Galatasaray'da 548. hafta

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 548. haftasında Ankara'da katledilen Kenan Bilgin dosyasını ele aldı

GÜNCEL
Cumartesi, 26 Eylül 2015 (11 yıl 1 ay önce)

Cumartesi annelerinin Galatasaray önünde gerçekleştirdikleri eylem, 548. Haftasında ,‘94’ yılında Ankara’da katledilen Kenan Bilgin için buluştu.



 



İHD adına yapılan açıklamada;



"Bu hafta elimizde resmini taşıdığımız kayıplarımız için Galatasaray’dayız. Bu bayram kayıp ailelerine, faili devlet cinayetlerde, katliamlarda evlatları kaybedilen ailelerde eşlik ediyor. Ulucanlar Cezaevi katliamında katledilen Ümit Altıntaş’ın, Suruç Katliamı’nda katledilen Vatan Budak’ın, Uğur Özkan’ın, Hatice Ezgi Saadet’in, Gezi’de katledilen Berkin’imizin ailesi aramızda” ifadeleriyle başlayan açıklamada;



 



“Ortak acıların, ortak öfkenin, ortak direnişin aileleri olarak bu bayram Galatasaray’dayız. Bayram vesilesiyle kaybedenlere ve katledenlere sesleniyoruz. Yargılanacaksınız  -Yargılanacaksınız- Yargılanacaksınız! Hesap verecekseniz- Hesap vereceksiniz!



 



Biz bunun için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz”, denildi.



 



İlk olarak, İzmir’de 20 yaşındayken gözaltına alınarak kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi konuştu.



 



Anne Yıldız;



“Merhaba değerli basın emekçileri ve yürekleri acıyla dolu analar, babalar herkese merhaba…



 



Bugün bayram deniliyor da, bu ülkede nasıl bir bayram yaşanıyor; bir taraftan katledilen insanların kanı bir tarafta kesilen kurbanların kanı ve bir taraftan da annelerin gözyaşları var,hepsi birbirine karışmış. Öte yanda da kendilerini ülkeye yetki diye adamışlar var ve bu yetkililer hala aynı katliamlarla devam ediyorlar. Bizler 548 haftadır buradayız. Ne yazık ki tepemizdeki milli, yerli ve 550 vekil istiyor. Biz de 548 haftadır adalet istiyoruz, 550 savcının ve ailenin bizi dinlemesini istiyoruz”, sözleriyle konuşmasına başlayan anne Yıldız;



 



“548 haftadır burada üç talep için bekliyoruz.



Kayıpların akıbeti açıklansın



Kaybedenler yargılansın



Adalet yerini bulsun”, talebinde bulundu.



“Tepemizdeki 400 vekil verilseydi bunlar yaşanmazdı diyor ya, biz de diyoruz ki 20 yıldır burada bekleyen analara ses verilseydi bugün kayıplar ve katliamlar yaşanmazdı”, diyerek konuşmasını bir şiirle bitirdi.



 



İkinci olarak 12 Eylül’de kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün yakını söz aldı.



 



“Biz 34 yıldır bayramın ne sevincini yaşadık ne de güzelliklerini. Bizim bayramdan beklentilerimiz bir parça kemiktir, abimi nerede gömdükleri ve nerede yatıyor olduğudur.  Kemikleri nerede? Biz kayıplarımızı 34 yıldır arıyoruz ve aramaya da devam edeceğiz”, diyen Yedigöl;



 



“Buradan yetkililere sesleniyorum; Bayram diyoruz, insan hakları diyoruz, Müslümanlık diyoruz ama azıcık vicdanınız varsa, azıcık merhametiniz varsa 24 yıldır cumartesi meydanlarında oturan annelerin çığlıklarına kulak verirsiniz”, diyerek konuşmasını bitirdi.



 



1996’da Güçlükonak’ta kaybedilen Ahmet Kaya’nın kızı da Kürtçe bir konuşma yaptı.



 



Kürtçe konuşmasında;



“Bugün bayram. Bugün yine Galatasaray’dayız. Bugün yüne acılarımızı buraya paylaşmak için geldik. Fakat bugün bayram olmasına rağmen bizler için bayram değil. Her tarafta yeni katliamlar ve yeni mezarlar kazılırken biz bayram yapamıyoruz. Katillerden ve devletten hesap soruyoruz ve hesap istiyoruz.  Çünkü hesap vermeyenler bugün Cizre’de, bugün Nusaybin’de katletmeye devam ediyorlar”, dedi.



 



İHD adına yapılan kısa konuşmada ise;



 



“Bu hafta katledişinin ardından 21 yıl geçen Kenan Bilgin için buluştuk. Kenan Bilgin dosyası gözaltında kayıplar mücadelesi verenler için çok önemli bir dosyadır. Davanın tahkikat savcısının bile gözaltında kaybedildi dediğine dikkat çeken bir dosyadır”, denildi.



 



Kenan Bilgin’le birlikte gözaltında kalan ve katledildiğine tanıklık eden Özer Akdemir düşüncelerini gönderdiği ses dosyası ile paylaştı.



 



“Ankara Siyasi Büro tarafından işkence yapılan insanların kaldığı bodrumda, işkence sonrası Kenan’ın kaldığı yan hücrede kaldım. Kenan’ı işkenceye götürüp getirdikleri zaman hücremde bulunan küçük mazgaldan görebiliyordum.  Kenan kendisine yapılan işkencelere bile “ahh” demeyen, adını söylemeyen yiğit bir devrimciydi. Yapılan bu işkence ve katliamlar devletin işkencede çözemediği insanlara karşı uyguladığı yok etme politikasıydı. Bir yanı da dışarıdaki ilerici ve devrimcilere gözdağı niteliği taşıyordu.  Bu devletin faşist ve katliamcı niteliğini ortaya koyan politikalarıydı. Bugünkü faşizm koşullarında bu dosyanın bir açığa kavuşması şüphesiz beklenemez ama Kenan’ın yoldaşları ve ailesi olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz”, dedi.



 



Konuşma ardından davaya bakan savcı Selahattin Çeberoğlu’nun Kenan Bilgin’in katledilmesiyle ilgili görüşlerini dile getiren ses kaydı dinlendi.



 



Savcı; “Kenan Bilgin’in Ankara Siyasi Büro ekiplerince yargısız infazına karar verilip gözaltında kaybedildiğini” söyledi.



 



Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin’de kısa bir konuşma yaptı. Eylem, İHD adına okunan basın metninden sonra bitirildi.