Ulucanlar katliamına AİHM kararı

AİHM, Ulucanlar katliamında yaşam hakkının ihlali nedeniyle devleti 816.000.- EURO tazminat ödemeye mahkum etti

GÜNCEL
Cuma, 16 Ekim 2015 (11 yıl 1 hafta önce)

Avukat Kazım Bayraktar'ın konuyla ilgili açıklamasını yayınlıyoruz:



 




Basına ve kamuoyuna





Tarihi işkence ve katliamlarla dolu, birçok şehrinin adı katliamlarla anılan devlet, tam da yeni bir katliamı bu kez IŞİD/DAİŞ denilen İslami faşist bir çete ile birlikte gerçekleştirdiği sırada, Ulucanlar Cezaevi katliamı nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, 63 başvurucuya masraflarla birlikte toplam 816.000.- EURO tazminat ödemeye mahkum edildi.





Kararda, 26.09.1999 günü Ulucanlar Cezaevi’ne yapılan operasyonda tutuklulara işkence yapıldığı, yaşam ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği tespit edildi.





İnsanlığa karşı suçlar nedeniyle ödenen hiçbir tazminat bu suçun faillerini asla affettiremez, bizi hesap sorma kararlılığından vazgeçiremez. Gerçek insanlık bu suçlara zamanaşımı hakkı dahi tanımıyor.




 




Katliamın elebaşılarını asla unutmayacağız!





Son yıllarda katliam ve cinayetleri seri katilliğe dönüşen devletin, Ulucanlar katliamında yandaş medyayı da yanına alarak uydurduğu yalanlarla birlikte, olayda görevlendirilen savcılar Ahmet MUTLU, Hikmet ÖNEN, Cabbar VEZİROĞLU ile onlarla işbirliği yapan Yarbay Ali ÖZ ve Binbaşı Zahit ZENGİN isimli operasyon yöneticilerinin soruşturmayı saptırmak için uydurdukları o rezil senaryo da mahkum edilmiş oldu.





Ulucanlar katliamının baş sorumluları olan dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami TÜRK'ü, Ceza Ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat ERTOSUN'u (bu ikili aynı zamanda 19 Aralık 2000 tarihinde 20 hapishanede gerçekleştirilen ve 30 tutuklu ve hükümlünün öldürüldüğü katliamın da elebaşılarıdır), Ankara İl Jandarma Komutanı Ali ÖZ'ü (hem Hırant DİNK cinayetinin perde arkasında yer almasıyla hem de Ahmet Taner KIŞLALI cinayetini örtbas etmeye çalışmasıyla ün yaptı ve yarbaylıktan albaylığa terfi ettirildi) bir kez daha hatırlıyoruz, unutmuyoruz, asla unutmayacağız!




 




O seviyesizliğin ve sahtekarlığın doruk noktası olan senaryoyu da unutmadık





Operasyon savcıları ile Yarbay Ali ÖZ, tutukluların operasyon sırasında teslim olup olmama konusunda görüş ayrılığına düştüklerine ve birbirleri ile silahlı çatışmaya girdiklerine, 5 tutuklunun bu şekilde öldüğüne, sonra anlaşıp birleşerek güvenlik güçlerine ateş açtıklarına dair bir senaryo kurgulamışlar ve kanıt olarak koğuşlarda çok sayıda ateşli silah bulunduğuna dair sahte tutanaklar düzenlemişler, gerçek kanıtların birçoğunu yok ederek, toplamayarak senaryoyu tutuklular aleyhine davaya dönüştürmüşlerdi. AİHM tarafından bozulan oyun Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hala sergilenmeye devam ediyor. Bugün İslamcı faşizmin Suruç ve Ankara katliamlarında sergilenen oyunlar tarihte “askeri vesayetçi” ırkçı faşizmin yaptıklarından farklı değil.





AİHM tarafından hükmedilen tazminat görünüşte devlet hazinesinden, aslında hepimizden tahsil edilecektir. Operasyonu planlayanlar ve uygulayanlar, dolayısıyla AİHM'ın kararında açıklanan, başta yaşam hakkı ve işkence olmak üzere diğer hak ihlallerini kasten ve bilerek gerçekleştirenler bellidir.





Ancak devlet bu sorumlulara rücu etmemekte, bu tür insanlık suçları işlemeye devam etmeleri için ellerini rahat bırakmakta, cezasızlık politikası uygulamakta, insanlığa karşı suçların işlenmesine devam edileceğine dair kararlılık sergilemektedir. Özcesi, katliam ve işkence eylemlerinin tetikçileri karar vericileri tarafından korumakta, katliamların ekonomik faturası da halka yüklenmektedir.





16.09.2015





Av. Kazım BAYRAKTAR