Oaxaca'da hiçbir şey bitmedi!

Binlerce polisin helikopterler ve tanklar eşliğinde 4 kişiyi katlederek girdiği Oaxaca'da hiçbir şey bitmedi! Pazartesi günü APPO üyeleri 6 ay önce mücadeleyi başlattıkları Zocalo Meydanı'nda toplandılar ve çatışmaları tekrar başlattılar.

GÜNCEL
Çarşamba, 1 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Oaxaca Halk Meclisi'nin (APPO) eyalet yönetimine karşı giriştiği blokaj eylemleri sebebiyle, Meksika devleti yönetemediği Oaxaca'yı federal polisin azgın saldırısı ile 29 Ekim'de işgal etti.

Ama Oaxaca'dan gelen haberler henüz hiçbir şeyin bitmediğini bildiriyor.

İlk bakışta Federal Hükümet, eyaletin kontrolünü işkenceci katil Vali Ulises Ruiz'e geri vermek konusunda başarılı bir adım atmış gibi görünüyordu. Zırhlı tanklar APPO barikatlarını yardı ve yolları bedenleriyle kapayan kadın ve çocukların üzerine ilerledi. En az 50 kişi tutuklandı. Gün boyunca polis tarafından şehirde ev baskınları ile aramalar yapıldı ve federal polis, istihbarat ajanları APPO yöneticilerinin avına çıktı. 4 kişinin öldüğü onaylandı, polisin attığı bir gözyaşı bombası 15 yaşındaki bir çocuğu yaraladı.

Ama çoğu gözlemci mücadelenin sona ermediğini, APPO'ya ait Radio Universidad'ın tekrar yayına başladığını duyurdu. Öğretmenler Sendikası'nın 22. bölge temsilcileri öğretmenlerin greve devam edeceğini duyurdu. Guerrero, Michoacan, Tlaxcala, Morelos, Zacatecas, Mexico City'deki öğretmenler dersleri bıraktıklarını açıkladılar. Mexico City'de Federal Polisin bölgeden çekilmesi için büyük bir yürüyüş yapılması planlanıyor.

"Bu bir yenilgi değildir" diyor Radio Universidad: "Bizden çok var. Binlercemiz üstüne binlercemizi hapishaneye atmadan, okulları hapishaneye çevirmeden kazanamazlar. Belki de Pinochet'nin yaptığı gibi stadyumları hapishaneye çevirirler."

Radio Universidad şu anda yayında ve emekçilere devam eden direniş hakkında bilgiler veriyor.

29 Ekim'deki işgalden önce birçok insan federal polisin şehre saldırısının hareketi yenilgiye uğratamayacağını, aksine güçlendireceğini savunuyordu. Bugün bu varsayımların doğru çıktığına dair işaretler var. APPO'nun müttefikleri Oaxaca'ya iki saat uzaklıktaki dağlarda bir köy olan Guelatao'daki bir hükümet radyo istasyonunu ele geçirdiler.

Ve Pazartesi günü APPO üyeleri tekrar sokaklara aktılar. Öğretmenlerin greve ilk çıktıklarında işgal ettikleri ve grev çadırlarını kurdukları bunlarla beraber greve yönelik ilk katliamın da yapıldığı Zocalo Meydanı'nda toplanan işçi ve emekçiler saatlerce çatıştılar. Meydanda tutunamasalar da çatışmaları cadde cadde, sokak sokak yaydılar.

Ayrıca bir açıklama yayınlayan Zapatistalar da eylemlere başladılar:

Oaxaca şehri direniyor. Çoğu yerli olan tüm şehir yargısız infaza maruz kalırken, dövülürken ve hapsedilirken, dürüst hiçbir insan sessiz ve değişmeden kalamıyor.

Biz, Zapatistalar susmayacağız ve Oaxaca'nın kardeş şehri ve yoldaşı olarak, ona destek olmak için harekete geçeceğiz.
Bu açıklamanın ardından 1 Kasım tarihinden itibaren Chiapas'ın güneydoğu bölgesinde EZLN'nin varlığını sürdürdüğü arazilerden geçen tüm yollar kapatıldı.

