Cumartesi Anneleri 549. haftada kaybedilen "Tatu Ailesi"nin akıbetini sormak için bir araya geldi
Gözaltında kaybedilen ve faili meçhul cinayetle katledilenler için adalet arayışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri, 549. oturma haftasında “Tatu Ailesi” için buluştu
Galatasaray meydanında bir araya gelen Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının oturma eylemi İHD adına yapılan konuşmayla başladı.
“Adalet ve hakikat hakkımıza, barış içinde yaşama hakkımıza sahip çıkıyor ve devleti yönetenleri insan haklarına, hukukun üstünlüğünü egemen kılmaya çağırıyoruz. Kayıplarımıza ulaşmak için mezar hakkımıza ulaşmak, adalete ulaşmak için Galatasaray’dayız. Ne yazık ki devlet eliyle öldürülen, rehin alınan cenazelerle hukuksuzluk devam ediyor. Her gün yeni ölümlere, yeni ihlallere, yeni katliamlarla uyanıyoruz. Kürt siyasetçiler üzerindeki, uluslararası korumalar altındaki insan hakları savunucularına yönelik baskılar, tutuklamalar devam ediyor. İHD Siirt Şube Başkanı ve yönetim kurulu üyesi arkadaşımız beş gündür gözaltında. Ve tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edildi. Bizler evlat acısıyla yananlar ve bu acılara tanık olanlar devletin uyguladığı bu şiddete son vermesini istiyoruz.
Bizler mezarsızlığın acısını bilen kayıp yakınları ve bu derin acıya tanıklık eden hak savunucuları olarak evlatlarının ölü bedenlerinin ülkeye girişi engellenen ailelerin cenazelerine ulaşma talebi bizimde talebimizdir diyoruz. Devlete yönetenlere sesleniyoruz; bu hukuk dışı, vicdan dışı, ahlak dışı uygulamaya derhal son verin. Aziz Güler’in ve ülkeye girişi engellenen diğer insanların cenazelerini derhal ailelerine teslim edin” açıklamasıyla başlayan buluşmaya Güler ailesi de mektup gönderdi.
Mektupta;
"Bir ülkede bir baba, ‘eğer cenazemin geçişine izin vermezlerse ben burada kalır savaşırım' demek zorunda bırakılıyor. Bir anne, 'Alınları secdeye değiyor ama yürekleri buz gibi’ diyerek bizlere bir gerçeği hatırlatmak zorunda kalıyor. Bir kardeş, bir abi yaşı kaç olursa olsun oynamaya doyamadığı kardeşinin ardından hükümet ne kadar kanunsuz davranırsa davransın sonuna kadar yasal yolları deneyeceğiz ve mahkemelerden bir karar çıkmamasına rağmen izin vermezlerse ülkeye getirmeye kararlıyım diyerek ‘gerekirse kardeşimi sırtlayacağım ve sınır kapısına dayanacağım. Kapıdan almazlarsa sınırı geçip kardeşimi sırtımda taşıyıp Aziz’i buraya getireceğim’..” ifadeleri okundu.
Tatu ailesi için buluşan Cumartesi Anneleri’nden Hasan Ocak’ın abisi Ali Ocak kısa bir konuşma yaptı.
Ocak Ailesi’nden sonra ‘94 yılında İğneada’da gözaltına alınarak kaybedilen Tolga Baykal Ceylan’ın annesi Kadriye Ceylan’ın da yaptığı kısa konuşmadan sonra İHD adına yapılan basın açıklamasını Pınar Aydınlar okudu.
Pınar, açıklamada;
“Sadi Tatu'nun koruculuğu kabul etmeyerek hayvancılıkla uğraştığını 17 Ekim 1994'de Muş'un Hasköy ve Bitlis'in Mutki İlçesi arasında bulunan Hasköy'e bağlı Ortaç (Zirkêt) Köyü'ne bir kilometre uzaklıktaki Zirkêt Yaylası'na hayvanlarını otlatmak için götürdükten sonra kendisinden bir daha haber alınmadığını “söyledi. Sadi'nin yanına giden eşi Gülnaz Tatu ile kardeşi Halil'in eşi Kadriye Tatu'nun kaybedildiğini ifade eden Pınar, “eve dönmeyen Sadi, Gülnaz ve Kadriye Tatu'yu aramaya başlayan ailesinin Hasköy Jandarma Karakolu Komutanı Nurullah isimli yüzbaşı tarafından ‘O bölgede günlerdir geniş çaplı bir operasyon yapılıyor. Biz gidemeyiz. Sakın sizde gitmeyin’ cevabı verilerek yakınlarının aranmasının engellendiğini “ kaydetti.
Pınar, "Yetkililerin harekete geçmemesi üzerine Sadi ve Gülnaz Tatu'nun oğlu Ferzende, Kadriye Tatu'nun eşi Halil ve oğlu Enver Mutki ile Hasköy ilçesi arasında Zirket yaylasını içine alan Çilingis (Çiringêz) bölgesine yakınlarını bulma umuduyla gitti ancak onlarda geri dönemediler" dedi. Geride kalanların aileye ulaşma çabalarının da sonuçsuz kaldığını kaydeden Pınar, "Tatu ailesinin kaybedilmesinin üçüncü gününde köye gelen Karakol Komutanı Yüzbaşı Nurullah, Tatu ailesinin geride kalanlarına 'Başınız sağ olsun aileniz PKK tarafından Çilingis (Çiringêz) Dağı'nın orada öldürülmüş' diyerek köyden ayrıldı" diyerek yaşanan olayı anlattı.
'21 yıllık cezasızlık son bulsun'
"Öldürüldülerse gidip cenazelerimizi birlikte alalım" talebi reddedilen Sadi Tatu'nun oğlu Müslüm'ün karakoldan kovulduğunu söyleyen Pınar, Müslüm'ün Muş'a başvuruda bulunmak için yola çıkan Müslüm Tatu'nun da gözaltına alındığını ve kayıplarının izni sürülmesinin engellediğini belirterek, AİHM'e yaptıkları başvurunun da henüz sonuçlanmadığını belirtti. Ailenin devlet baskısı nedeniyle soyadını değiştirdiğini söyleyen Pınar, "21 yıllık cezasızlık son bulsun, Tatu ailesinin 6 ferdinin akıbeti etkin bir biçimde soruşturulsun, failleri yargılanarak cezalandırılsın" dedi.
Bu haftaki eylem gelecek hafta tekrar buluşmak üzere sonlandırıldı.