Kendi yöntemlerinin kullanılmayacağını biliyor bu soysuzlar. Katliam bilmeyiz biz, yakmayı bilmeyiz, kesmeyi bilmeyiz...
Önceki gün bir kez daha bombalandık, bir kez daha katledildik.
Barış diyen analar katledildi Ankara'nın göbeğinde; babalar, oğullar, kızlar, yoldaşlar...
Patlayan bomba mıydı, etrafa saçılan ceset parçaları mıydı?
Yoksa önceki gün orada patlatılan bir kez daha insanlık mıydı?
Çok değil daha önceki gün yüzlerce insanı katletti bu devlet. Ertesi gün gene o alanlarda binlerce insan yürüdü. Bugün de yürüyecek, yarın da... Bu zorbalığa, bu katliama başımızdaki bu faşist rejime inat. Tüm bu insanları ortaklaştıran duygular, özlemler vardı. 'Barış' dediler adına!.. 'Barış olsun' istediler. 'Daha eşit, daha adil, daha hakkaniyetli' günler dilediler. Savunmasızlardı. Ellerinde silah yoktu, bomba yoktu, molotof yoktu. Sadece yürekleriyle oradaydılar. Buna bile tahammül etmediler.
Yok etmeye programlanmış bir canavarın ruh haline bürünmüş bu kokuşmuş ve çürümüş kapitalist düzen.
Son sürat batan iktidar gemisi önüne neyi katarsa kendisiyle birlikte dibe doğru çekmeye çalışıyor. “Yok olacaksam kendimle birlikte her şeyi yok ederim” iddiasına tutuşmuş halkla.
Önce insanları ayrıştırdılar, ötekileştirip kutuplaştırdılar. İnsanların ölümlerine, paramparça olmuş bedenlerine sevinip naralar atan “Yetmez, daha bunlar iyi günleriniz” deyip tehdit eden, bu zamana kadar insan içine karışmış ama gerçekte ismini bile koyamadığım, anlamlandıramadığım ne dersem tam yerini ve karşılığını bilemediğim bir güruh var karşımızda.
Oluk oluk kanımızı akıtmaya yemin etmiş faşist bir devlet ve çetesi var karşımızda.
Kendi yöntemlerinin kullanılmayacağını, aynı tarzda onlara gelinmeyeceğini biliyor bu soysuzlar. Katliam bilmeyiz biz, yakmayı bilmeyiz, kesmeyi bilmeyiz. İşte bunun rahatlığı mıdır onlara bu hakkı tanıyan?!
Bizler sabrettikçe pervasızlaşıyorlar.
Bizler sabrettikçe onlar bitirebileceklerini sanıyorlar.
Bizler sabrettikçe meydanı boş sanıyorlar.
Bizler sabrettikçe yaptıklarının yanına kar kalacağını sanıyorlar.
Sabırlar tükeniyor; umutlar değil, sabırlar... Hesap vermekten kaçabileceğinizi sanmayın. Bedel ödeyeceksiniz. Halk karşısında yargılanacaksınız.
Ortadan kaldırdığınız sadece bedenlerimiz, irademiz değil. Dağılan sadece cesetlerimiz, inancımız değil. Bakın yine aynı alanları dolduruyoruz daha da çoğalmış olarak... Dün yüzlerce insanı katlettiğiiniz yerde bugün binlercesi var. Öldürdükçe yokedemezsiniz, bitiremezsiniz. Bizler halkız ve davamızda haklıyız!
Er ya da geç tarihin çöplüğüne gömüleceksiniz!
Alınteri okuru