Pendik Kavakpınar'daki fabrikalar bölgesine ve Kadıköy'e Oğlun Ölmeden stikırlarını yaptık
Kürdistan'da kirli savaş katliamları boyutlanarak devam ederken, bizler de kirli savaşa karşı duyarlılık yaratmak, kitlesel karşı duruşu hayata geçirmek için Oğlun Ölmeden stikırlarını, işçilerin, emekçilerin yoğun olduğu bölgelere yaparak çağrılarımıza devam ettik.
Kirli savaşın işçilerin, emekçilerin evlerini matem yerine dönüştürmesine ve ezilen, katledilen, Kürt halkına karşı kin ve düşmanlık tohumlarının ekilmesine izin vermeyeceğimizi, kirli savaşa ortak olmamak gerekliğini bugün Pendik Kavakpınar'da bulunan fabrikaların olduğu bölgeye ve Kadıköy'e yaptığımız stıkırlarla anlatmaya devam ettik.
Stikırlarımızı bugün SeraPool Fabrikası'nın olduğu yerden başlayarak Ülker ve diğer fabrikaların işçilerinin kullandığı yol boyunca yaptık. Ülker Fabrikası yolu boyunca stikırlarımızı yaparken bir grup işçi sohbet etme fırsatı bulduk.
İşçiler "Abla biz yapıştırdığınız şeyleri okuduk. Ama sadece kirli savaşa karşı olduğunuzu anladık. Bize biraz anlatır mısınız. Savaşa biz de karşıyız da siz bunları neden yapıştırıyorsunuz” diye sordular.
Biz de bu kirli savaşın işçilerin emekçilerin evine ölüm, acı ve yoksulluk getirdiğini, askere hep yoksul çocuklarının gittiğini, cepheye onların sürüldüğünü bu nedenle bu savaşın işçilerin ve emekçilerin savaşı olmadığını anlattık.
Aynı fabrikada çalıştığımız Kürt işçilere karşı Türk işçilerin düşmanlaştırılarak, kin tohumlarını toplumda filizlendirilmeye çalışıldığını, buna karşı olduğumuzu belirttik. Ne savaşı çıkaranların ne de çocuklarının askere gitmek gibi bir dertlerinin olmadığını anlatarak, hiçbir parababasının evine, süslü köşklerine asker cenazesinin gelmediğini söyledik. Bunu işçilerin emekçilerin sahiplenmesi için bir kampanya başlattığımızı ve bunun çalışmasını yaptığımızı anlattık
Bu konuşmaların ardından “Bu kampanya çalışmasını sadece kadınlar mı yapıyor?” diye sordu işçilerden biri. Biz de, “Hayır sadece kadınlar yapmıyor, başka arkadaşlar da var, işçiler de var bu çalışmayı yapan” dedik. Böyle bir çalışmayı asıl olarak işçilerin-emekçilerin sahiplenmesi, bu çalışmaya katılmaları ve yaygınlaşması için emek harcamaları gerektiğini, bu savaşı durdurabilecek olanın işçilerin karşı koyuşu olacağını anlatmaya çalıştık.
Bu sohbetlerden sonra, işçilerden biri, “Abla sen onlardan bize biraz ver biz de yapalım” dedi. Elimizdeki stıkırların bir kısmını alıp ayrıldı.
Bizimle birlikte yürümeye devam eden öbür işçilerle hem yürüdük hem stıkırlarımızı yaptık. İşçiler bizden ayrılırken elimizdeki stkırların bir kısmını aldılar.
Kadıköy'e yaklaştığımızda Numune Hastanesi’ne gelmeden otobüsten inip stıkırlarımızı burada da yoğun bir şekilde yapmaya başladık. Gelip geçenler durup okuyor, kimi yorum yapıyor kimi ‘kolay gelsin’ diyor kimi de merakla bakmakla yetiniyordu.
Oğlun Ölmeden kampanya çalışmalarımızla işçilere emekçilere seslenmeye devam edeceğiz.