"Masrafı neyse veririz"

Böylelerinin beyni ve ruhu her şeyi paraya tahvil eden bir eğitim ve yaşam alışkanlıklarıyla doldurulmuştur

GÜNCEL
Pazar, 25 Ekim 2015 (11 yıl 3 gün önce)

Leyla Sander



 



Eniştenin sülfirik asit attığı yeğen gözünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Enişte basına “Her türlü masrafı karşılamaya hazırım” diye konuşmuş.



 



Fakülte birincisi enişte Cihan Araçman’ın eğitim süreci dudak uçuklatan cinsten... Burslar, master ve yüksek lisans eğitimiyle 15 bin tl gelire kavuşmuş, bir villada yaşıyor... Tam bir orta sınıf eliti; geçmişine, eğitimine baksan insan sanırsın.



 



Tribünlerdeki holiganlar da işte onun gibiler... İyi eğitim görmüş, kariyer sahibi, paraya para demeyen, “dünya nimetleri”ni parayla satın almaya hakkı olduğunu düşünen orta-üst sınıf mensupları. Belalardan ancak bu sayede kurtulabileceğini tecrübe etmiş; heyecanları da tutkuları da “sıradan insanlar”ın anlamlandıramayacağı türden...



 



Böylelerinin beyni ve ruhu her şeyi paraya tahvil eden bir eğitim ve yaşam alışkanlıklarıyla doldurulmuştur. Küçücük bir çocuğa, anne ve babasına yaşattıklarını düşünerek “ben ne yaptım” sorgulamasına girmek yerine “parası neyse ödeyeyim” diyerek işin içinden sıyrılmanın peşinde.



 



İşte bunlar neoliberalizmin günümüzdeki ürünleri...



 



Dünyaya sadece para, haz, marka, tüketim odağından bakan, kendinden başkasını görmeyen ve sevmeyen, öte yandan korkunç bir sevgi ve ilgi açlığı yaşayan, beğenilmeyi, “like” olmayı her şeyden fazla önemseyen bir garip yaratık türü...



 



Postmodernizmin yücelttiği “birey olma” işte böyle bir şey. Günlük konuşma ve sohbetler sırasında “dağdaki çobanı”, şehirdeki “bidon kafalıları” böcek gibi gören, “benim oyumla onların oyu nasıl bir olabilir” sorgulaması yapan, her şeyi parayla ölçüp parayla satın alabileceklerini düşünen zamane elitleri...



 



Elbette genelleme yapılamaz. İçlerinde istisnalar, istisnanın da ötesinde hatırı sayılır bir tabaka olarak emeğe ve insana saygı duyan, kendilerini de her şeyden önce emekçi ve insan olarak tanımlayanlar da bulunmakla birlikte neoliberal dönemde yeni üretim örgütlenmesinde kazandıkları ağırlıktan dolayı “orta sınıf” hayranlığına kapılan aydın budalalığı onların bu yönlerini genellikle gözden kaçırır.



 



Ama “orta sınıf” gerçekliği kendini her gün farklı bir biçimde gözümüze sokar.



 



Üzerine konuştuğumuz örnek, kapitalizmin insanı insanlıktan çıkaran iğrençliği ve insanlığı nasıl bir geleceğe sürüklediği konusunda çok şey anlatan bir örnektir.