Sefalet ücreti belirleniyor

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu Kasım ayında toplanıyor. Patronların hedefi yüzde 4 zam. Peki sendikalar neyi savunuyor?

GÜNCEL
Pazartesi, 30 Ekim 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu, Kasım ayında toplanıyor.

Konfederasyonlar yine müzmin muhalefet görüntüsündeler.

DİSK tarafından, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ekonomik ve sosyal koşulları dikkate almadığı, ücretin IMF gölgesinde belirlendiği belirtilerek Türk-İş'e komisyondan çekilme çağrısı yapıldı. Fakat aynı DİSK'te asgari ücret ile ilgili en ufak bir eylem hazırlığı görülmüyor.

Türk-İş ise şu ana kadar, her ay yaptığı "açlık ve yoksulluk sınırı" açıklamasını yapmakla yetindi. Kapanışı da büyük ihtimalle her yıl yaptığı gibi belirlenen ücrete şerh koymakla yapacak.

Türk-İş Araştırması

Türk-İş Araştırma Merkezi'nce 19 yıldır yapılan araştırma kendi açıklamalarına göre şöyle şekilleniyor:

Bir işçinin ailesi ile birlikte, fizyolojik ihtiyaçları ile tutarlı, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlamak için gerekli olan kalori miktarı ve bunu karşılayacak besinlerin cins ve miktarını ifade eden beslenme kalıbı, Hacettepe Üniversitesi'ne hazırlatılıyor. Bu beslenme kalıbı temel alınarak, çalışanların yoğun olarak alışveriş yaptıkları market-pazar yerlerinden fiyatlar derlenerek yapılması gereken asgari düzeydeki gıda harcamasına ulaşılıyor.

Araştırmada, "açlık sınırı" olarak tanımlanan tutar dört kişilik bir ailenin gıda harcaması tutarıdır. Gıda ile birlikte kira, ulaşım, yakacak, elektrik, su, haberleşme, giyim, eğitim, sağlık, iletişim, kültür gibi temel ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama da dikkate alınarak bir ailenin yapması gereken toplam harcama tutarına ise "yoksulluk sınırı" deniliyor.

Asgari ücretli 11 gün aç, 24 gün yoksul

Türk-İş'in son açıkladığı aylık araştırma sonucuna göre, 4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda harcaması tutarı, bu ay bir önceki aya göre 1,66 oranında artarak 593 YTL 55 YKr'ye çıktı.

Araştırmada, geçen yıl sonuna göre bugün sadece gıda için 51, temel ihtiyaçlar için 165 YTL daha fazla harcama yapılması gerektiği belirtildi. Oysa tüm bir yıl için yapılan asgari ücret artışının 30 YTL olduğu vurgulandı.

Araştırmaya göre, yoksulluk sınırı ise aynı dönemde bin 901 YTL 94 YKr'den bin 933 YTL 55 YKr'ye yükseldi.

Asgari ücretin, açlık sınırı olarak tanımlanan tutarın yüzde 64'ünü, yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın ise ancak yüzde 20'sini karşılayabildiği ifade edilen araştırmada, "Asgari ücret alan bir çalışan ailesi, ancak 19 gün dengeli beslenebilmekte, insan onurunun gerektirdiği yaşam düzeyini ise sadece 6 gün için yaşayabilmektedir. Asgari ücretli 11 gün aç, 24 gün yoksul durumdadır" denildi.

PPK: Yüzde 4 hedefi tutturulacak

Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından bir açıklama yapılarak, orta vadeli enflasyon hedefinin yüzde 4 olduğu belirtildi ve "Bu hedefe ulaşmak için para politikası araçları etkin olarak kullanılacaktır" denildi.

Açıklamada işgücü ödemelerinin yaklaşık yarısının kamu kesiminden geldiği, bu nedenle kamu kesimindeki ücretlerin talep kaynaklı etkiler açısından önem taşıdığı vurgulanarak "Bu çerçevede, kamu çalışanlarına 2007 yılı için öngörülen ücret artışlarının enflasyondaki düşüş sürecine destek vermesi mümkün olmayacaktır" denildi.

Açıklamada ücretler konusunda daha net bir vurgu şöyle yapıldı:
..Faiz dışı kamu harcamalarındaki artış eğiliminin 2007 yılı enflasyonu üzerindeki etkisinin tam olarak bilinmemesi ve parasal aktarım mekanizmasına ilişkin diğer belirsizlikler göz önüne alındığında, enflasyondaki düşüş sürecinin tahmin edilenden daha yavaş gerçekleşme riski göz ardı edilmemelidir. Söz konusu riskin gerçekleşmesi durumunda, orta vadeli hedeflere ulaşılabilmesi açısından, mevcut sıkı duruşun uzun bir süre boyunca korunması gerekebilecektir.

Abant'ta toplantı

Yaz aylarında IMF tarafından kıdem tazminatlarının kaldırılması direktifi verilmişti. Hatta IMF uzmanları şaka gibi bir açıklamayla patronların ödedikleri kıdem tazminatı nedeniyle çıkardığı işçinin yerine yeni eleman alamadığı için işsizliğin yükseldiğini, kıdem tazminatlarının işsizliği önlemek için kaldırıldığını söylemişti.

Kıdem tazminatları konusu Türk-İş’e bağlı sendikaların başkanları ve Çalışma Bakanlığı’nın üst düzey bürokratları tarafından, 10-12 Kasım’da Bolu Abant’ta yapılacak toplantıda masaya yatırılacak. Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu’nun da katılacağı toplantının gündemlerini başta sendikal örgütlenme ve kıdem tazminatı konuları oluşturuyor. Toplantı sonunda hazırlanacak ortak bildiri çalışma bakanı tarafından hükümete sunulacak.

Türk-İş neyi savunuyor?

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu'nda asgarilik "bütün işçilerin en alt düzeyi değil, örgütsüz işçilerin alabileceği en fazlası" olmaktadır. Böylelikle işsiz nüfusun -yaklaşık on milyon işsiz oluduğu dikkate alınırsa- çalışanlarla rekabeti artacaktır -ki yeni ücretli kölelik yasası da buna göre düzenlenmiştir-. Bu ise ücretlerin daha aşağı düşmesi anlamına gelir ki daha fazla yoksullaşmaya da nedendir.

Türk-İş burjuvalarla aynı ağızda buluşmakla birlikte asgari ücretin "yaşanabilir" bir ücret olmasını savunurken yaşanabilirden anladığı da sadece gıda harcaması oluyor. Bu önemli bir konu. Kapitalistler için işçiler insandan önce bir üretim girdisi olan emek gücüne eşittir. Böyle olunca o emek gücünü ertesi gün de fabrikaya getirebilmesinin alt sınırı olan karnını doyurmayı ücretler için elbette ki yeterli görecek. Türk-İş de asgari ücreti "mutfak harcaması" üzerinden hesaplayıp, bunun "pazarlığını" yaparken aslında kimin gözünden baktığını ortaya koyuyor.

Devrimci Proleter Gençlik, Kasım 2003