[foto]oaxaca-savasi2.jpg[/foto]

Oaxaca Savaşı Günlüğü

Cuma günü yabancı bir gazeteci de dahil olmak üzere en az üç kişinin ölmesiyle birlikte Meksika Başbakanı Vicente Fox (Chavez onu Bush'un fino köpeği olarak nitelemişti) Oaxaca eyaletine Federal polis sokmak için gereken bahaneyi bulmuştu. Cumartesi itibariyle Federal Polis birlikleri Oaxaca havalimanına ulaştılar. Söylentilere göre polis şehre Cumartesi gecesinin karanlığında girecekti. Fakat polis gelmedi. Pazar sabahıyla birlikte şehrin değişik noktasında polis birlikleri ve tepede helikopterler göründü. Oaxaca savaşı başlamak üzereydi ve şehri kimin kontrol edeceğine günün sonunda barikatlarda karar verilecekti.

Federal güçlerin çoğu otobandaki polis karargahında toplanmıştı. Tam teçhizat hazırlıklı ve çeşitli panzerlerin desteğini alan polis otobanın sınırında bekliyordu. Onlarla şehir merkezi arasında yalnızca otobüslerden ve tramvaylardan yapılmış beş büyük barikat vardı. Ayrıca şehrin güneyinden de polis güçlerinin geldiğine dair haberler vardı.

Sabah binlerce Oaxacalı ön hatlara doğru geldi ve aşağı Oaxaca ile şehrin kuzeydoğusundaki polis merkezi arasındaki otobanı doldurdu. İnsanların çoğu barikatların yakınlarındaki evlerinden çıkıp gelen kalabalıktı. Diğerleri protestoculara su ve yiyecek getiriyordu. Herkes tarafından devletin uygulayacağı şiddetin büyüklüğü bilinmesine rağmen karşılıklı yardımlaşma ve cömertlik had safhadaydı. Öğretmenlerin ve diğerlerinin varlığının doğrudan APPO'ya bağlı olduğu açık olmakla birlikte, federal polisin şehre ulaşmasını engellemek için canlarını feda etmeye hazır olanların çoğunluğunu şehir halkı oluşturuyordu.

(...)Vali Ulises Ruiz'i iktidarda tutmak için akan kanı temsil eden sembolik bir eylem olarak üç kişi kollarını kanatarak bu kanla Federal polise karşı sloganlar yazdılar. "Eğer Abascal Oaxacalıların kanını istiyorsa, gelsin benimkini alsın. Yeteri kadar kan aktı" diye bağırıyordu protestoculardan biri.

Bu gösteriden kısa bir süre sonra saat üç sıralarında polis birlikleri ilerlemeye başladı. Kadınlar kendilerini polis kalkanlarının ve panzerlerinin önüne attı. Diğer protestocular yollara uzandılar. Ama polis basınçlı su kullanarak onları püskürttü. Polis yavaş yavaş şehir merkezine doğru ilerliyordu. Maskeli göstericiler polisin ilerleyişini taşlarla cevaplamaya çalışıyorlardı.

Federal polisin güneyden barikatları yıkarak geldiği haberi yayıldı. Göstericiler diğer barikatları savunmak için koşarlarken, kuzeydeki polisin de ilerlediği haberi alındı. Oaxaca Teknoloji Enstitüsü yakınlarında Viguera'da polisle göstericiler karşı karşıya geldiler ve polis çok miktarda göz yaşartıcı bomba kullandı. Henüz ergenlik çağındaki bir Oaxacalı gözyaşartıcı bombanın vücuduna çarpmasıyla öldü. Pek çok kişi tutuklandı.

APPO'ya destek olan bir grup şehrin aşağı bölgesine ilerlerken, Oaxaca federal polis tarafından yavaş yavaş ele geçiriliyordu. Polis Radio Universidad'ı susturmak istediği için üniversite ve çevresinde elektrikleri kesti. Barikatları koruyan protestocular hemen bir jeneratör bulup radyoyu tekrar yayına soktular ama geri kalan yerlerde elektrikler kesikti. Radyodaki yayın ve etraftaki söylentiler Federal Polisin ev baskınları yaptığını söylüyordu.

Uzun bir geceye girilirken Mexico City otobanındaki barikatların tekrar kurulduğu, trafiği tıkadığı ve daha fazla federal polis birliğinin gelmesinin engellendiği haberleri geldi. Şehrin değişik bölgelerinden patlamalar duyuluyordu ve tepede helikopterler uçuyordu. Radio Universidad'ın hedef seçildiği düşünülüyordu.

Yarın savaşın devam edeceği düşünülüyor. Tahminlere göre polisin sonraki stratejisi çevre bölgelere girmek ve barikatları temizlemek olacak.

James Daria
narconews.com