Ölmeden: Şu anda gazisiniz, bunu nasıl yaşıyorsunuz?

Gazi Asker: Biz askere gittik ve vurulduk geldik. Hala psikolojik olarak iyi değilim, kuşkusuz etkileri var. Toplumun asker gazilerine bakış açısından dolayı, özellikle AKP’nin iktidara gelmesinin ardından asker gazilerine dışlama olayı daha çok yaşanmaya başladı. Başka bir ülkede gazi olduğun zaman seni kısmen el üstünde tutarlar ama burada öyle değil; kısaca ‘kullan ve işin bitince de bir tarafa at’ mantığı gibi bir şey işte... Mesela devlet gazilere iş hakkı sunuyor ama sakat kalan adam nasıl çalışsın ki?.. Ayakları olmayan veya görmeyen adam çalışmayı ne yapsın ki, zaten adamın hayatını almışsın, esas olarak onlara insanca yaşayabileceği bir ücret vermesi gerek. Mesela, biz gazilerin otobüs kartları ücretsiz ve biz otobüse bindiğimizde “gene mi bunlar” bakışlarıyla karşılaşıyoruz.





Oğlun Ölmeden: Savaş hakkında neler söylemek istersiniz?

Gazi Asker: Bizi savaşın içerisine atıyorlar, fakat biz savaş istemiyoruz. Aslında iki taraf da savaş istemiyor; asker de savaş istemiyor diğer taraf da.... İktidar kendi varlığını sürdürmek amacıyla fakir fukara gençleri savaşa yolluyor ve bu askerler ağır bedeller ödüyorlar. Türkiye’de şöyle bir araştırma yapın tek bir zengin gazi bulamasınız. Hep aileleri fakir ve durumları kötü ailelerin çocukları askere gidiyor. İşte Recep Tayyip Erdoğan veya diğer bakan ve milletvekillerinin çocuklarına bakın, hangisinin çocuğu askere gitmiş?..



 



Hala Kürt illerinde savaş var ve her gün asker cenazeleri geliyor. Aslında Gata’yı gidip bir görmeniz lazım. GATA’da yüzlerce yaralı ve ölü asker var, bunların hiçbiri basına yansıtılmıyor. Ben bunları kendi gözlerimle gördüm, ben hastanede yatarken -yani Kuzey Irak’a girdikleri dönem- ben o zaman GATA’da yatıyordum. Basın da “iki-üç asker çatışmada öldü” diyordu ama ben hastanede birebir şahit oldum, yüzlerce yaralı ve yüzlerce de ölü vardı. Bunu basına yansıtmıyorlardı, niye çünkü aileler tepki gösterir diye... Şimdi artık asker aileleri iktidara tepki duymaya başladı, “artık yeter” diye feryat ederek “vatan sağolmasın” diyorlar. Duymuşsunuzdur, asker ailelerinden tepki koyanların bir kısmını tutukladılar, aslında aileleri korkutmak istiyorlar. Yani kısacası yeter bu savaşa, ne asker aileleri ne de gerilla aileleri istemiyorlar bu savaşı. Mecliste de hem asker hem de gerilla anaları açıklama yaptılar, bu çok anlamlı bir şey. Ama iktidar savaş istiyor ve kardeşi kardeşe kırdırıyor. Kimse savaş istemiyor.





Oğlun Ölmeden: Bu savaş nasıl durdurulabilir?

Gazi Asker: Bu savaş halkların kardeşleşmesi, birbirini anlamasıyla durdurulabilir. Bu kirli savaşa karşı ciddi bir toplumsal karşı koyuşla bu savaş durdurulabilir. Benim babam da gazi, Kore gazisi, bana diyor ki “oğlum siz kardeş kardeşe kursun sıktınız, karşındaki senin kardeşin, bizim dönemimizde düşman belliydi”.





Oğlun Ölmeden: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Gazi Asker: Artık bu savaş bitmeli, halklar kardeşleşmeli. Yeter artık, devlet Kürtlere karşı aslında bir soykırım gerçekleşiyor. Bu savaş artık durmalı!



 



oglunolmeden